Londra'da Muharrem Ayı Buluşması

İngiltere'nin başkenti Londra'da, Muharrem ayı münasebetiyle, çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından ortak bir etkinlik düzenlendi.

İngiltere'nin başkenti Londra'da, Muharrem ayı münasebetiyle, çeşitli sivil toplum kuruluşları tarafından ortak bir etkinlik düzenlendi. Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Ünal Çeviköz, burada yaptığı konuşmada, "Muharrem ayında gösterilen birlik ve beraberlik, bizi bizden ayırmak isteyenlere verilen en güzel cevaptır. Bir kase aşurenin yüzyıl hatırı olsun" dedi.

Londra Yunus Emre Kültür Merkezi'nin ev sahipliği yaptığı etkinlikte, Londra Büyükelçisi Ünal Çeviköz, Başkonsolos Ahmet Demirok, Londra Din Hizmetleri Müşaviri Seyfettin Erşahin ile İngiltere Alevi Kültür Merkezi-Cemevi ve Süleymaniye Kültür Merkezi yöneticileri birer konuşma yaptı.

İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi Başkanı Ahmet Baştürk, İngiltere Batı Trakya Türkleri Derneği ve Irak Türkmen Cephesi Başkanı Sündüz Abbas, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Rıdvan Hacıbedel, Kosova Türkleri, MUSİAD İngiltere Şubesi Başkanı Hakan Camuz, Türk-İngiliz Gazeteciler Birliği yöneticilerin yanı sıra Londra'da yaşayan çok sayıda Alevi ve Sunni vatandaşlar da hazır bulundu.

"BİZİ BİZDEN AYIRMAK İSTEYENLERE EN GÜZEL CEVAPTIR"

Londra Büyükelçisi Ünal Çeviköz, burada yaptığı konuşmada, Muharrem ayının tüm Müslümanlar için önemli olduğunu vurguladı. Çeviköz, şöyle konuştu:

"Şöyle bir düşünüyorum; peygamberlerin başından geçen ve insanlık için önem taşıyan pek çok müstesna hadise, Muharrem Ayıinda gerçekleşmiştir. İnsanlığın ilk tövbesi, Hz. Adem'in duası bu ay da kabul görmüş. Hz. Eyüp, Hz. Yunus, Hz. Yakup'un aralarında bulunduğu 10 peygambere, bu ayda ihsanlar yağmış, Nuh peygamberin gemisini bir dağa oturtması, İbrahim peygamberin Nemrut'un ateşinden kurtulması, hep bu ayda meydana gelmiştir. Peygamberimiz bu ayda hicret etmiştir. Muharrem, İslam aleminin ortak vicdanını derinden yaralayan tarihin en acı hadiselerinden birinin de hatırlandığı aydır. Hz. Hüzeyin ve kendisiyle birlikte olan çoğu Ehli beyt mensubu, 70'den fazla insanın Kerbela'da şehit edilmiş olması acısı ve hüznü, meshep farkı olmaksızın tüm Müslümanlarca hatırlanır. Bu ayda gösterilen birlik ve beraberlik, bizi bizden ayırmak isteyenlere verilen en güzel cevaptır."

"Bugünün beraberliğini ve bu birlikteliği hazırlayan bu güzel sivil toplum girişimini, çok büyük sevgiyle ve çok büyük bir saygıyla karşılıyorum" diyen Büyükelçi Çeviköz, şöyle devam etti:

"Bunun, buradaki toplumumuz açısından en önemli hoşgörü örneği olduğunu düşünüyorum. Elbette Yunus Emre Kültür Merkezi'ne de teşekkür etmek istiyorum... Kültür merkezimizin adını taşıdığı bu büyük şair, insanlar arasında ayrım gözetmemenin hep üzerinde durmuştur. Yunus, renk, din, ırk ayrımı yapmaksızın, insanlara sevgi kucağını açmıştır. Alevi'nin Sunni'yi, Sunni'nin Alevi'yi anlaması ve kucaklaması, Yunus'un felsefesiyle uyumludur. 'Hz. Ali babaları, Muhammed'dir dedeleri, arşın iki küpeleri, Hasal ile Hüseyin'dir...' derken Hz. Peygamber ve Ehli beyt sevgisine dikkat çekmiştir. Hz. Hüseyin'ni hayatını vakfettiği hak, hakikat ve eşitlik değerlerini unutmayın. Alevisiyle, Sunnisiyle toplumumuz, barış, huzur, güven, karşılıklı sevgi ve saygı içerisinde yaşasın. Birlik ve beraberliğin önemini bir kez daha kavradığımız nice Muharrem aylarında bir araya gelelim."

