Özgürlüğümün Kısıtlanmasını Asla İstemem

En son 'Karaoğlan' filmi ile hayranlarıyla buluşan Müge Boz: Özgürlüğüm kısıtlansın istemem.

Geçen hafta vizyona giren 'Karaoğlan'ın sevgilisi 'Bayırgülü'nü canlandıran Müge Boz; Anadolu Üniversitesi Sinema TV Bölümü mezunu. Tasarım ve fotoğraf üzerine burs kazanarak Norveç'e giden oyuncu; 'Melekler Korusun', 'Leyla ile Mecnun' ve 'Şüphe' gibi yapımlarda da rol aldı. Ünlü oyuncu; Yeni Aktüel dergisinden Sebla Koçan'a, canlandırdığı 'Bayırgülü' karakterini ve kariyerini anlattı.

Filmde canlandırdığınız 'Bayırgülü' nasıl bir karakter?

Kıskanç, olayları karıştıran, düşünmeden davrandığı için insanları zor duruma düşüren, zor duruma düştüğünde kendini kurtarmak için çeşitli taktikler yaparak aptala yatan, şirinliğini ve cazibesini kullanan, özgüvenli, rahat bir karakter.

AKSİYON HEP İSTEDİĞİM BİR ŞEY

Role nasıl hazırlandınız?

Önce at eğitimlerine başladım. Çok hızlı bir şekilde başladı her şey. Sonra dövüş ekibi hocalarından dövüş teknikleri öğrendim. Okuma provaları yaptım. Benim karakterimin bir maymunu var; ona bir alışma evresi geçirdim. Bana ilk görüşmede "At binmeyi biliyor musun?" diye sordular. "Hayır ama öğrenirim" dedim. "Peki maymunla aran nasıl?" dediler. "Bilmiyorum ama bir şekilde hallederiz" dedim. Senaristler "Biz bunu yazıyoruz ama bunu kim oynayacak diye endişeliydik" dediler.

Role oldukça istekliymişsiniz...

Evet... Ama her şey çok profesyonel yürüdü. Maymunun ve 'Karaoğlan'ın atının dublörü vardı. Hayvanlarla iç içe bir çekim oldu. Çekimler; Kilyos ile Kemerburgaz arasında eski maden ocaklarının bulunduğu Çift Mevkii'nde yapıldı. Etrafımızda hiçbir şey yoktu. Bir bakkala gideyim desen gidemezsin. Orada sıfırdan bir kasaba kurduk. Her sabah erkenden kalkıp dövüş dersleri, okumalar, maymun 'Çiko', at binme, dans dersleri derken zor bir süreçti. Yazın en sıcak olduğu zamanlardı. Sürdüğümüz güneş kreminin haddi hesabı yoktu.

Dövüş eğitimleri nasıldı? Zevkli miydi?

Zevkliydi. Daha önce oynadığım 'Karakol' dizisi için biraz silah eğitimi almıştım. Ama aksiyon benim hep istediğim bir şey. Yapabileceğim bir şey olduğunu biliyordum. At bineyim, kılıç kuşanayım, aksiyon olsun istiyordum. Bu da tam o zamana denk geldi.

DÖVÜŞEMİYORMUŞ GİBİ YAPTIM

Çekimler zorlu mu geçti?

Yağmurun altında, çadırda, ellerim bağlı bir şekilde beş saat bekledim. Dövüş sahneleri için çok emek harcadım. Başka filmlerden kadınların dövüş sahnelerini izledim. Kadınların dövüşmesi daha farklı bir şey bence. Benim başka bir tarzım olmalıydı.

Kimlerden etkilendiniz?

'Kill Bill'de Uma Thurman... Ayrıca Angelina Jolie'den de çok etkiledim. Kudret Hoca (Sabancı) dövüş sahnelerini izlerken bana "İyi dövüşmemen gerekiyor" dedi. Dövüşemiyormuş gibi yaparken zorlandım. Bıçaklı, silahlı bir ajan karakteri olsa oynamayı çok isterim.

'Bayırgülü'ne benziyor musunuz?

