Şair ve Yazar Vahap Akbaş Anıldı

Şair ve yazar Vahap Akbaş için anma etkinliği düzenlendi.

Şair ve yazar Vahap Akbaş için anma etkinliği düzenlendi.



İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Daire Başkanlığı Kültürel Etkinlikler Müdürlüğü'nce Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi'nde düzenlenen etkinliğe, Akbaş'ın ailesi ve sevenleri katıldı.



Etkinlikte konuşan İBB Kültür Daire Başkanı Abdurrahman Şen, Akbaş'ı bir kez daha anlamaya çalıştığını belirterek, "Dün ne yediğimizi unuttuğumuz gibi, okuduğumuzu da bazen unuttuğumuz oluyor. Çok değerli isimleri okuduğumuzu söylüyoruz ama uygulamalarımıza baktığımızda, eksiklikler görüyoruz. Demek ki, anmaktan öte, anlamaya da biraz ağırlık vermemiz lazım. Bugün Vahap dostumuzun yakın arkadaşları, dostları, onun farklı yönlerini anlatacaklar. Bir kere daha kimi kaybettiğimizi anlayacağız" ifadelerini kullandı.



Paneli yöneten, yazar Mehmet Miyasoğlu, konuşmacıların Vahap Akbaş'ı kendisinden çok daha iyi tanıdıklarını dile getirerek, "Bu tip konularda profesyonel bile olsanız, tanıdıklardan bahsederken insan hakikaten zorlanıyor. Hele de benim Vahap amcayla olan ilişkim gibi bir durum olduğu zaman, insanın boğazına bir şeyler düğümleniyor. Sevince böyle oluyor" dedi.



Eryiğit: "Popüler deyimle, 'şovmen' değildi"



Şair ve yazar İbrahim Eryiğit, çok yakın zamanda Akbaş'ı anlatan bir kitap çıkacağını söyleyerek, "Rahmetli, popüler deyimle, 'şovmen' bir insan değildi. Çok alçak gönüllü, mütevazıydı. Yeni tanıştığı birine, şair olduğunu asla söylemezdi. Ortaya koyduğu şiir kitapları, roman ve denemeleri, özellikle genç arkadaşlara, çok güzel bir yol haritası olarak, edebiyat literatürüne eklendi. Onu gülen yüzüyle hatırlıyoruz. En zor durumda bile somurttuğunu görmedim" diye konuştu. 



Eryiğit, "Bir şair, en iyi, şiirle anlatılır" diyerek, Akbaş'ın ölümünün ardından kendi yazdığı, "Yüreğiyle Gülen Adam" isimli şiirini okudu.



Konuşmacılardan şair ve yazar Mustafa Özçelik, "İnsanoğlu öldüğü zaman, bütün amellerinin sevabı da sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır: Sadaka-i cariye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat" hadisini hatırlatarak şunları kaydetti:



"Ben Vahap Akbaş'ı aynı dergilerde yazmaya başladığımız için, neredeyse 40 yıldır tanıyan ama yüzyüze de en az 25 yıllık beraberliği olan biri olarak, herhalde onun hakkında bir tanıklık yapabilirim. Gördüğüm, gözlemlediğim ve yaşadığım olaylardan hareketle şu cümleyi çok rahat kuruyorum. İnşallah Vahap Akbaş kardeşimiz de bu hadisin müjdelediği şanslı kullardan biriydi. Onun yaptıklarını bir bütün olarak düşündüğümüzde bu hadiste geçen üç unsurun da gerçekleştiğini görüyoruz."



Yardım: "Çantasında muhakkak kitap olurdu"



Kubbealtı Kültür ve Sanat Vakfı Yazı İşleri Müdürü Mehmet Nuri Yardım, şairin İstanbul'a geldiğinde bir güzergahı olduğunu belirterek, "Önce Kubbealtı'na gelir, oturur sohbet ederdi. İkinci durak Mustafa Kutlu, Dergah Yayınları. Oradan Şerif Aydemir, ESKADER, son olarak, kitaplarının da yayınlandığı, Beyan Yayınları'na uğrar, Ali Kemal Temizer'le muhabbet ederdi. Gerçekten enteresan bir şekilde Kubbealtı'na her gelişinde saatlerce konuşurduk" ifadelerini kullandı.



Akbaş'ı "mübarek bir insan" olarak değerlendiren Yardım, şöyle devam etti:



"Derviş gibi bir insandı. Bir çantası vardı. Normalde hepimizin çantası gibi bir çanta ama o kadar bereketliydi ki içinde mutlaka kitapları olurdu. Başka misafirler, gençler gelirdi. Mutlaka onlara kitap hediye ederdi. Hiçbir zaman kitap hediye etmediğini görmedim. Bence o çanta dualıydı."



Prof. Dr. Nurullah Genç ise Arif Nihat Asya'nın "Düşünülüyorum, öyleyse varım" sözüne gönderme yaparak, "Kıymetli ağabeyimiz düşünülmüş, bu salona taşınmış. Var olacağız. Elbette kaybolmayacağız. Sonsuzluğa kadar var olacağız. Bir dünyayı değişip, başka bir dünyaya gitsek bile. 25 yıl beraber olduk. Hemen hemen her yıl değişik programlarda beraberdik. Bir insan olarak onu en yakınında izleyen dostlarından biriyim" dedi.



Vahap Akbaş'ın, akli muhakemeyi ön plana çıkararak davranmayı bir maharet olarak gösterdiğini aktaran Genç, "Sanatkarların, özellikle ihtiyaç sıralamasında en üst ihtiyaç noktası olan, 'kendini tamamlama noktası'na ulaşmaları lazım. Vahap Akbaş, bu noktaya ulaşmış güzel insanlardandı" diye konuştu.



1954'de Batman'da doğan Vahap Akbaş, şiir, hikaye, roman, deneme ve biyografi dallarında birçok esere imza attı. Akbaş, 15 Kasım 2014'te hayatını kaybetti.

Kaynak: AA
15 Kasım 2015 Pazar 20:01

Son Dakika