Sarı mayolular #1

Sezonu açtık, klasikleri noktaladık, Giro’yu bitirdik.

Sezonu açtık, klasikleri noktaladık, Giro’yu bitirdik. Ve artık sırada 49 haftanın sultanı var: Tour de France. Bisikletin en prestijli organizasyonu, Frank diyarının göz bebeği Fransa Bisiklet Turu bugün başlıyor!

Önceliği kötü haberlere verelim. Bu sene Tour öncesi bazı önemli isimleri sakatlıklara kurban verdik. Giro’nun ilk haftasında düşen Sunweb’li Tom Dumoulin, yine Giro’da sakatlık yaşayan Team-Emirates sprinteri Fernando Gaviria ve Criterium du Dauphiné esnasında antranmanda düşen INEOS’lu Chris Froome bu sene temmuz ayını Fransız asfaltlarında geçiremeyecek.

Bu önemli üç ismin yokluğu hem genel klasmanda mücadelesinde hem sprint finişlerinde heyecanı pek aksatmayacak gibi gözüküyor. Sarı mayo için de yeşil mayo için de iddialı isim konusunda kıtlık yaşamayacağız.

Genel klasmanda üç güçlü kadro öne çıkıyor: Astana, INEOS, Movistar. Yates biraderler buna itiraz edebilir. “Mitchelton Scott” ne güne duruyor peki?” diye sorabilirler. Cevabımız hazır: “Simon, sen Giro’da epey bir hırpalandın, pek güven de veremedin. Adam, sana gelince… Kardeşin yorgun, onun dışında güvenebileceğin bir domestiğin var mı?” Bu sorulara doyurucu cevaplar gelirse Tour esnasında Yates ailesinden pek âlâ özür dileyebiliriz.

Astana takımı sezona çok iyi bir giriş yaptı. Klasikler döneminde Deceuninck - Quick Step ile birlikte galibiyet sayısında başı çekiyorlardı. Her ne kadar söz konusu dönemin sonrasında “Wolfpack”in gerisine düşseler de Tour’a çok güçlü bir kadroyla geliyorlar. Jakob Fuglsang liderleri olacak. Klasiklerde Julian Alaphilippe’ten çok çeken ancak Liège - Bastogne - Liège’de Julian’ı geçerek mutlu sona ulaşan Danimarkalı, Criterium du Dauphiné’yi kazandı ve oldukça formda. Ancak sezonun erken dönemlerinde de yüksek performans verdiğini ve daha hiç üç haftalık turda zirveye oynamadığını göz önüne alırsak Fuglsang’ı favoriler listesinde en üst sıraya yazmak mantıksız olabilir. Fuglsang’a Astana kadrosunda eşlik edecek isimler oldukça dikkat çekici. Giro’da iki etap alan Pello Bilbao, klasiklerde oldukça güçlü gözüken Alexey Lutsenko, Paris-Nice’te bu yıl etap kazanan Magnus Cort Nielsen, İspanyol Bilbao’nun vatandaşları Luis Leon Sanchez, Omar Fraile ve Gorka Izagirre… Korkutucu bir ekip, birden fazla etap almaları oldukça muhtemel ama düzenli bir genel klasman savaşı verebilecekler mi? Dağlara gelince tekrar konuşuruz.

INEOS geçen yıl olduğu gibi Paris podyumunda iki isimle yer alırsa kimse şaşırmayacaktır. Geçen yıl Geraint Thomas kazanır, Chris Froome üçüncü olurken bu başarıdaki en büyük pay sahiplerinden biri Egan Bernal’di. 22 yaşındaki Kolombiyalı bu sene hem Paris-Nice’te hem İsviçre Bisiklet Turu’nda genel klasman lideri oldu. Geçen yıl domestiklik yaptığı Thomas’la bu sene takım liderliğini paylaşacak. Thomas, geçen yıl Paris’ten ayrıldıktan sonra bisiklet üzerinde pek verimli vakit geçirmedi. Üstüne üstlük İsviçre Turu’nda düştü ve yarışı tamamlayamadı. Takımda Dauphiné’de birer etap alan Dylan Van Baarle ve Wout Poels gibi, onların yanı sıra Michal Kwiatkowski ve Jonathan Castroviejo gibi mükemmel tamamlayıcı parçalar var. Son iki büyük turu boş geçen INEOS’un Tour’u üst üste beşini kez kazanması güçlü bir olasılık.

