MHP TBMM Grup Toplantısı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Biz NATO'ya değil, Kato'ya bakıyoruz, Kandil'i gözümüze kestiyoruz, akıllarınca katlimizin fermanını imzalayan katillerle ölüm kalım mücadelesi veriyoruz.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Biz NATO'ya değil, Kato'ya bakıyoruz, Kandil'i gözümüze kestiyoruz, akıllarınca katlimizin fermanını imzalayan katillerle ölüm kalım mücadelesi veriyoruz. Canımız kimden isterse silahı ondan alırız, bunun hesabını da NATO'ya matoya vermeyiz, veremeyiz." dedi.
Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, Irak'ın kuzeyinde gerçekleştirilen 25 Eylül korsan referandumunun, Barzani'ye pahalıya patladığını, sonuçlarının doğal ve beklendiği gibi ağır olduğunu belirtti.
Barzani'nin ısrarının bedelini taksit taksit ödemeye başladığını ifade eden Bahçeli, "Atalarımız boşuna söylememiş; 'aptal ata binerse bey oldum sanır, şalgam aşa girerse yağ oldum sanır'. Barzani'nin durumu da aynısıyla budur." diye konuştu. Bahçeli, şunları söyledi:
"Peşmerge kuru inadının, kötü ve kötürüm iradesinin kurbanı olmuştur.
Barzani'nin yardım ve destek alarak inşa ettiği iğrenç komplo bizzat ayağına dolaşmış, sırtını yere getirmiştir.
Küresel efendileriyle dar alanda kısa paslaşmaları işe yaramamış, kendi kalesine gol yemekten kurtulamamıştır. Barzani ister görevde olsun ister olmasın defteri çoktan dürülmüş, işi çoktan bitmiş, fişi çoktan çekilmiş, miadı da çoktan dolmuştur.
İhanet yapanın yanına bırakılmamış, dökülen kanlar cezasız kalmamıştır.
Barzani batmış, kendi bataklığına gömülmüştür."
Bahçeli, Mesut Barzani'nin görevini bırakmasının ve gitmesinin, bölgesel hesap ve planların ertelendiği, hatta tamamen rafa kaldırıldığı anlamına gelmeyeceğini belirterek, Irak'ın siyasi ve toprak bütünlüğünün korunmasına ve desteklenmesine dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti.
Geçen hafta Türkiye'yi ziyaret eden Irak Başbakanı Haydar el-İbadi'nin kararlı tutumunun, Türkiye'yle kurduğu dostane ve komşuluk hukukuna yaraşır ilişkilerin, bölgesel huzur ve istikrar açısından önemli bir kazanç olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Irak Başbakanı İbadi arasındaki temasların bölgesel denge ve sükunete hizmet edeceğini düşünüyor, yapılan açıklamalardan bu sonucu çıkardığımızı da özellikle vurgulamak istiyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Irak hükümetinin, havaalanı ve hudut kapılarının peşmergeden alınarak kendi kontrolüne geçmesi için başlattığı çalışmaların ve buna Türkiye'nin desteğinin, kayda değer önemde olduğunu vurgulayan Bahçeli, peşmergenin referandumu dondurma teklifini, Bağdat yönetiminin "iptal et" çağrısıyla reddetmesinin de müspet gelişme olduğunu bildirdi.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, şöyle devam etti:
"Unutmayalım ki komşu komşunun külüne muhtaçtır.
Irak'la Türkiye arasına kara kedi gibi giren Barzani kızağa çekilmiş, hakkında tasfiye işlemleri başlatılmıştır.
Irak Türkmenleri'nin tarihi haklarının savunulması, kültürel miras ve zenginliklerinin muhafazası iki ülke arasındaki hassas konuların başında gelmektedir.
Kerkük, peşmerge ve PKK'nın tasallutundan arındırıldıktan sonra, sırayı soydaşlarımızın haklı taleplerini karşılamak almalıdır.
Kerkük'ün tarihsel derinliğine, kültürel dokusuna, huzur ve kardeşlik iklimine bağlı kalmak kaydıyla, özel bir statüye kavuşturulması acilen sağlanmalıdır.
Türkiye ve Irak arasındaki sağlıklı ve sağlam diyalogların Irak Türkmenleri için ümit verici gelişmelere kapı aralaması, demografik dengenin işgalden önceki dönemlere göre yeniden teşekkülü temennimiz, beklentimizdir.
Türkmen yurdu Kerkük'ün istilacı canilerden kurtarılması, ardından Barzani'nin istifası, daha sonra da Irak'la kurulan tutarlı, karşılıklı saygıya dayalı ve anlamlı ilişkiler milletimiz nezdinde sevindirici gelişmelerdir."
