MHP'li Yalçın'dan CHP ve AK Parti'ye Laiklik Eleştirisi

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, Atatürk'ün ölümünden sonra CHP'de yerleşen zihniyetin, Hegel'in diyalektiğini ters çevirerek, diyalektik materyalizme dönüştüren Marx'ın yaptığı gibi, onun üniter-ulus devletin oluşumu yolundaki bütün hayati adımlarını saptırdığını söyledi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, Atatürk'ün ölümünden sonra CHP'de yerleşen zihniyetin, Hegel'in diyalektiğini ters çevirerek, diyalektik materyalizme dönüştüren Marx'ın yaptığı gibi, onun üniter-ulus devletin oluşumu yolundaki bütün hayati adımlarını saptırdığını söyledi.

Laiklik tartışmaları üzerine yazılı açıklama yapan Semih Yalçın, CHP iktidarında laiklik gerekçe gösterilerek Müslümanlar üzerinde tam bir baskı rejimi kurulduğuna işaret ederek, "Ordu başta olmak üzere bazı Cumhuriyet kurumlarını arkasına alan CHP'liler; gerçek anlam ve ruhuna aykırı şekilde yorumladıkları laikliği, Müslümanların tepesinde Demokles'in kılıcı gibi tutmuşlardır. Dayatma ve baskılarla Müslümanların inançlarını yaşamasına müdahale edilmiş, engeller çıkarılmıştır. Bu yüzden, halkın benimsediği Cumhuriyet'e ve laikliğe karşı belli kesimlerde nefret ve ön yargı oluşmuştur. Bu durum, laikliğin dinsizlik olarak anlaşılmasını isteyenler için gerekçe meydana getirmiştir." dedi.

MHP'li Yalçın, Atatürk'ün laiklik hakkındaki 'Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti de demektir.', 'Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir.' değerlendirmelerini hatırlattı.

Yalçın devamında, "Laikliği devletin inançlara ve dini hayata müdahalesi şeklinde anlayıp öyle uygulayanlar, siyasal İslamcılığı Türk toplumuna bir başka dayatma vasıtası olarak görenlerin neşvünema bulmasına yol açmışlardır. Bugün iktidarda bulunan AKP'yi kuranların içinden yetiştiği siyasal İslamcılık, 1938'den sonraki CHP politikalarının sonucudur. Atatürk sonrasının baskıları aynı zamanda kendi siyasi alternatifini de beraberinde getirmekle kalmamış, bir mağdur ve mazlum edebiyatının da doğmasına yol açmıştır." görüşünü savundu.

"TÜRK MİLLETİ GENELLİKLE DİNDAR VE MUHAFAZAKAR…"

Yalçın, Türk milletinin genellikle dindar ve muhafazakar olduğunu belirterek, şunları dile getirdi: "Ancak milletimiz; dindarlığını siyasette umuma değil, ibadette Rabb'ine göstermeyi sever. Laiklik meselesi Anayasamızın 2. maddesinde tanzim edilmiştir. Bizim için dokunulmaz ve vazgeçilemez ilk dört madde içinde yer almaktadır. Anayasamıza göre seçilmiş bir Meclis başkanının Anayasa'nın milletimizin ön şart ve kabulü olan ilk dört maddeyi tartışmaya açması bize göre doğru bir yaklaşım değildir. Anayasa bir din kitabı olmadığı gibi, inanç ve ibadet hürriyetinin sınırlarını belirleyen bir ansiklopedi de değildir. Hiçbir yasa ibadet de inanç da dayatamaz. İşte laiklik burada devreye girmektedir. Kişilerin, kurumların, çıkar gruplarının, cemaatlerin; halka veya toplumun herhangi bir kesimine inanç, ibadet şekli dayatmasına engel olmak için laiklik gereklidir. Halkın inanç ve ibadeti bağlamında devletin nötr ve tarafsız olması, laiklikle mümkündür. Hakiki manada laiklik, herkese dini vecibelerini ve ibadetini serbestçe yerine getirme imkanı verir. Devlet, herkese eşit mesafede ve yakınlıktadır. Böylece zorlama ve dayatmaların önüne geçilir."

Kaynak: CİHAN

28 Nisan 2016 Perşembe 11:15

Milliyetçi Hareket Partisi, Semih Yalçın, Atatürk, Ordu, Politika, Son Dakika

Son Dakika