Giro’da Richard Carapaz’la ilk, Mikel Landa’yla dördüncü sırayı alan Movistar, Tour’a yine genel klasman zirvesi için geliyor. Ancak bu zirve için adayları kim, orası muamma. Landa yine burada, ancak Giro’da yıprandığını, burada yüzde yüzünde olamayacağını ön görebiliriz. Nairo Quintana nereye kadar gider, tahmin etmesi güç. İki bin metre rakımın üstüne tam yedi kez çıkılacak olması ve bireysel zamana karşı kilometrelerinin kısıtlı olması Kolombiyalıyı umutlandırıyor olabilir. Takımın bir diğer genel klasman kazanabilecek, aynı zamanda en formda isimlerinden biri ise dünya şampiyonu Alejandro Valverde. 39 yaşındaki İspanyol, Route d’Occitanie’yı ve İspanya Ulusal Yol Yarışı Şampiyonası’nı kazanarak Tour’a geliyor. Ancak yüksek rakımlar, takım arkadaşı Quintana için ne kadar avantajsa Valverde için o kadar dezavantaj. Movistar’da Marc Soler ve Andrey Amador gibi iki güçlü tırmanışçı domestiğin olması takım adına işleri kolaylaştırıyor, ancak bu domestiklerin hangi lider için çalışacakları ne kadar belirli, onu da dağlara gelince göreceğiz.

Tabii ki bu üç takım dışında da buraya genel klasman için gelen takımlar var. Örneğin iki Fransız World Tour takımı, Française des Jeux ve AG2R La Mondiale … FdJ’de Thibot Pinot, AG2R’de Romain Bardet, Fransızların yine ve yeniden umudu olacaklar. Jumbo Visma’da geçen yıl Tour’da fena iş çıkarmayan Steven Kruijswijk podyum kovalayabilir ancak takımı Tour’a daha çok Dylan Groenewegen’i sprint finişlerinde ön tarafa taşıyacak bir kadroyla geldi. Team Emirates’ten Fabio Aru, Katusha-Alpecin’den Ilnur Zakarin, EF Education First’ten Rigoberto Uran yine buradaki genel klasman adayları. Fakat bu isimlerin yalnızca aday olarak kalmasının ihtimali daha yüksek.

Sprint finişlerinde de tıpkı genel klasman yarışındaki gibi birçok önemli ismimiz olacak.

İki sprint treni ön plana çıkıyor. Peter Sagan için çalışacak Bora Hansgrohe ve Elia Viviani için çalışacak Deceuninck-Quick Step.

Sagan çok iyi bir sezon geçirmiyor. Klasikler döneminde güçlü gözükmedi. Bu sezon herhangi bir tek günlük yarış kazanamadı ancak İsviçre Bisiklet Turu’nda bir galibiyet aldı, toplam dört kez podyuma çıktı. Toplamda yedinci kez yeşil mayoyu alarak bu mayoya en çok sahip olan isim olmak istiyor Slovak bisikletçi.

Quick Step iyi bir sprint treninin yanı sıra her tür etapta galibiyet alabilecek bir kadroya sahip. Vivani de tıpkı Sagan gibi Tour’a yaklaşırken formunu arttırdı. İsviçre Bisiklet Turu’nda iki etap kazandı, bir kez ikinci oldu. Geçtiğimiz hafta koşulan İtalya Ulusal Yol Yarışı Şamipyonası’nda tri-colore’yi üzerinden çıkardı 30 yaşındaki sprinter. Tour’da ikinci kez yer alacak Viviani’nin amacı bu yarıştaki ilk etap galibiyetini, olursa tabii ki daha fazlasını kazanmak olacak.

