NASA'daki efsane Türk: Süper simetriyi henüz göremedik, bu biraz canımızı sıkıyor

Eğitim hayatımız boyunca 'İyi de hocam günlük hayatımızda bu ne işimize yarayacak' diye sormamızla hep dalga geçildi.

Eğitim hayatımız boyunca "İyi de hocam günlük hayatımızda bu ne işimize yarayacak" diye sormamızla hep dalga geçildi. Oysa biri bize Newton'ın o ne işe yarayacağını sorduğumuz formülleri sayesinde uzaya gittiğimizi söyleseydi, belki de astronot olma rüyamızın içine fizik ve matematik bilimi girecek, hayallerimizin peşine bilimle düşecektik. Olmadı, halen de olmuyor. Ama yine de merakının peşinden gidip sorduğu sorulara yanıt arayan insanların karşımıza çıkmadığı anlamına gelmiyor bu. Alanında dünyanın sayılı bilim insanlarından olan Prof. Dr. Feryal Özel de onlardan biri. Buluşmamız, Einstein'ın 'zamanın göreceliği' kuramı ışığında gerçekleşiyor. Organizasyonumuzdaki bir yanlış anlama nedeniyle bana göre erken, ona göre geç bir zaman diliminde hızlı ve ani bir karşılaşma olsa da ikimiz de aslında buluştuğumuzda tam zamanında olmamız gereken yerdeyiz.

Bilim cazip, modern ve havalı bir şeydir

Daha görüşmemizin başında fiziğe ve astronomiye olan merakımı anlatırken yanlışlıkla ağzımdan çıkan 'astroloji' kelimesini duyduğunda gözlerinin bir kara delik kadar büyümesi ise unutamayacağım anlardan. Bilim yolculuğunu kısaca "Kadın olmanın getirdiği zorluklara ve temel bilimlere yeterince önem verilmeyen bir coğrafyadan çıkmama rağmen, çocukluğumdan itibaren kafamda 'Evren nasıl bu şekilde, temel kanunlar nelerdir' gibi sorular vardı. Merakımı takip ederek bu noktaya geldim. Halen bilimde cevaplanmayan soruların peşinden gidiyorum, bunları düşünmek beni mutlu ediyor" diye özetliyor. Ona göre bilim alanında Türkiye'nin en önemli sorunu eğitim: "Eğitim sistemimiz çocuklara hep, yanıtları bilinen testler veriyor. Birkaç şık içinden doğruyu bulmasını istiyor. Sonucunu, yanıtını bilmediğimiz sorulara uygun çocuk yetiştirmiyoruz. 'Başka bir yerde bilinmiş, siz de bunu öğrenin' diyoruz. Bunu değiştirmek gerek. İkinci olarak da belki toplumsal bir kampanyayla temel bilimlere yönlendirebiliriz çocukları. Bunun cazip, modern ve havalı bir şey olduğunu çocuklara işlememiz gerekiyor." Kimse bana Türkiye'de 'Ya kızım bırak bunları' demiyor

Ama Prof. Dr. Özel, her şeye rağmen bu yönde Türkiye'de olumlu gelişmeler yaşanmaya başladığının da altını çiziyor: "Belki de kırılma noktasındayız. Son derece önü açık sorular geliyor bana. Kimse bana artık 'Ya kızım bırak bunları' demiyor. Aslında toplumda artan bir hayal gücü ve bunu destekleyen durumlar var. İnsanlar merak etmeye başladı. Toplumdaki en yüksek güvenin bilim insanlarına duyulması da bu kırılma noktasına geldiğimizin bir işareti."

Peki bu alanda Batı'yla aramızdaki en önemli fark ne? Özel'e göre bu sorunun cevabı, özgüven eksikliği ve çocukları merakları doğrultusunda yönlendirmemek: "Nedense biz daha derine inemiyoruz. Bu, belki soyutlama kabiliyetimizin düşük olmasından, belki de her şeyin kendi kontrolümüzde olması isteğimizden kaynaklanıyor. Özellikle gençlerimizin kendine güveni yok. Oysa bu işin geçmişi var burada. Bilimin temellerinin atıldığı coğrafyadayız. Ama insanlar büyük buluşlar, icatlar bizim dışımızda oluyor diye düşünüyor. Neden olsun? ya da burada neden olmasın!"

Altı ay sonra

Dünya galaksimizin kara deliğini görecek

"Şu anda en aktif çalıştığım proje Samanyolu'nun merkezindeki kara delik. Veriler elimizde. Bu çalışmayla galaksimizin yani evimizin merkezini göreceğiz. Kara deliğimizin çevresi çok hareketli. Fotoğrafını görmek altı ay sürer. Daha önce ilk kez fotoğrafını çektiğimiz M87'yle aralarında biraz farklılıklar var. Bizim kara deliğimizin kütlesi M87'den 1500 kat daha küçük. Burada önemli olan şu: Kara deliğimizi net olarak görebilecek miyiz?"

