'Meme kanserine karşı kendi kendine muayene hayati önemde'

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü'nden Prof. Dr. Cem Gezen, 'Meme kanserine karşı ayda bir kendi kendine meme muayenesi hastalığın teşhis ve tedavisinde hayati öneme sahip' dedi.

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü'nden Prof. Dr. Cem Gezen, "Meme kanserine karşı ayda bir kendi kendine meme muayenesi hastalığın teşhis ve tedavisinde hayati öneme sahip" dedi.
Gezen, yaptığı yazılı açıklamada kendi kendine meme muayenesinin önemini vurguladı. Kendi kendine meme muayenesinin (KKMM) herkes tarafından kolay uygulanabilir, etkin bir yöntem olduğunu belirten Gezen, "Meme kanser taraması, herhangi bir şikayeti olmadan önce kadınların taranmasıdır. Tarama testleri, semptomların ortaya çıkmasından önce, kanseri erken evrede bulmamıza yardımcı olur. Kanserin erken tespitinde tedavisi daha kolay olur. Belirtiler ortaya çıktığında, kanser büyümüş ve yayılmış olabilir. Bu durum kanseri tedavi etmeyi veya iyileştirmeyi zorlaştırır." ifadelerini kullandı.
Gezen, meme kanseri konusunda halk arasında doğru bilinen bazı yanlışlar olduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:
"Doktorunuz bir tarama testi önerdiğinde, bu onun sizin kanser olduğunuzu düşündüğü anlamına gelmez. Kanser tarama testi herhangi bir kanser semptomu olmadan yapılır. Meme kanserini erken teşhis etmek, kişinin daha uzun ve kaliteli yaşamasına yardımcı olur. Çünkü bazı kanserler hiçbir zaman semptom vermeyebilir, ancak tarama testi ile tespit edilebilir. Tarama testlerinin birçok hedefi vardır. Belirtiler ortaya çıkmadan önce kanseri bulunur. Tümör erken fark edildiğinde tedavisi daha kolay olur. Kanser sebebiyle ölüm oranları azaltılır. Unutmayın meme kanseri erken tanı ve tedavi ile 5 yıllık yaşam beklentisi yüzde 100'e yaklaşan nadir kanserlerdendir."
Kanser olasılığını artıran her şeye kanser risk faktörü denildiğini kaydeden Gezen, ""Ailede meme kanseri hikayesi olan herkesin genetik olarak bu mirası devralacaklarına dair bir bulgu olmadığı gibi risk faktörlerine sahip olmamak da kanser olmayacağınız anlamına gelmez. Bu yüzden meme kanserine karşı her ay farkında olmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.
-20 yaşından itibaren her ay kontrol edilmeli
Gezen, meme kanseri için risk faktörlerini şöyle sıraladı:
"Yaşlılık, meme kanseri veya iyi huylu (kanserli olmayan) meme hastalığı öyküsü, kalıtımsal meme kanseri riski, yoğun göğüsler, meme dokusunun östrojene maruz kalması, menopoz semptomları için hormon tedavisi almak, göğüs duvarına radyasyon tedavisi, şişmanlık ve alkol tüketimi."
Kendi kendine meme muayenesinin Ayna karşısında, yatarak ve banyoda uygulanabileceğini hatırlatan Gezen şunlara dikkati çekti:
"Kadınlarda meme kanseri tarama programı kapsamında; 20 yaşından itibaren her ay KKMM, 3 yılda bir klinik (doktor) muayene, 40-49 yaş aralığında aylık KKMM yanı sıra yıllık klinik muayene ve risk faktörüne göre yılda bir ya da 2 yılda bir mamografi; 50-69 yaş aralığında ise aylık KKMM yanı sıra yıllık klinik muayene ve yıllık mamografi ile yapılmaktadır. KKMM adet başlangıcının 5 ve 7'inci gününde, adet görülmüyorsa ayın aynı günü uygulanmalı.
Elin orta üç parmağının uç ve iç yüzeyleri ile an az 5 dakikalık her ay yapacağınız KKMM ile memelerinizin yapısını daha iyi tanıyacak ve elinize gelen sertlik ya da şişliğin olağan ya da olağan dışı olduğunu ayırt edebileceksiniz. Meme kanserine karşı ayda bir kendi kendine meme muayenesi hastalığın teşhis ve tedavisinde hayati öneme sahiptir. Ayna karşısında kollar iki yanda serbest haldeyken, kollar baş seviyesi üzerindeyken ya da kollar kalçada ve hafif bastırılarak uygulanabilir. Yatarak KKMM'de ise bir omzunuzun altına yastık koyun. O taraftaki elinizi başınızın altına koyun. Sonra diğer elinizle meme muayenesini yapın. Muayene bitiminde meme ucunu iki parmağınızın arasına alarak hafifçe sıkın. Kanama veya akıntı olup olmadığını kontrol edin. Banyoda ise su ve sabunun verdiği kayganlıkla muayene kolaylaşır. Meme muayenesi yapıldıktan sonra meme ucu ve koltuk altı bölgenizi kontrol edin."

Kaynak: AA

31 Ekim 2019 Perşembe 16:56

Genetik, Çekerek, Ayna