Tour de France’ta tam 30 etap kazanmış olan Mark Cavendish, bu yıl Tour’da olmayacak. Dimension Data onun yerine sprint treni lideri olarak Norveçli Edvald Boasson Hagen’i getiriyor. Hagen de Dauphiné’de etap alanlar arasında. Pek iyi bir sezon geçirmeyen Dimension Data, temmuz ayı boyunca Hagen’den medet umacak.


Greg Van Avermaet’ı da turuncu formasıyla Tour’da izleyeceğiz. Avermaet, yeni takımıyla, belki de biraz takımı yüzünden, iyi bir sezon geçirmiyor. Belçikalının bu yıl iki etap galibiyeti var. Üçüncüsünü Tour’da arayacak.

2017 ve 2018’de Tour’da toplam üç etap kazanan Jumbo Visma’nın Hollandalısı Dylan Groenewegen, bu yıl da sprint finişlerindeki en hızlı isimlerden olacak. Jumbo Visma’nın Groenewegen’e ek olarak toplu sprintlerde iddialı olabilecek bir ismi daha var: Wout van Aert. Bu sene bisiklet yarışlarına ekstra bir keyif katıyor Belçikalı genç bisikletçi. Klasiklerde sürekli atak yapmış ancak bir türlü World Tour seviyesindeki ilk galibiyetini alamamıştı. O ilk galibiyetler Dauphiné’de geldi. Van Aert, Dauphiné’de biri bireysel zamana karşı etabında, biri toplu sprint finişinde olmak üzere iki galibiyet elde etti. Van Aert, Tour’a da şüphesiz ki renk katacak. Toplu sprint finişinde de, uzun bir kaçışın ardından da etap galibiyetine ulaşabilir.

Tüm bu isimleri sayarken Team-Emirates’li Alexander Kristoff’u unutmamak gerekir. Ancak hem Kristoff pek iyi bir sezon geçirmiyor hem de takımı kadroyu daha çok genel klasmancı Fabio Aru’nun etrafına kurmuş gibi gözüküyor.

Son olarak kırmızı beyaz benekli mayo, yani dağların kralı mayosu için adaylara göz atmak gerekiyor. En büyük aday tabii ki geçen yıl bu mayonun sahibi olan Quick Step’li Julian Alaphilippe. Fransız bisikletçi harika bir sezon geçiriyor, kariyerinin zirvesinde. Bir de bakmışız ki Alaphilippe altıncı günkü ilk dağlık etabın ardından genel klasman için savaşıyor! Bunun olma ihtimali düşük ancak seyir zevkini arttıracağına şüphe yok. Fransızın dağların kralı mayosu için rakiplerinden biri Trek Segafredo bisikletçisi İtalyan Giulio Ciccone olabilir. Ciccone Giro’da hem dağların kralı mayosunun sahibi olmuş hem de kaçışın ardından güzel bir etap galibiyeti elde etmişti.

Tour, bugün Belçika’nın başkenti Brüksel’den start alacak. 106’ncı Tour’un ilk etabının toplu sprint finişine sahne olması bekleniyor. Etap Brüksel’den başlayacak ve alınacak 194,5 km’lik yolun ardından yine Brüksel’de sona erecek. İkinci gün de takım zamana karşı etabı için Brüksel’deyiz, üçüncü etapla birlikte ise Fransa topraklarına kavuşacağız. Vive le Tour!


Hazırlayan: Enes KANBUR

Kaynak: EuroSport.com

06 Temmuz 2019 Cumartesi 14:23

Brüksel, Paris, Van, Spor
YORUMLAR