Kanser hastaları korona virüsüne dikkat

Koronavirusü mikrobunun vücut direnci iyi olan kişilerde kendiliğinden düzelebildiğini söyleyen Onkoloji uzmanı Prof.Dr.

Koronavirusü mikrobunun vücut direnci iyi olan kişilerde kendiliğinden düzelebildiğini söyleyen Onkoloji uzmanı  Prof.Dr. Hakan Karagöl, kanser hastalarının diğer hastalar kadar şanslı olmadığını vurgulayarak,  kanser hastası gibi vücut direnci düşük kişilerde, bağışıklık sistemindeki baskılanma nedeniyle enfeksiyonun daha tehlikeli olabildiği konusunda uyarılarda bulundu.

Hastalık kaynağının yasa dışı satılan ve büyük olasılıkla vahşi hayvanlar ve yarasalardan bulaştığını, insana bulaşmasından sonra hastalığın diğer insanlara kısa sürede hızla yayıldığını belirten Emsey Hospital Onkoloji uzmanı Prof.Dr. Hakan Karagöl, hastalığın ölümcül olması, başta Çin'de olmak üzere ülkemizin de olduğu pek çok ülkede karantinaya varan tedbirlerin alınmasına neden olduğunun altını çizdi.

ELLER SIK SIK YIKANMALI

Hastalığın öksürük veya hapşırık ile mikrobun havaya yayılması ve bu havanın sağlıklı insanlar tarafından teneffüs edilmesi ile bulaştığını söyleyen Onkoloji uzmanı Prof. Dr. Hakan Karagöl, hasta olan kişilerin mikroplu elleriyle dokundukları yerlere dokunulması sonrasında ellerin yıkanmadan ağız, burun veya göze sürülmesi ile yayılma süresinin hızlandığına dikkat çekti.Prof.Dr. Hakan Karagöl, hastalığın 3 ile 14 gün arasında olduğu düşünülen kuluçka süresi sonrasında beliren hastalık bulguları; yüksek ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı, öksürük, nefes darlığı olup düzelmez ise zamanla solunum ve böbrek yetmezliği nedeniyle hayatın kaybedilmesine neden olduğunu söyledi.                

BAĞIŞIKLIK DÜŞÜKSE ENFEKSİYON DAHA TEHLİKELİ

Korona virüsünün vücut direnci iyi olan kişilerde kendiliğinden düzelebildiğini aktaran Prof. Dr. Hakan Karagöl, kanser hastaları gibi vücut direnci düşük kişilerde, bağışıklık sistemindeki baskılanma nedeniyle enfeksiyonun daha tehlikeli olabileceğini aktardı. Karagöl,hastalığa yönelik geliştirilmiş bir tedavi yöntemi olmadığını ancak  hastalıkla iki yöntem ile mücadele edilecebileceği konusunda şunları söyledi: "Hastalığın bulaşma yolları havadan veya hastalık bulaşmış yer ve kişilere temas ile olmaktadır. Kalabalık ortamlardan uzak durmak gereklidir ve maske kullanılmalıdır. Ateş ve öksürüğü olan insanlarla temastan uzak durmak, temas oldu ise elleri bol su ve sabun ile en az 30 saniye yıkamak veya dezenfektanlar ile dezenfekte etmek gerekmektedir"

VÜCUT DİRENCİNİ ARTTIRMAK GEREKLİ

Anti-oksidan özelliği olan besinlerin fazlaca tüketilmesinin bu dönemde önemli olduğunu dile getiren Prof.Dr. Hakan Karagöl, yaban mersini, nar, limon, avakado, papaya, kivi, zencefil, propolis gibi tropikal meyveler, zerdeçal gibi besinlerin vitamin desteği açısından zengin olduğunu fakat bazı kanser hastalarının tüketiminde onkoloji uzmanına danışılmasının önemli olduğunu belirterek, Kurt üzümü (goji berry), elma, narenciye meyvelerinden portakal, mandalina ve ilaç kullanmayan kanser hastalarında greyfurt gibi meyvelerin tüketilebileceğinin uygun olabileceğini söyledi.

Sebzeler hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Hakan Karagöl, "Bazı sebzeler de farklı mekanizmalar ile bağışklık sistemini uyarmaktadır. Örneğin, vitamin açısından zengin olduğu bilinen, brokoli, karnıbahar, brüksel lahanası, pırasa, maydanoz gibi besinler bazı onkoloji hastalarında fazla tüketildiğinde sorunlara neden olabildiği için, onkoloji uzmanı tarafından hastaya önerilmesi gerekiyor" dedi.  Prof. Dr. Hakan Karagöl, akciğer kanseri hastalarının soğan, sarmısak, havuç tüketilebileceğini ancak fazla miktarda havuç suyu tüketmelerinin uygun olmadığının altını çizdi. Günlük en az 2 bardak yogurt, haftada 2 gün balık tüketilmesi gerektiğini belirten Karagöl, kuruyemişlerden ceviz ve bademin ve günde 2 litre su tüketmenin önemli olduğunu hatırlattı.

BİTKİSEL TAKVİLERLE DESTEKLENEBİLİR

Prof.Dr. Hakan Karagöl, Meyankökü, Melissa, Ada çayı  ve 15 gün süreyle Ekinezya bitkisinin çay olarak tüketilmesi bağışıklık sistemini uyardığı için faydalı olabileceğini fakat kanser hastalarının onkoloji uzmanının kontrolünde tüketmesi gerektiğini söyledi.  Karagöl,uyku bağışıklık sisteminin güçlenmesi için en önemli faktörlerden biri, özellikle en geç  saat 23.30'da yatılması gerektiğini ve günlük en az 20 dakikalık hafif bir egzersiz veya yürüyüşün muhakkak yapılması gerektiğini vurguladı.


- İstanbul

Kaynak: DHA

13 Şubat 2020 Perşembe 09:17

Hakan Karagöl, Karagöl, Sağlık, Son Dakika
YORUMLAR

Son Dakika