Kuru Meyve Sektörü İhracattaki Tıkanıklığı Aşmak İstiyor

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, sektörün ana ihraç ürünleri dışındaki ürünlerin de dahilde işleme rejimiyle ithaline izin verilmesine ilişkin talebini, Ekonomi Bakanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına ilettiklerini bildirdi.

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, sektörün ana ihraç ürünleri dışındaki ürünlerin de dahilde işleme rejimiyle ithaline izin verilmesine ilişkin talebini, Ekonomi Bakanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına ilettiklerini bildirdi.
Celep, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin 2015 yılı Olağan Mali Genel Kurul Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, sektörün ihracatının son 4 yıldır 1.4 milyar düzeyinde takıldığını söyledi.
Sektörün ana ihraç ürünleri olan çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısı dışındaki ürünler için dahilde işleme rejimi ile diğer ürünlerin devreye sokulması halinde bu tıkanıklığı aşabileceğini ifade eden Celep, "Gıda da bir modadır, tasarımdır, trenddir. Son ürün üretecek teknoloji, işçi ve inovasyon mantığına sahibiz. Ambalajlı, kendi markamızla son nihai tüketiciye ulaşabilmeli, süpermarket raflarına kendi markamızla girebilmeliyiz. Dökme yerine ambalajlı satmalıyız. 3 ürünle pazarda rekabet edeceğimize, 20-30 kuru meyve olsun." diye konuştu.
Avusturalya, ABD, İngiltere, Japonya, Kore, Tayvan, Dubai ve Singapur gibi alım gücü yüksek pazarları hedef pazar olarak gördüklerini anlatan Celep, bu pazarların yanında Çin, Hindistan, Brezilya, Güney Afrika, Malezya, Endonezya başta olmak üzere tüm gelişmekte olan ülkelerde Türk kuru meyvelerini tüketecek yüzde 15'lik bir kitle olduğunu dile getirdi.
Celep, "Gelişmekte olan bu pazarlarda bizim ürünlerimizi tüketecek 300 milyonluk toplum var. Bu sayede 3 milyar dolara çıkabiliriz." dedi.

"Ülkemizde üretilmesi mümkün olmayan ürünleri DİR ile alıp satma şansımız olmalı"
İhracattaki tıkanıklığı aşmak için Dahilde İşleme Rejimi'nin (DİR), kapsamının genişletilmesi gerekiğini vurgulayan Celep şunları kaydetti:
"Üç ana ürünümüz dışındaki ürünlerin DİR kapsamında ithaline izin verilmesi talebimizi hem Ekonomi Bakanlığına, hem de Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına ilettik. İhracattaki tıkanıklığı yeni ürünleri devreye sokarak aşabiliriz. Avrupa'ya ihracatımızı artırmayı planlıyorsak daha fazla ürünle gitmeliyiz. Üç ürünle gitmek yerine Tropikal bölgelerde yetişen kurutulmuş ananas, muz gibi ürünlerin yanı sıra hurma, blueberry, cranberry gibi ülkemizde üretilmesi mümkün olmayan ürünleri DİR ile alıp satma şansımız olmalı. Halen İngiltere, Hollanda başta olmak üzere çoğu ülkeye göre üretim maliyetlerimiz düşük. Bu yolla, hem ekstra istihdam sağlayacağız, ülkemize katma değer sağlayacağız hem de ihracatımızı artıracağız. Bu şekilde ülkemiz kuru meyve sektörünün 2023 ihracat hedefi olan 3 milyar doları rahatlıkla yakalayabiliriz. Ekonomi Bakanlığı ve Gıda Tarım Bakanlığımızdan bu konularda önümüzü açıcı politikalar üretmelerini ve bürokrasiyi mimimize etmelerini istiyoruz. Güçlü, hızlı ve anlık değişimlere adapte olmalıyız."
Ürünlerdeki ilaç kullanımı
Türkiye'nin yıllık 500 milyon dolarlık döviz girdisi sağladığı çekirdeksiz kuru üzümde salkım güvesi hastalığıyla mücadelede kullanılan ve üzümün aspirini olarak nitelendirilen ilacın kalıntı limitlerinin AB tarafından 0.5 ppm'den 0.01 ppm'e indirildiği bilgisini veren Celep, bu değişiklikten 2015 yılı ürününün etkilenmemesi için yoğun bir çalışma içinde olduklarını, konuyla ilgili 20 Nisan'da Brüksel'de AB yetkilileriyle toplantı yapacaklarını anlattı.
Avrupa'da Kuru Meyve Tüketicileri Birliği (FRUCOM) ve İthalatçıları Birliği'nden de destek gördüklerini anlatan Celep, şöyle devam etti:
"Çiftçi bu ürünü geçmişte kullandı çünkü Tarım Bakanlığından izinli idi. Ancak sonra AB kullanımına izin vermiyor. Ürün şu anda ihracatçımızın elinde patlıyor. İzmir'in kuzey güney hinterlandı ile Gediz havzasının tüm bölgelerinde il ilçe tarım il müdürlükleri ve ziraat odalarının katılımlarıyla tüm çiftçi gruplarıyla toplantı yaparak konuyu anlatıyoruz. Bakanlığımız da önümüzdeki dönemde bu ilaçların bağda kullanılmaması için yasaklama getirdi. Bu konuda tüm kesimler olarak ciddi anlamda kararlıyız. Stoklardaki 2015 ürünü malların ihracatının devamını 20 Nisan'da Brüksel'de yapılacak toplantıda AB Komisyonundan isteyeceğiz. Bu konuda ithalatçılarımız da bizi destekleyecekler. Kuru üzümün bağda üretiminden tüketimine kadar olan süreç iki yılı bulabiliyor. AB'de bu ürün ağırlıklı olarak kek, pasta, ekmek gibi ürünlerde kullanılıyor. Tüm dünya sağlıklı ürün tüketim trendine konsantre oldu. Dünyada bu olmazsa olmaz hale geldi."
Kuru incirin bir bileşik kullanılarak beyazlatıldığına da değinen Celep, kaliteli kuru incirin 6 TL olduğu bir ortamda, "bazı fırsatçıların" 2 TL değerindeki kötü kalite inciri alıp bu bileşikle beyazlatarak ihracatta haksız rekabete yol açtığını savundu.
İhracattan geri dönen ürünlerin ülkeye sokulması konusunda yeniden düzenleme istediklerini de anlatan Celep, "Geri gelen ürünler hangi nedenden geri geliyorsa yurda girişinde o gerekçeler kontrol edilsin. Ürünlerin gerekirse Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kontrolü altında tekrar işlendikten sonra yeniden ihraç edilmek kaydıyla ülkeye girişine izin verilsin. Bu ürünler milli servet heba edilmesin." ifadelerini kullandı.
Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin 2016 yılı çalışma programı kabul edilirken, 2016 yılı bütçesi de 3.5 milyon TL olarak karara bağlandı.
15 Nisan 2016 Cuma 13:28

İngiltere, Ekonomi Bakanlığı, Ege, Celep, Ekonomi