Meksika, Türkiye İçin Önemli Fırsatlar Barındırıyor'

SETA'nın 'Ekonomik Küreselleşme Sürecinde Türkiye Meksika İlişkileri' analizi: 'Meksika pazarının Kuzey Amerika'ya giriş kapısı niteliğinde olması, gümrüksüz ithalat olanakları, Türkiye'den üretici ve ihracatçılar için kayda değer fırsatlar barındırıyor' 'Meksika'nın Türkiye pazarına artan ilgisinin en önemli sebeplerinden birisi gelişmiş ülke pazarlarına bağımlılığını kırmayı hedeflemesidir.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından hazırlanan analize göre, Meksika pazarının Kuzey Amerika'ya giriş kapısı niteliğinde olması ve gümrüksüz ithalat olanakları, Türkiye'den üretici ve ihracatçılar için kayda değer fırsatlar barındırıyor.



SETA Ekonomi Direktörlüğü tarafından hazırlanan "Ekonomik Küreselleşme Sürecinde Türkiye-Meksika İlişkileri" başlıklı analizde, Meksika'nın ekonomi-politik gücündeki değişim, son yarım yüzyılda tarihsel olarak geçirdiği dönüşümler ve Türkiye-Meksika ilişkileri incelendi.



Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Işık Özel tarafından kaleme alınan analize göre, 9 bin 748 dolar kişi başı milli geliriyle yüksek-orta gelirli ekonomiler arasında yer alan Meksika, 2013'te küresel gayri safi milli hasılanın yüzde 1,6'sını oluşturan 1,2 milyar dolarlık toplam milli geliriyle dünyanın en büyük 15. ve Brezilya'nın ardından Latin Amerika'nın en büyük ikinci ekonomisi konumunda bulunuyor. 



Meksika'nın Türkiye için önemi ise Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA) üzerinden Kuzey Amerika pazarının bir parçası oluşu ve Avrupa Birliği (AB) ile imzaladığı serbest ticaret anlaşması üzerinden Avrupa pazarına erişiminden kaynaklanıyor. Meksika'nın bu bağlantıları hem müzakere aşamasında olan Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklık Anlaşması (TTIP) hem de Gümrük Birliği anlaşmaları dolayısıyla Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor.



Meksika-Türkiye ilişkilerinin geliştirilmesi, özellikle Türkiye'nin ekonomik çıkarları için çok büyük önem taşıyor. İki ülke arasındaki dış ticaret hacmi 2011'de 844,5 milyon dolar, 2012'de 785 milyon dolar, 2013'te ise 1,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Türkiye'nin Meksika'dan ithalatı 2013 yılında 1 milyar dolarken, Meksika'ya yaptığı toplam ihracat ise 238,7 milyon dolar düzeyindeydi.



 



762 milyon dolarlık ticaret açığı var



 



Türkiye'nin ihracat pazarları arasında Meksika 88. sırada olsa da son yıllarda ihracat rakamlarında hatırı sayılır bir artış gözlendi. 2011'e göre 2012 yılında Türkiye'nin Meksika'ya ihracatı yüzde 42'lik artışla 144 milyon dolardan 206 milyon dolara yükseldi. Araçlar, değerli metaller, makine ve teçhizat, kauçuk, demir ve çelik önemli ihracat kalemleri oldu.



Meksika'nın Türkiye'nin ithalatındaki payı ihracatta olduğundan çok daha büyük. Meksika pazarı, Türkiye'nin ithalat yaptığı pazarlar arasında 42. sırada yer alıyor. 2013 yılı itibariyle Türkiye'nin Meksika ile ticaretinde 762 milyon dolarlık bir ticaret açığı bulunuyor. İthalat kategorileri arasında en önemlilerini motorlu araçlar, elektrikli makine ve teçhizatlar, televizyon ve ses kayıt makineleri, yedek parça, plastik malzemeler, canlı hayvan, optik, medikal ve fotoğraf malzemeleri oluşturuyor.