'Bayırgülü' gibi; birileriyle didişen, laf dalaşına giren bir insan değilim. Kendi halinde bir tipimdir. Dediğim dedik olabiliyorum. Çok fazla plan ve organizasyon yapıyorum. Aksilik olmasını istemem. Özgürlüğüm kısıtlansın istemem. Biri bir yere giderken ben de onun peşinden gitmem gerektiğini düşünüyorsam, çantamı toplar giderim. Acaba ne olur diye düşünmem.

Sosyal bir insan mısınız?

Hiç tanımadığım bir ortamda çok rahat olabilirim ama bazen de "Gel" diye çağrıldığımda "Of şimdi ne yapacağım insanların arasında, ne konuşacağım?" derim.

#Sayfa#

KOSTÜMLERİMİ ANNEM DİKİYOR

Kostümlerinizi anneniz mi dikiyor?

Evet, zaman zaman bir şeyler sipariş ederim. Pelerin istedim en son. Dikiş-nakışı iyi bilir annem. Filmin galasında giydiğim elbiseyi de annem dikti. O elbise üzerine çok çalıştım. Filme ve karaktere uygun, masalsı ama bir yandan da şık bir elbise olması için çok araştırma yaptım. Sunum dosyası gibi bir şey hazırladım. Arkadaşlarımla da tartıştım. Yurt dışından çok güzel kumaşlar aldım. Payetler, pullar, danteller...

KENDİ YEMEĞİMİ HER ZAMAN YANIMDA TAŞIYORUM

Oldukça fitsiniz; yemekle aranız nasıl?

Ben küçüklüğümden beri yemek yapmayı çok severim. Annem yokken makarna sosları falan yapardım. Sürekli okuyorum. Yiyeceklerin besin değerleri, alkalin beslenme, kan grubuna göre beslenme gibi şeyleri merak ediyorum. Balım, zeytinyağım, zeytinlerim falan hep özel gelir. Yemeğimi hep yanımda taşırım. Bu yüzden bavulla geziyorum her zaman. Bu bir diyet değil, hayat tarzı haline geldi. Ekmek ve şekerin bu kadar zararlı olduğunu bilip de yiyemezsin. Sabah içtiğim yeşil içeceklerim var. Smoothie'yi keşfettim. Bulduğum yeşillikleri, meyveleri ya da balı, yoğurdu koyup karıştırıyorum. Normalde yiyemeyeceğim şeyleri içecek haline getirip sabahları içiyorum. Aradan belli bir zaman geçtikten sonra; kendi karışımım var, onu yiyorum. Haşlanmış yumurta, domates, salatalık, zeytinyağı, peynir, zeytin karıştırıp yiyorum. Beni kabın içinden böyle yemek yerken görebilirsiniz. Sette ne kadar güzel yemek çıksa da yağlı oluyor ve düzenim bozuluyor.

EKMEĞİMİ DE KENDİM YAPARIM

Bu kadar dikkat ediyorsunuz; hiç mi zararlı alışkanlığınız yok?

Arada gidip bir hamburger, patates kızartması yiyorum ama ondan sonraki günler dikkat ederek onu dengeliyorum. Diyelim ki lahmacun yemek istedi canım; gidip en güzel yerde yemeği tercih ediyorum. Madem yiyorum, o zaman iyisi olsun diye düşünüyorum. Nerede ne iyi diye araştırırım. Bir yerde çok özel bir şey vardır; onu kaçırmam, rejimdeyim diye düşünmem. Ekmeğimi de kendim yapıyorum.

NORVEÇ'TEKİ HAYAT GARİPTİ

Kaç yıldır İstanbul'da yaşıyorsunuz?

Altı-yedi yıl oldu. İzmir'den üniversite için geldim. Sonra bir sene Norveç'teydim. Aslında İstanbul'da doğdum ve büyüdüm.

Norveç nasıldı?

Çok güzeldi. Türklerle çok fazla zaman geçirmedim. İlk gittiğimde birtakım şeyleri garipsedim. Pazar günü restoranlar açık değildi. Atıştırılacak bir şey için benzin istanyonlarına gitmek gerekiyor.

Sabah : http://www.sabah.com.tr

Kaynak: Sabah.com.tr

18 Ocak 2013 Cuma 06:03

Magazin
YORUMLAR