Onur Vs. Galatasaray

Bütün alkışlarımızı Mustafa Reşit Akçay ve ekibini belki de şimdilik kurtaran Onur’a gönderelim. Olağanüstü bir müsabaka çıkardı.

Öncelikle 30. dakika sonrası gelen Galatasaray temposu için methiyeleri sıralayalım. Bu tempo bize ilk 30 dakikadaki can sıkkınlığını da unutturdu.
Bütün alkışlarımızı Mustafa Reşit Akçay ve ekibini belki de şimdilik kurtaran Onur'a gönderelim. Olağanüstü bir müsabaka çıkardı. En son 1996 yılında meşhur Trabzonspor-Fenerbahçe maçında böyle bir kaleci performansı izlemiştim. O maçta kalesini kapatan isim Rüştü idi. Hami'nin mesafe ve hız tanımaksızın attığı şutlarda büyüyerek kaleyi küçültmüş ve o sene Fenerbahçe şampiyonluğunun mimarı olmuştu.
Maçın temposuz geçen ilk bölümünde Gökhan Zan çok sıkılmış olacak ki taraftarın adrenalini üst seviyede tutmak için tüm şartları zorladı. Henüz 4. dakikada cepheden süzülerek gelen topu kafa ile rakibinin önüne indirerek olası bir tehlikeye davetiye çıkardı. Sonrasında bir taç atışını müteakip önce topu yere indirip (alt yapılarda hiç bir şey öğretilmez ise stoper öncelikle topu yere indirmemesi öğretilir) sonra röveşataya kalkışması ve Colman'ın yararlanamadığı gol pozisyonu ile Ali Sami Yen Arena'ya yamaç paraşütü efekti yaşattı. Bütün bunlar olurken Galatasaray'da Sabri ve Riera oyunu genişletecek herhangi bir teşebbüste bulunmadığı için bireysel ince zeka performansları da devreye giremedi. Ne olduysa Olcan-Melo arasında orta sahada gerçekleşen mücadele sonrası oldu. Bu dakikadan sonra Galatasaray temposunu bulmaya Trabzonspor ise işin tamamen savunma yönün düşünmeye başladı.
İkinci yarı bizler hala Onur için methiyeler düzerken Galatasaray adına kırılma anında Muslera ön plana çıktı. Yusuf'un ceza alanına gönderdiği pası Henrique'nin asiste çevirmesine Muslera harika bir refleks ile izin vermedi ve Galatasaray'ı moral olarak oyunda tuttu. Galatasaray'ın Wesley-Drogba imzalı tiki-takasında Burak geçen hafta olduğu gibi çevre kontrolü yapmadan topa dokundu ama bu sefer şansı yaver gitti. Trabzonspor golünde ise öncelikle Riera " first touch" olarak taca çıktı ve Olcan topu mükemmel kontrol ederek topu golü buldu. Galatasaray'ın şansı Yumlu'nun klasik dikkat dağınıklığı ve Burak Yılmaz'ın golü kokusunu anında alması oldu. Oyun konsollarında göreceğimiz bir gol Galatasaray'ı maçın adrenalin salgılayan temposuna geri getirdi.
Akılda kalanlar
-Wesley-Onur müsabakası. Snatch filmi Ali Sami Yen Arena'da adeta tekrar çevrildi.
-Drogba'nın siniri; gözler ustanın üstündeyken şartlar ne olur ise olsun bu sinir yakışmadı.
-Selçuk geçen hafta 70. dakikada Wesley'in boşalttığı bomboş çerçeveye yürüyerek dahi gitmemiş ve kamuoyunun dikkatinden kaçan pozisyonda Galatasaray golü bulamamıştı. Bu hafta özellikle ikinci yarı Wesley alanlarına Selçuk zaman zaman çok iyi gitti ama Illaremendi ve Wesley 'in boş alan zekasını etüt etmesi gerekmekte.
-Yekta Kurtuluş'un 3 önemli top kayı (yanlış pas tercihi) hariç 'deep lying playmaker' rolünün hakkını vermesi.
-Manci'nin Wesley üzerindeki olumlu etkisinin pik yapması.
22 Aralık 2013 Pazar 23:20

Fenerbahçe, Trabzonspor, Mustafa Reşit Akçay, Galatasaray, Spor
YORUMLAR