"BİR KASE AŞURENİN 100 YILLIK HATIRI OLSUN"

Konuşmasında salonu dolduran davetlilere "Pek çok farklı nimetin ahenk içinde ortak bir lezzetle oluşturdukları aşureyi hep birlikte tadalım" diye çağrıda bulunan Büyükelçi Çeviköz, şunları söyledi:

"Ben diyorum ki; 'Bir kase aşurenin yüzyıl hatırı olsun.' Bu birlikteliğimiz ve beraberliğimiz, bu hoş anımız, en hoş anımız olsun. 'Bu hoş anımız, Yunus Emre Kültür Merkezi'nden Londra'ya, Londra'dan Birleşik Krallık'a yayılan hoş bir seda olsun. Bu hoş seda, Anadolumuzda, Türkiyemizde giderek büyüyen dalgalar halinde yankı bulsun ve oradan tüm dünyaya yayılsın."

Başkonsolos Ahmet Demirok da Muharrem ayının İslam dünyası açısından Hicri yılın ilk ayı olduğunu ve diğer aylar arasında özel bir yeri olduğunu söyledi.

Aşure Günü'nün de Hz Hüseyin arasında ayrı bir yeri olduğunu ve Aşure Günü'nde Hz. Hüseyin önderliğinde Müslümanların zülme karşı direnişlerini de ifade ettiği için, diğer günler içinde kutsal ve bereketli bir konumu bulunduğunu belirten Demirok, "Hacı Bektaş-ı Veli'nin dediği gibi, 'Bir olalım, iri olalım, diri olalım.' Belki de yaşamakta olduğumuz sorunların özü de bu formülde yatıyor" dedi.

Londra Dış Hizmetleri Müşaviri Prof. Dr. Seyfettin Erşahin ise şöyle konuştu:

"Hz. Adem'in tövbesinden tutunda hatta Hz. Peygamber'in hicretine kadar. Muharrem bu. Peki 'aşure' niye denmiş? Aşure 10 demektir. Bunar hep Muharrem Ayı'nın 10'unda gerçekleştiği için buna da aşure denmiş. Bu yönüyle baktığımızda, hakikaten yani Hz. Hüseyin efendimizin şehit edilmesinden öce de bir aşure var. Ortadoğu kültüründe var. Hıristiyanlar, Yahudiler bunu kutluyorlar. Hz Peygamber de bu geleneği devam ettiriyor. Müslümanlar hala yeryüzünde aşureyle birlikte yani Muharrem'le birlikte oruçlarını da tutarlar. Bu için dini yönü. Bir başka şey daha var dini yönüyle ilgili. Peygamberimiz diyor ki: 'Muharrem, Ramazan'ın dışında tutulan oruçların en makbul olduğu zaman dilimidir. Muharrem geldiğinde komşularınıza ve çoluk çocuğa ikramda bulunun.' O bakımdan diyoruz ki iyiki Muharrem var."

Süleymaniye Kültür Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Uzun ile İngiltere Alevi Derneği-Cem Evi Yöneticileri, burada yaptıkları konuşmada, Kerbela şehitleri, Muharrem ayının faziletleri, toplumsal hoşgörü ve karşılıklı anlayışa vurgu yapan konuşmacılar "Türkiye'nin kültürel açıdan çok zengin bir ülke olduğunu, vatandaşlar arasındaki çeşitli farklılıkların bir çatışma ya da çıkar konusu değil, aslında ayrı ayrı birer zenginlik olarak algılanması gerektiğini" belirtti.

Katılımcılar, konuşmaların sona ermesinin ardından hep birlikte aşureye yiyerek sohbet etti.

(SS)

Kaynak: DHA

19 Aralık 2011 Pazartesi 17:42

Politika, Güncel