Sarkozy'ye Öyle Sözler Söyledi Ki...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında hitap etti.

Başbakan Erdoğan konuşmasında şunları kaydetti:

Annemin vefatı sebebiyle beni yalnız bırakmayan herkese şahsım ve ailem adına teşekkür ediyorum. Taziyede bulunmak üzere gelenlere, telefonla arayanlara yine ayrıca teşekkür ediyorum. Aziz milletimizin gösterdiği bu gönül inceliğini unutmamız mümkün değil. Taziye mesajlarına doğrudan karşılık veremediğimiz dostlarımız bizleri mazur görsünler.



Dostlar sağolsun, kardeşlerimiz sağolsun ve dostluğumuz ebediyen baki kalsın. Merhameti bol olan Rabbim, herkesin bütün geçmişlerine rahmet eylesin. Annelerimiz, babalarımız bizim hayattaki meşakkatlerle nasıl başa çıkacağımızı öğrettiler. Aynı zamanda kulaklarımıza dediler ki bir değirmendir bu dünya. El hak öyledir. Bir değirmendir ve baki olan sadece O'dur.

Ölüm haktır, hesap haktır, ebedi hayat haktır. Evet her zaman her lahza bu hakikati hatırlamaya ve hatırlatmaya çalışıyoruz, çalışmalıyız. İnşallah son nefesimize kadar üzerimizdeki bütün hakları helal ettirene kadar yaşarız ve üzerimizde kul hakkı kalmadan huzura varırız.

Yeni anayasa konusunda iyi bir başlangıç yaptık. Bize düşen milletin rıza göstereceği bir metin üzerinde mutabakat sağlamak. Bu Meclis adını tarihe altın harflerle kazıyacaktır. bu tarihi fırsatı milletimizin kazanç hanesine kaydetmek büyük bir onurdur. TBMM'de temsil edilen tüm partilerimizin ön şart olmaksızın uzlaşma komisyonunda masaya oturmaları kanaatimce en önemli eşiğin aşılması anlamına gelir. Bu mesele yeni bir mesele değildir. 1,5 asırlık geçmişi olan anayasa çalışmaları elimizin altında olduğuna göre, gerekli birikim fazlasıyla bunu yapmaya yeterliyiz, muktediriz.

Süreç kendi mecrasında işleyecektir. Bir müşterek irade oluşmasını umuyoruz. Bu işin muhakkak bir sınırı olmalı. Gelin bu işi sıkı tutalım ve bir yıl içerisinde işi bitirelim. Kimse bunu yanlış bir anlama sokarak yanlış mecralara sokmaya çalışmasın. Bu parlamentonun bir yıl içerisinde bu işi bitireceğine inanıyorum. Bölgemizde tarihi gelişmeler yaşanıyor. Samimi çabalarımızın bölge halkları nezdinde gördüğü karşılık bizi gururlandırıyor. Dünyanın neresinde başı öne eğilmiş bir toplum varsa Türkiye oradadır.

Dini gurupların temsilcileriyle bir araya geldik. Üsküp'te TİKA tarafından restore edilen Muratpaşa Camii'nde insanlara hitap etme fırsatı bulduk. Gostivar ve Kalkandere'deki o büyük coşkuyu sizlerle paylaşmam mümkün değil ancak yaşanır. Makedonya ziyareti sonrası Güney Afrika Cumhuriyeti'ne gittim. 2010 yılında kendilerinin bir Türkiye ziyareti vardı ve iadeyi ziyaretimizi ancak gerçekleştirebildik.

Güney Afrika özel önem atfettiğimiz bir ülke. Daha önce 2005'i Türkiye'de Afrika yılı olarak ilan etmiştik. Ağustos 2008'de düzenlediğimiz Türkiye-Afrika zirvesi ile ilişkileri çok sağlam temeller üzerine oturttuk. Bazı ülkelerin küresel kriz nedeniyle elçiliklerini azaltırken biz elçilik sayımızı arttırdık. 24 olan Afrika'daki elçilik sayımızı 34'e çıkarmak istiyoruz. Biz Afrika'ya menfaat esasında değil dostluk temelinden bakıyoruz.

Afrika denince gözünün önünce pırlanta ışığı olanlar bugün yaşananların da bir numaralı müsebbibleridir. Daha adil bir uluslararası düzen inancımızı paylaşmayanlar insanlık adına atılan adımları görmezden gelmektedir. Ruanda'da nelerin yaşandığını çok iyi biliyoruz. Bakıyoruz Ermenistan'a giden Fransa'nın Cumhurbaşkanı ikircikli açıklamalarda bulunuyor. Siyaset dürüstlük istiyor, önce bunu ortaya koy. Ülkende 600 bin Ermeni var, 500 bin de Türk var. Eğer siz büyük düşünmüyor da daracık şeylerle böyle bir tavrın içerisine giriyorsan Türkiye öyle kolay yutulacak bir ülke değil. Devlet adamlığı ünvanını taşımak gelecek seçimleri değil gelecek nesilleri düşünecek şekilde hareket etmelidirler. Gerçeğe Fransız kalarak hareket edemezsiniz.

Filistin davasına kimlerin nasıl inandığını çok açık gördük. İş BM Genel Kurulu'na gelince daha önce Filistin'e devlet hakkı diyenler bugün yan çizdi. 1 yıl önce söyledikleriniz kayıtlarda mevcut. Kendileri bir araya gelip anlaşsın diyemezsiniz. Anlaşamadılar, niye? Anlaşamamalarının arkasında da egemen güçler var.
11 Ekim 2011 Salı 12:01

Güncel