İzmir'deki "Gizli Bilgi ve Belge Bulundurma" Soruşturması

İzmir'deki "gizli bilgi ve belge bulundurma" soruşturması iddianamesinde, suç örgütünün, askeri belgeler dışında arasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir konuşma notunun da yer aldığı çok sayıda kamu kurumuna ait belgeyi ele geçirdiği görülüyor.

İzmir'deki "gizli bilgi ve belge bulundurma" soruşturması iddianamesinde, suç örgütünün, askeri belgeler dışında arasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir konuşma notunun da yer aldığı çok sayıda kamu kurumuna ait belgeyi ele geçirdiği görülüyor.



İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca "fuhuş yaptırılan kadınlar aracılığıyla yüksek rütbeli askeri personelin uygunsuz görüntülerini çektikleri ve bunlarla şantaj yaparak bazı askeri bilgileri elde ettikleri" iddia edilen suç örgütüne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan iddianameye göre, suç örgütü, 52 eskort kadını kullanarak, askeri belgelerin yanı sıra kamu kurumlarıyla ilgili birçok belgeye ulaştı.



İçişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Merkez Bankası, Hazine, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), HAVELSAN, Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) bürokratları ve çalışanlarıyla bağlantı kuran eskort kadınlar aracılığıyla çok sayıda belgeye ulaşan örgüt, hem bu kişiler hakkında fişleme bilgilerini hem de elde ettikleri belgeleri oluşturdukları "Pandora" veri tabanında arşivledi.



-Belgeler arasında Başbakan'ın konuşma notu da var-



Örgütün ele geçirdiği belgeler arasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a ait olduğu ileri sürülen bir konuşma notu da yer alıyor.



"Sayın Başbakanımızın Suudi Arabistan Veliaht Prensi Sultan Bin Abdülaziz Al Saud ile görüşmesinde istifade edebilecekleri konuşma notu" başlıklı 6 sayfalık belgede, görüşmede ele alınabilecek konulara ilişkin bilgi notlarına yer veriliyor.



-"Balyoz Planı" hükümlüleri de mağdur ve müşteki konumunda-



İddianamede, örgütün eylemlerinden dolayı müşteki ve mağdur olanlar arasında, "Balyoz Planı" davasında hüküm giyen Tümgeneral Halil Helvacıoğlu da oğlu ve kızıyla birlikte yer alıyor. İddianamede, Helvacıoğlu ve çocuklarının fotoğraflarının bulunduğu bir dosyanın yer aldığı belirtildi.



Aynı davada hüküm giyen Tuğamiral Ali Sadi Ünsal ile Tuğamiral Hakan Eraydın ve kızı Cansu Eraydın da örgüt tarafından fişlenen isimler arasında yer aldı. Örgütün elinde, Cansu Eraydın'ın telefon görüşmesinden alındığı değerlendirilen ses kaydı bulundu.



İddianamedeki bir diğer mağdur ise CHP Uşak Milletvekili Osman Coşkunoğlu. İddianamede, Coşkunoğlu'nun, "CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz ve Uşak'taki belediye seçimine ilişkin söylediklerinin" yer aldığı ortam dinlemesine ait olduğu değerlendirilen ses kaydının, bir sabit disk içinde kayıtlı halde ele geçirildiği bilgisine yer verildi.



-"Örgüt, askeri yargıya da el atmış"-



İddianamede, suç örgütü yöneticilerinden Coşkun Başbuğ'un "hukukçular" yapılanmasına çok önem verdiği, "özellikle emekli askeri Hakim Albay Ali Rıza Bildik'in getirdiği veya yönlendirdiği hakimlerle özel ilgilenilmesi, her türlü isteklerinin mutlaka yerine getirilmesi, bunlarla alakalı 'VIP kızların kullanılması' talimatını verdiği" ifade ediliyor.



Askeri yargının, suç örgütünün en önemli hedefleri arasında olduğu ileri sürülen iddianamede, çok sayıda hakim ve savcıyla ilgili kişisel verilerin kaydedildiği belirtildi.



Ele geçirilen deliller arasında, "AliRızaBİLDİK" kullanıcı adı tarafından yazılan askeri hakim ve savcılarla ilgili fişleme bilgilerinde, örgütün, bazı davaların sonucunu etkilemeye yönelik çaba içinde olduğu ifade ediliyor.



İddianamede, mağdur ve müştekiler arasında yer alan askeri savcı Albay Yavuz Şentürk hakkındaki bir belgede, şu ifadeler yer alıyor:



"Bizden. Hukuk bilgisi azdır. Bulunduğu yeri etkin kullanamamaktadır. Korktuğu için talimatlarımı yerine getirmemiştir. Islak imza soruşturmasını eline yüzüne bulaştırdı. Halbuki bu soruşturma, bizim için çok önemliydi. O soruşturmadaki beceriksizliği arkadaşları ve beni sıkıntıya soktu. Manipüle ettiğimiz bazı soruşturmaları da istediğimiz gibi sonuçlandıramadı. Toplantılarımızı aksatır. Yerine, bu makamı daha etkin kullanabileceğimiz birisi getirilmelidir."



Mağdur ve müştekiler arasında bulunan Askeri Yargıtay Başkanı Hakim Tuğgeneral Hasan Dengiz hakkında ise "Balyoz ve İnternet Andıcı davalarını olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıp Askeri Yargıtaya alabilirsek nüfuzunu kullanıp davaları kısa sürede lehimize sonuçlandırabileceği" belirtilerek, "her türlü talebi titizlikle takip edilip karşılanmalı, kendisiyle azami oranda gizlilik içinde ve istisnai olarak irtibat kurulmalı, kendisini yıpratacak olaylardan sakınılmalı" notu düşüldüğü görülüyor.



-Banknot basım süreci-



Örgütün, çeşitli kamu kurumlarından ele geçirdiği bazı diğer belge örnekleri ise şunlar:



"Gümrükler Genel Müdürlüğünün Dış Ticaret Müsteşarlığı ile yazışmaları, Bölgesel Konumlama ve Zamanlama Uydusu ile Sahil Gözetleme Radar Sistemi projeleriyle ilgili belgeler, Çin Halk Cumhuriyeti Merkez Bankası yetkilileriyle yapılan toplantı notu, Dış Ticaret Müsteşarlığına hitaben yazılmış 'AB ülkelerinde yerleşik Türk şirketleri' konulu yazı, mülkiye müfettişlerinin arasında bazı valilerin de bulunduğu kamu görevlileri hakkındaki raporları, banknot basımına ilişkin orijinal süreçlerin yer aldığı belge, büyükelçilerin isimleri, nerede çalıştıkları, makam arabaları ve özellikleri hakkında toplanan bilgilerin yer aldığı belge, BDDK'nın Türk Bankacılık Sektörü Bilgi Sistemleri Değerlendirme Raporu 2009, Mardin'in Mazıdağı ilçesine bağlı Bilge köyünde 44 kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili araştırma raporu."



Muhabir: Emre Umurbilir / Ufuk Kırabalı



Yayıncı: İbrahim Uyar - İZMİR

Kaynak: AA
24 Ocak 2013 Perşembe 18:03

Son Dakika