EuroSport.com

Ölüm tehditlerinden NBA yıldızlarının arasına: Tyler Herro

12 Eylül 2016, Wisconsin.

12 Eylül 2016, Wisconsin. Greenfield’da, Whitnall Lisesi’nin basketbol takımında yeni sezona bir hafta kala babası Chris, oğlu Tyler ile birlikte şehir merkezine doğru gidiyor. Zira Wisconsin Üniversitesi’nin basketbol takımından iki direktör, Tyler’ın geleceğini konuşmak için bir hayli istekli.

Buluşma sonrası bir nevi prensip anlaşmasına varılıyor. Hatta üniversitenin blog sitesinde, “Yeni Wisconsin’li: Tyler ‘Hero’ Herro” adlı bir yazı bile yayımlanıyor.


Ölüm tehditleri


9 Kasım 2017, Kentucky. Tyler ve Chris, Wisconsin’e dönüş yolundalar. Yolculuk yine basketbolla alakalı fakat bu sefer ortam fazlasıyla sessiz. İkili, Greenfield’daki müstakil evlerine doğru yol alırlarken Chris Herro, yolculuk boyunca süregelen sessizliği bozuyor: “Yüce tanrı aşkına! Benim oğlum Kentucky’e gidecek!”

Tyler, 14 Kasım 2017’de basına yaptığı bir açıklamada ailesiyle konuştuğunu ve NCAA kariyeri için en doğru yerin Kentucky Wildcats olduğunu açıkladı. Annesi, “John Calipari, oğlum için olabilecek en iyi baş antrenör. Tyler, oraya uygun bir isim.” derken babası, “Çok uzun bir süre düşündük. Aslında Wisconsin’i tercih etmeyi düşünüyorduk fakat Kentucky, Tyler için daha iyi bir yer.” ifadelerini kullanmıştı.

19 Kasım 2017, Herro Ailesi’nin evi, Greenfield. Pazar günündeki güneşli havayı nehir kenarında geçirmeye karar veren aile, sabah 8:42’de bir şokla karşılaşıyor. Bahçeleri, evlerinin dış cephesi, arabaları kırmızı sprey boyayla tahrip edilirken köpeklerinin kulübeleri ve Tyler’ın kardeşleri Austin ile Miles’ın basketbol oynadığı potaları yerle bir edilmiş. Kapı girişlerinin önünde ise şunlar yazıyor: “KENDİNİ BECER TYLER! ÖLECEKSİN! YAŞASIN WISCONSIN!”

Genç basketbol oyuncusu ertesi gün lisedeki derslerinden çıkıp takımla antrenmana katılmak için soyunma odasına gittiğinde dolaptaki eşyalarının çalındığını ve dolabın içine, “BECERİKSİZ HERRO! SENİ ÖLDÜRECEĞİZ HERRO! YAŞASIN WISCONSON” yazıldığını görüyor.

Herro, lisedeki baş antrenörü Travis Riesop’a durumu açıkladığında koçundan sakin kalması ve bunların performansını olumsuz etkilememesi gerektiği konusunda nasihatler alıyor.


Yaşasın Kentucky!


10 Temmuz 2018, Kentucky Wildcats antrenman salonu. John Calipari yönetimindeki takım, sezon öncesi ilk antrenman kampı için bir arada. Wisconsin’li Herro, antrenman başladığında herkesin tanımak isteyeceği bir oyuncuya dönüşüyor.

Sağ eli dominant olmasına rağmen sahadaki dört penetre kanalını hızla kat edip 34/34’le skor üretmesiyle büyülüyor. Şut antrenmanında ise tepe, forvetler ve diplerden toplam 100 şut denerken yalnızca sağ forvet ve dipte altışar şut kaçırıyor. 196 santimetrelik ve 88 kilogramlık 2000 doğumlu Herro, bütün dikkatleri üzerine çekiyor.

İkinci antrenman savunma ağırlıklı geçerken Herro, fiziksel dezavantajını inanılmaz bir istekle yamalamaya çalışıyor. Kendisine karşı drive edildiği zaman topu çalmak ve şutları bloklamak için elinden gelen her şeyi yapıyor. Fakat fiziksel yetersizliği, poster smaçlarda yerde kalan oyuncu olmasına neden oluyor.


Aile


“Herro takımımızda olduğu için kesinlikle şanslıyız. Takımdaki herkes yorulup eve gitmek istediği zaman o asla durmuyor ve biraz daha antrenman yapmak istiyor. Şut konusundaki yeteneği mükemmel, içgüdülerine güveniyor ve kendisine karşı hataların söylenmesinden asla rahatsız olmuyor.” diyor efsanevi antrenör Calipari ve ekliyor: “Ailesiyle olan bağı ve basketbola olan tutkusu herkeste yok. Twitter’da kendisi hakkında yazılan her bir olumsuz yoruma sinirleniyor fakat bu siniri, onun oyununu daha da iyi hâle getiriyor.”

Aslında Tyler için durum dört yaşından beri böyle. Yerel bir YMCA’deki resim ve el sanatları kursunu ilk gün yarıda bırakıp babasının yanına gitmesi ve ona basketbol topu istediğini söylemesi, veya altı yaşında her yer karla kaplıyken dışarıya çıkıp annesiyle basketbol oynaması Tyler’ın basketbol ve aile bağını gösteriyor.

Kentucky, NCAA’de Houston’u 62-58 geçerken Tyler son saniyelerde üçlüğü göndererek takımını bir üst tura taşıyordu. Maçı tribünden takip eden babası o anlarda, “Hey seni lanet olası. Sen onu savunamazsın. Sen onu asla savunamazsın.” diyordu. Aslında Chris Herro, tıpkı oğlu gibi parıltılı bir lise ve kolej basketbol kariyerine sahipti fakat çapraz bağlarını koparmasıyla parkelere bir daha dönemedi. Tabii oğlunun her önemli anında ön saflarda yer alması, Tyler’ın basketbola olan tutkusunu gen haritası bakımından bir nevi özetler nitelikte.


Ve günümüz


20 Haziran 2019, Brooklyn. Kolejdeki 37 maçında 14,0 sayı ortalamasını tutturan ve skor üretme konusundaki meziyetiyle öne çıkan Herro, 2019 NBA Draftı’nda 13. sıradan Miami Heat tarafından seçiliyor.

Şu ana dek oynadığı maçlarda kendisinden önce seçilen ve en az 35 maç oynayan dokuz oyuncuyu toplam sayı üretme konusunda geride bırakan genç yıldız, çaylaklar arasında ligin en fazla üçlük isabeti bulan oyuncusu. Şut konusundaki büyüleyiciliğinin yanı sıra maçların clutch dönemlerinde 2,4 asist ortalaması yakalaması, patlayıcı olmayan fakat zekâ dolu atletizmi, hızı ve asla vazgeçmeyen oyun felsefesiyle Miami Heat’in en değerli parçalarından biri hâline geldi.

Birkaç yıl önce ölüm tehditleriyle boğuşurken Wisconsin dâhil neredeyse bütün basketbol dünyasının sevgisini ve ilgisini kazanarak NBA’in yıldızları arasına sağlam bir adım attı ve bu yalnızca bir başlangıç.

Kaynak: EuroSport.com
26 Ocak 2020 Pazar 20:14
YORUMLAR

Son Dakika