Sedef Kabaş Hakkındaki 'Hedef Gösterme' Davası

Yazdığı tweetlerle İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu'na yönelik 'terör örgütlerine hedef gösterme ve tehdit' suçunu işlediği iddiasına ilişkin 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılanan spiker Sedef Kabaş'ın davası, suçun vasfı gereği İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

Yazdığı tweetlerle İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu'na yönelik "terör örgütlerine hedef gösterme ve tehdit" suçunu işlediği iddiasına ilişkin 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılanan spiker Sedef Kabaş'ın davası, suçun vasfı gereği İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, sanık Sedef Kabaş katıldı. Müşteki İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu'nu avukatı Cihan Köse'nin temsil ettiği duruşmayı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, CHP milletvekileri Melda Onur ve Mahmut Tanal ile bazı gazeteciler de izledi. Duruşmada, İstanbul ve Adana baroları avukat hakları merkezlerinden gözlemci avukatlar da hazır bulundu.

Duruşmada Sedef Kabaş'ın avukatı Fatma Vildan Yirmibeşoğlu'nun celse arasında mahkemeye, "görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının usulen ağır ceza mahkemesine gönderilmesi" talepli dilekçe sunduğu tutanağa geçirildi. 

Dilekçede, "soruşturma savcısının davayı yanlış mahkemeye açtığı, Terörle Mücadele Kanunu'na (TMK) göre iddianame hazırladığı, cezanın sınırı ne olursa olsun TMK'ya göre açılan davaların ağır ceza mahkemelerinde bakılacağı, buradaki suçun terörle mücadelede görev yapmış kişilerin hedef gösterilmesi olduğu, davanın usulen yanlış açıldığı, beraat alınsa bile dosyanın Yargıtay'dan döneceği ve atılan bir tweetle Kabaş'ın ağır ceza mahkemesinde yargılanabileceği" hususlarına dikkati çekildi.

Bu talebe ilişkin görüşü sorulan müşteki Salihoğlu'nun avukatı Köse, takdiri mahkemeye bıraktıklarını söyledi.

Beyanı sorulan sanık Kabaş ise görevsizlik açısından bir diyeceğinin olmadığını belirterek, "Şikayetçi savcıyı tanımıyorum. Kim olduğuyla ilgilenmiyorum. Benim attığım tweet, 17-25 Aralık'ta gerekli soruşturma yapılmadığı ve kuvvetli deliller incelenmeden takipsizlik kararının verilmesini eleştirme niteliğindeydi. Beraatimi talep ediyorum" dedi. 

Mahkemenin kararı

Davaya ilişkin kararını açıklayan mahkeme, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 4. maddesi uyarınca mahkemenin görevsizliğine karar verdi.

Sanık Kabaş'a isnat edilen, "terör örgütlerine hedef gösterme ve tehdit" suçlarının sevk maddelerini göz önüne alan mahkeme, Türk Ceza Kanunu ve TMK'nın ilgili maddeleri uyarınca, yargılamanın üst derece mahkemeye ait olduğunu belirterek, dosyanın görevli ve yetkili İstanbul ağır ceza mahkemesine gönderilmesine hükmetti.

Karara ilişkin Sedef Kabaş'a açıklama yapan hakim, "Suçun vasfı değişmiyor. Ancak kanunlar da çok sık değişiklik yapılıyor. Savcının gözünden kaçmış. Son değişiklikle 12. maddeye atıfta bulunuyor. Yargılamada görev yerinin ağır ceza mahkemesi olduğu belirtiliyor. Ağır ceza mahkemelerinde heyet karşısında kendinizi daha iyi ifade edebilirsiniz" diye konuştu.

Duruşmanın ardından Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde gazetecilere açıklama yapan Sedef Kabaş, "Yazdığım tweette Başsavcı Hadi Salihoğlu'nu verdiği karar nedeniyle eleştiriyorum. Savcı beyin kararı şahsi değil, tüm toplumu ilgilendiren bir karardır. Eleştiriler de şahsına yönelik değil, konumuyla ilgilidir" dedi.

Kabaş, işlenen suça karşı sessiz kalmanın suçun yarısına ortak olmak anlamına geleceğini de öne sürerek, ömrünün sonuna kadar, yazmaya, sorgulamaya ve tweet atmaya devam edeceğini kaydetti.

Tanrıkulu ve Tanal'ın açıklamaları

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, bu dava ile ifade özgürlüğüne çok ağır darbe vurulduğunu savunarak, iddianameyi "hukuk rezaleti" olarak niteledi. 

Hakimin duruşmada, "Yasalar o kadar sık değişiyor ki, savcının gözünden kaçmış" dediğini aktaran Tanrıkulu, "Bu, hukuk güvenliğinin bütün yurttaşlar bakımından ayaklar altına alındığının göstergesi. Savcılar, yargıçlar takip edemiyorsa vatandaşlar nasıl takip edecek? İddianamede hepimizin kullandığı ipad, cep telefonu suç aleti olarak gösterilmiş. Bu yargıç iddianameyi kabul etmiş. Böyle rezalet bir ortam var bu ortamı kabul etmek mümkün değil" ifadelerini kullandı.

İddianameden

Sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Salihoğlu'na hakaret ettiği ve tehditte bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınan ve savcılığa ifade verdikten sonra serbest bırakılan Kabaş hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu'nca soruşturma açıldı.

Basın suçları savcısı Vedat Yiğit tarafından hazırlanan ve "müşteki" olarak Başsavcı Salihoğlu'nun yer aldığı iddianamede, Kabaş'ın, 26 Kasım 2014'te attığı tweetlerle "tehdit" ve "terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme" suçunu işlediği öne sürülüyor. 

Sanık Kabaş'ın Twitter'da Salihoğlu aleyhine, bulunduğu makamı hedef alarak asılsız, kasıtlı, kötü niyetli ve hedef gösteren paylaşımlarda bulunduğu ve tereddüde yer vermeyecek şekilde tehdit ettiğinin anlaşıldığı öne sürülen iddianamede, Kabaş'ın, yanlı hareket ettiğini ima ederek Salihoğlu'nu itibarsızlaştırmaya çalıştığı ve bu beyanların altında resmini de kullanarak açık bir şekilde hedef gösterdiği kaydediliyor.

İddianamede, Kabaş'ın "tehdit" suçundan 6 ay ila 2 yıl ve "terörle mücadelede görev alan kamu görevlisini hedef gösterme" suçundan da 1 ila 3 yıl arasında olmak üzere toplam 1 yıl 6 ay ila 5 yıl arasında hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Kaynak: AA

30 Nisan 2015 Perşembe 14:33

Melda Onur, Mahmut Tanal, Asliye Ceza Mahkemesi, Hadi Salihoğlu, Politika, Güncel