Evrenin dili matematikse

Bu dili bilen daha güçlü hisseder

"Eğer matematik evrenin diliyse ben o dili en yüksek seviyede konuşanlardan biriyim. Şu anda astrofizikte matematiğin yetmediği bir konu yok. Her şeyi matematiğe dökebiliyoruz ama her şeyin anlamını kavramıyoruz. Bir tek, sicim teorisinde durum biraz farklı! Orada matematiğin yetmediği noktalar var. O alanda da yeni bir matematik gelişiyor. Olay okulda matematik almak değil; evrene, çevrenize sayısal olarak yaklaşabilmek… Bu dili bilirseniz kendinizi çok daha güçlü hissediyorsunuz."

CERN araştırması neyi atladığımıza bakmamız lazım

"Evreni anlamak için geliştirdiğimiz ve CERN'de (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi) doğruluğunu test ettiğimiz 'standart model'in mantığı çerçevesinde, bazı parçacıkların enerjisini anlamak için kullandığımız 'süper simetri'yi henüz göremedik. Bu biraz canımızı sıkıyor. Süper simetriyi bizimle etkileşmeyen ve görülmeyen parçacıkların biraz farklı ikizleri gibi düşünebilirsiniz. Bu, teorimizin eksikleri olduğu anlamına geliyor. Belki dönüp en baştan neyi atladığımıza bakmamız gerekecek. Bilimin güzel tarafı da bu. Dogmatik değil."

Kara madde ve kara enerjiyle başımız dertte

"Galaksi sistemi kara madde-kara enerji dengesine bağlı. Temel kanunları anlamamız açısından ikisi de çok önemli. Çevremize ve uzağa bakarak genişleme hızını ölçmeye çalışıyoruz. Çok ilginç sonuçlar var. Sonu ne olacak emin değilim ama birbirine uymayan iki deney var. ya birinde bir şey atlıyoruz ya da şu anda bilmediğimiz bir fizik olabilir."

Einstein da olsanız bilim muhafazakarlık dinlemez

"Einstein bir yandan çok yaratıcı, bir yandan da muhafazakar biriydi. Kara deliklerden nefret ederdi, buna inanmadan öldü. Bilim bunu kaldırmaz. Teorisinin matematik temelleri olduğu için hesaplarını yaptık, ispatını aradık ve bulduk. Fizik deneysel bir bilim dalı, astronomi de öyle. Koltukta oturmuyoruz, kanıtları arıyoruz. Bilimin ve onunla anlamaya çalıştığımız doğanın en güzel yanı, sizin ne düşündüğünüzle ilgilenmemesi."

Başka yaşam formları karşılaşırsak her şey değişir

"İstatistik bilimi başka yaşamların da olabileceğini güçlü bir şekilde ortaya koyuyor. Bir gün karşılaşırsak nasıl bir insanlık ortaya çıkar hiç bilmiyorum ama hiçbir şeyin de bugünkü gibi olmayacağı kesin. Evrenin merkezinde olmadığımızı görmek ilginç olurdu."

Yeni hedefimiz: Evrenin ilk kara delikleri

"Artık çevremizdeki kara delikler bize yetmiyor. Evrenin oluşumunda ve bugünkü haline gelmesinde en önemli birkaç rolden birini oynayan kara delikler ilk ne zaman başladı, onları görmeyi ne kadar geriye götürebiliriz, bunun için nasıl bir teleskop gerekli; şimdi bunların peşindeyiz. Bunun için NASA bir çalışma grubu oluşturdu. Ben de başındayım. Üç yıl çok emek verdim. Adı 'LYNX'. Yani X ışınlarıyla gözlem yapacak bir uzay teleskopu. Proje bitti, teslim ettik. Böyle bir teleskop bize evrende yeni kapılar, pencereler açacak."

İlk kez çekilen, Virgo takımyıldızındaki M87 Galaksisi'nin merkezindeki kara delik fotoğrafı, bu yıl nisanda bilim dünyasına sunuldu.

İklim krizini çözmek uzaya gitmekten daha önemli

"Keşif ruhumuz olduğu kesin. Dünyanın dışına çıkmak, başka yerlerde koloni kurmak çok doğal çalışmalar ama şu anda o noktadan çok uzaktayız. Oysa iklim değişikliği ve sonuçları çok yakınımızda… Hiçbir yere gitmeden önce bunu çözmemiz gerekiyor. NASA bilimin ışığında gerçekleri ABD Başkanı Donald Trump'ın önüne koyuyor. Buna rağmen iklim anlaşmasından çekilmesi bilime de gezegene de çok zarar verici bir davranış. Siyasilerin politik ajandalarına uyduğu için bilimin gerçeklerini reddetmeleri topluma da çok büyük zarar veriyor."

Ekibin NASA'ya projesini verdiği teleskop yeni pencereler açacak.

Kaynak: Hürriyet

10 Kasım 2019 Pazar 08:47

Türkiye, NASA, Magazin
YORUMLAR