"Caydırıcı olduğumuz kadar saygın olmalı, saygı görmeliyiz"
"Türkiye'nin yükselen Irak politikası, sınır ötemizde körüklenen ihanet ateşinin söndürülmesinde önemli ve tarihi bir görev icra etmiştir.
Bu politikayı tasvip ediyor, takdir ediyor, muhataplarımıza da şüphe yok ki teşekkür ediyoruz." ifadelerini kullanan Bahçeli, "Hem bölgesel hem de küresel olaylara başkent Ankara'dan bakabildiğimiz sürece, belagat belahete dönmediği, hamaset gerçekleri perdelemediği müddetçe Türkiye'yi hiçbir güç tutamayacaktır.
Caydırıcı olduğumuz kadar saygın olmalı, saygı görmeliyiz.
Bilinmelidir ki Türkiye'nin dostluğu kucaklanmalı, düşmanlığından da korkulmalıdır." dedi.
-"Türkiye Cumhuriyeti, zulmün başını ezecek güçtedir"
Bahçeli, Astana Süreci kapsamında, Gerginliği Azaltma Bölgeleri'nden biri olarak belirlenen İdlib'de, Türk askerinin üstlendiği görevi layıkıyla yerine getirdiğini belirterek, ateşkesin etkinliğinin artırılması, çatışmaların sona erdirilmesi, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, yerlerinden edilenlerin evlerine dönüşü için uygun şartların sağlanması ve ihtilafların barışçıl yollarla çözülmesi konusunda Türkiye'nin gerekli desteği sergilediğini söyledi.
PKK-PYD terör örgütünün Afrin'den doğuya, Münbiç'ten batıya doğru muhtemel saldırı ve tahriklerine karşı her tedbirin yerinde ve zamanında alındığını dile getiren Bahçeli, "Kahraman Türk askerinin, beka mücadelemizde eşsiz ve emsalsiz fedakarlıklar yaptığını iftiharla ifade ediyor, hepsine üstün başarılar diliyorum." dedi.
Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti'nin, zulmün başını ezecek güçte olduğunu vurgulayarak, Türk milletinin, varlığını ve güvenliğini tehdit eden odakların kökünü kurutacak cesaret ve inanmışlıkta olduğunu söyledi. Bahçeli, şu görüşleri dile getirdi:
"Terör belası ya bitecek ya bitecektir; artık başka yol ve çare kalmamıştır.
İdlib'den sonra Afrin'e çöreklenmiş hainlerin başına ateş topu gibi düşmeli, Irak ve Suriye sınırlarımız tam olarak emniyete alınmalıdır.
Allah'ın izniyle bunu yapar, bunu başarır, hıyanetin hakkından geliriz.
Hepsinden mühimi Türk askerinde aşılmaz iman vardır, korkusuz yürek vardır, yüksek bir fazilet vardır.
Nerede Türk milletine kurşun atan, namlu doğrultan, ölüm yağdıran, saldırı hazırlığında olan varsa ya direkte sallandırılmalı ya da bayrağımız ibreti alem için heybetli bir şekilde oralara dikilmelidir.
Ve elbette Kandil Dağı'nın doruğunda al bayrağımızı nazlı nazlı dalgalandırmanın, insan görünümlü canavarların girdikleri inleri tümden ateşe vermenin vakti de gelmiştir."
-"Biz NATO'ya değil, KATO'ya bakıyoruz"
NATO Askeri Komite Başkanı Petr Pavel'in Türkiye'nin Rusya'dan hava savunma sistemi satın almasına ilişkin sözlerine de değinen Bahçeli, "Kimden ne alacağımızı NATO'ya mı soracaktık?
Türkiye'nin milli güvenliği korkunç saldırılarla kuşatmaya alınırken, bu NATO neredeydi, ne yapıyordu, hangi kumpasın peşindeydi?" sorularını yöneltti.
Türkiye'nin, NATO'daki sorumluluklarını her zaman yerine getirdiğini hatırlatan Bahçeli, şunları kaydetti:
"Ancak NATO bugüne kadar, huzur ve milli bekamız için hangi fedakarlık ve faaliyetlerde bulunmuştur?
NATO, 15 Temmuz FETÖ işgal girişimine karşı hangi tedbirleri almış, hangi önleyici hamleleri hayata geçirmiştir?
Nerede kirli ve örtülü bir ilişki ağı varsa altında NATO'nun parmağı olduğu yıllarca iddia edilmiştir.
Nerede kapalı devre bir faaliyet varsa ucunda kıyısında NATO'nun izi olduğu söylenegelmiştir.
Askeri darbelerdeki payını ise sağır sultan bile duymuştur.
