Şehri Grilikten Kurtarmanın Yolu Sokaklarını Boyamak

Şehri grilikten kurtarmanın yolu sokaklarını boyamak Betonlaşan şehrin ruhunu geri kazandırıyor Beton şehirler yerine rengarenk sokaklar Betonlaşan şehre çizimleriyle renk katıyor Sanatçı Aybars Yücel;

Şehri grilikten kurtarmanın yolu sokaklarını boyamak
Betonlaşan şehrin ruhunu geri kazandırıyor
Beton şehirler yerine rengarenk sokaklar
Betonlaşan şehre çizimleriyle renk katıyor
Sanatçı Aybars Yücel;
"Şehirlerde toplu olarak renksizlik var"
"Çizimlerimde herkes farklı bir şey görüyor"
ESKİŞEHİR - Eskişehir'de yaşayan 27 yaşındaki sanatçı Aybars Yücel, hızla betonlaşan kentlerin daha renkli hale gelmesi için yaptığı çizimlerle sanatı sokağa taşıyor.
Sokak sanatı, daha çok ressamların duvarları, sokakları yani kamusal alanları renklendirmesiyle ortaya çıkan çalışmaları kapsıyor. 1980'li yılların başlarında dünyaya yayılan ve bugünlerde sosyal medyanın etkisiyle tekrar popülerleşen sokak sanatı, Eskişehir'de 'devak' ismiyle çizimler yapan Aybars Yücel ile tekrar gün yüzüne çıktı. Son dönemlerde çok tartışılan betonlaşan şehirler meselesine çözüm öneren Yücel, çizimleriyle 7'den 70'e herkesin beğenisini kazanıyor.
Amaç sokağa bir iz bırakmak
Çizimin eskiden beri hayatının bir parçası olduğunu belirten Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarım Bölümü mezunu Aybars Yücel, "İlk önce Konya'da Makine Resim Konstrüksiyon Bölümünü okudum. Fabrikada çalışırken bir anda güzel sanatlara hazırlanmaya başladım. Ankara'da yaşıyorum. Eskişehir'i sevdiğim için uzun süredir burada kalıyorum. Çizime 7 yıl önce başladım, sokak sanatıyla uğraşmaya ise 4 yıl önce başladım" şeklinde konuştu.
"Çizimlerimde herkes farklı bir şey görüyor"
Çizimlerinde daha çok mekanik insanlara yer veren Yücel, "Yazın Akdeniz ve Ege bölgelerini gezerek bu işi yapıyorum. Gezerken sırt çantamda mutlaka boya oluyor, canım sıkıldığında otomatikman başka şehirlerde de boyuyorum. İş olarak da aynı zamanda bunu yaptığım için başka şehirlerden çağrılıyorum. Kafe olur, otel olur, benzeri yerler olur. Onun dışında bir şehre iş yapmaya gittiysem orada sokakta mutlaka bir iz bırakıyorum. Yani geçim kaynağım bu. Yüzey benim için fark etmiyor yani ha kağıda çizmişim ha tablo kanvasa çizmişim ha sokakta duvara çizmişim. Hepsi benim için aynı görünüyor. Duvar olması biraz daha cezbedici geliyor sokakta olduğu için. Sonuçta oraya bir iz bırakıyorsunuz ve sokaktan geçen bir insan için çok farklı anlamlar ifade edebiliyor. Orada anlattığınız şeyi herkes kendisi yorumluyor. Her bir çizimde farklı bir şey var. Ben anlatıyorum ama ne anlattığımı açıklamıyorum. Ben buraya bir şey çizdim, sen buna baktığında başka bir şey görürsün, başkası baktığında da başka bir şey düşünür. Yani insanlar kendisi yorumluyor, bu da benim daha çok hoşuma gidiyor" şeklinde konuştu.
"Şehirlerde toplu olarak renksizlik var"
Ayrıca daha önce çevreyi kirlettiği gerekçesiyle kendisine para cezası da kesildiğini belirten sokak sanatçısı Aybars Yücel sözlerine şöyle devam etti:
"Duvara kadın çizdiğim için binadan çıkan birisi 'bizim binamıza nasıl kadın çizersin' diye ağır bir tepki gösterdi. Kimisi de 'bizim binamızı güzelleştirdin, teşekkür ederim' dedi. Toplu olarak şehirlerde grilik var, renksizlik var, çirkin bir mimari anlayışımız var. Bunları değiştiremeyiz ancak bir şeyler yapabiliriz. Burası beyazdı üzerine çizim yaptım, renklendi. Otomatikman buranın algısı değişti, çehresi tamamen farklı bir şeye döndü. Bunu değiştirmek bizim elimizde. Binayı söküp buraya ağaç dikemeyiz ama buranın üzerine bir şeyler yapabiliriz."
07 Ocak 2018 Pazar 11:09

Yerel