Bunun dışında, Türk müteahhitler Meksika pazarına son yıllarda yeni yeni giriş yapmaya başladılarsa da bu sektörde halen oldukça düşük seviyelerde bulunuyor. 2014 itibariyle Meksika'da Türk firmaları tarafından yürütülen sadece iki müteahhitlik projesi bulunuyor. Meksika pazarında bulunan Türkiye menşeli firmalar tarafından gerçekleştirilen toplam doğrudan yabancı yatırımların 2012 itibariyle toplam hacmi ise 30 milyon dolar.



 



Ticari fırsatlar



 



Meksika pazarının Kuzey Amerika'ya giriş kapısı niteliğinde olması, gümrüksüz ithalat olanakları, Türkiye'den üretici ve ihracatçılar için kayda değer fırsatlar barındırıyor. Özellikle otomotiv yan sanayi ve makine sanayi bunlardan en önemlileri. Halihazırda Meksika, Latin Amerikanın en büyük ikinci, dünyanın ise onuncu büyük otomotiv pazarına sahip ve yerel oto yedek parça üretimi toplam talebin ancak yüzde 25'ini sağlayabiliyor.



Makine sanayisi, özellikle takım tezgahları, iş ve inşaat ve tekstil makineleri alt sektörlerinde de benzer pazar potansiyeli bulunuyor. Sanayi ürünlerinin yanı sıra, tarım ve gıda sanayisi ürünlerinde de Meksika pazarı Türkiye'den firmalar için hatırı sayılır ticari fırsatlar sunuyor.



Bu fırsatların yanı sıra iki ülke arasındaki fiziki uzaklık, en önemli maliyet kalemini oluşturuyor. Türkiye'den Meksika'ya nakliye yaklaşık 20-25 günde yapılabiliyor. Bu arada Avrupa'da aktarma yapılıyor ve navlun bedeli 2-5 bin dolar arasında gerçekleşiyor.



Bunun dışında, Türk vatandaşları için Meksika vizesi almak da pek kolay olmuyor. Ayrıca ülkenin en önemli açmazlarından biri olan güvenlik sorunu Meksika'da ticari ilişkileri de tehdit edebiliyor. Ayrıca, bazı sektörlerde oligopolistik yapıların varlığı piyasaya girmeyi zorlaştırabiliyor.



İki ülke arasında son yıllarda yoğunlaşan temasların en önemli görüşme maddesi çok boyutlu bir serbest ticaret anlaşmasının imzalanması oldu. Türkiye'nin ısrarla üzerinde durduğu bu anlaşmanın imzalanması konusunda Meksika hala tereddütlü duruyor. Bu olası anlaşma, Türkiye'nin Meksika pazarı üzerinden ABD ve Kanada pazarlarına ve hatta Meksika'nın serbest ticaret anlaşmasının olduğu diğer 44 ülkenin pazarlarına ulaşma imkanı sunuyor.



Meksika'nın Türkiye pazarına artan ilgisinin önemli sebeplerinden birini ise ABD başta olmak üzere gelişmiş ülke pazarlarına bağımlılığını kırmayı hedeflemesi oluşturuyor. Bu ilgi, Türkiye üzerinden Ortadoğu, Orta Asya ve Afrika pazarlarına da açılma hedefini içinde barındırıyor.



Bu amaçla yola çıkan Meksika, Latin Amerika'daki diğer bazı ülkelerle de ortaklık yaparak ilerliyor. Meksika, Şili, Kolombiya ve Peru'nun içinde yer aldığı Pasifik İttifakı'nın 2013 yılında İstanbul'da uluslararası bir ticaret ofisi kurması bunun açık bir göstergesi oldu.



Analizde, Türkiye ve Meksika arasında 2013 yılından bu yana resmi ziyaretlerle yoğunlaşan ekonomik ve siyasi işbirliği sürecinin başarıya ulaşabilmesi için hükümet ve bürokrasi çevrelerinin yanı sıra, iş çevrelerinin ve diğer sivil toplum temsilcilerinin farklı düzlemlerde bilinçlendirme ve anlaşmalar yoluyla katkı sağlamalarının gerekli olduğu da ifade edildi. - İstanbul

Kaynak: AA

11 Şubat 2015 Çarşamba 16:30

Avrupa Birliği, Kuzey Amerika, Türkiye, Meksika, Ekonomi, Son Dakika

Son Dakika

Son Dakika Haberleri