Peki NATO, Türkiye'yi nasıl tehdit edebilmektedir?
Türkiye kumdan, çakıldan, çadırdan, eften püften bir devlet midir ki bir NATO bürokratı çıkıp azarlamaya, tepeden bakmaya teşebbüs ve tevessül edebilecektir?
NATO bürokratlarına soruyorum, nedir sizin zorunuz? Nedir asıl gayeniz?
Ne yapmaya çalışıyor, Türkiye'de neyi hedefliyor, neyin alt yapısını kurmaya çalışıyorsunuz?
Siz kendinizi ne zannediyorsunuz?"
Türkiye'nin bağımsız bir ülke olduğunu ve kendi ihtiyaçları doğrultusunda istediği silahı, istediği ülkelerden bedeli mukabilince alabileceğini belirten Bahçeli, "Biz NATO'ya değil, Kato'ya bakıyoruz, Kandil'i gözümüze kestiyoruz, akıllarınca katlimizin fermanını imzalayan katillerle ölüm kalım mücadelesi veriyoruz.
Canımız kimden isterse silahı ondan alırız, bunun hesabını da NATO'ya matoya vermeyiz, veremeyiz." dedi.
Devlet Bahçeli, şöyle devam etti:
"Herkes yerini yurdunu bilsin.
Brüksel'den bize parmak sallamaktan vazgeçsin.
O parmak sahibini eninde sonunda mahcup edecektir.
Onlar varsın şatoda oturup NATO'nun düdüğünü çalsınlar.
Biz Ankara'dan 29 Ekim 1923 ruhuyla dünyaya bakacağız; onurlu, imanlı, milli, ahlaklı, cesur ve elbette tam bağımsız bir şekilde sonsuza kadar yaşayacağız.
Bunu çekemeyenler, tuzak kurmak için fırsat kollayanlar, yeni saldırılar için ortam açanlar varsa, ki bu güçlü bir ihtimaldir, Allah'ın izniyle gerekirse göğüs göğüse, gerekirse de kıran kırana istiklalimizi ve istikbalimizi son nefesimize kadar savunacağız.
İşler sarpa sarar, ülkemize zarar gelirse, NATO'yu falan bilmeyiz, NATO'cuları hiç takmaz, tanımayız; önümüze takoz koymak isteyenleri de yıkar geçeriz."
-"Yeni dünya düzeni teorisi tersine döndü"
Avrupa'daki bazı ülkelerde gündeme gelen bağımsızlık ve ayrılma tartışmalarına da değinen Bahçeli, yeni dünya düzeni teorisinin tersine döndüğünü, yeni dünya düzensizliği şekline büründüğünü ifade etti.
Bahçeli, "Bir asır önce kim bizim altımızı oymuş, gizli veya açık anlaşmalarla topraklarımızı paylaşmışsa; ne paylaşana ne paylaşılana bir şey sağlamamış, herhangi bir şey kazandırmamıştır. Ecdadımızın kılıcın yanında duayla aldığı, inançla baktığı, Allah'ın bir emaneti gördüğü toprakları zorla üzerine geçiren, çalan ve gasp edenler dünya üzerinde rahat ve huzur yüzü göremeyeceklerdir." sözlerini sarfetti.
Bahçeli, Avrupa'da başlayan çözülmenin, insanlığı yeni bir arayışa, devletleri de yeniden bir muhasebe yapmaya sevk edeceğini dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:
"Ülkemin her güzel insanına sesleniyorum; kim olursanız olunuz,
Türkiye'nin neresinde doğarsanız doğunuz, kökünüz, kökeniniz, mezhebiniz ne olursa olsun, 'vatanım, bayrağım, milletim, kardeşliğim ve mukaddesatım' diyorsanız, biliniz ki beraberiz, aynı saftayız, biriz, kucaklaşmaktan kıvanç duyarız.
Başkaları paldır küldür bölünme korkusu yaşarken, biz bin yıllık kardeşliğimizi daha da sağlama alalım, karşımızdaki düşmana ve içteki kollarına zemin ve fırsat vermeyelim.
Birlik olursak, beraber durursak aşamayacağımız hiçbir engel yoktur.
Yolumuz sağduyu ve milli birlik yoludur; gaflet, dalalet ve bölücülüğe kapalıdır.
Bu yoldan sapanları tarih ve millet affetmeyecek, bunlar milli vicdanda da ebediyen mahkum olacaklardır."
Konuşmasının ardından Bahçeli'ye, resminin olduğu bir bakır işleme ile Elazığspor forması ve atkısı hediye edildi.
(Bitti)
31 Ekim 2017 Salı 13:35

Mesut Barzani, Irak, Devlet Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi, Politika, Güncel