Hürriyet

Şerefini kaybetmektense ölmeyi tercih eden Mai'nin ülkesi: Letonya

TAM bir doğa harikası Letonya'yı gezmeye başkent Riga'da başladım. Ülke bir doğa harikası ancak birçok tarihi katedraller, kale ve saraylara ev sahipliği yapıyor.

TAM bir doğa harikası Letonya'yı gezmeye başkent Riga'da başladım. Ülke bir doğa harikası ancak birçok tarihi katedraller, Kale ve saraylara ev sahipliği yapıyor. Halkın oldukça gururlu ve şüpheci bir yapıya sahip olduklarını ve hatta çok gerekmedikçe gereksiz muhabbete girmemek gerektiği konusunda uyarılmıştım. Bu bilgi biraz abartılı da olsa, doğruluk payı olduğunu fark ettim. Ülkeyi gezerken bunu dikkate almanızı öneririm...

BREMEN MIZIKACILARI VE AZİZ PETER KİLİSESİ

Riga'nın simgelerinden Aziz Peter Kilisesi, ilk olarak 1209 yılında inşa edilmiş ama günümüze gelene kadar birçok kez yakılmış, yıkılmış ve tekrar tekrar onarılmış. İlk dönemdeki bazı kalıntıları sadece iç tarafta görmek mümkün.15. yüzyılda eklenen altar, 19. yüzyılda inşa edilen kule ve 1975 yılında kulenin ön cephesine yerleştirilen ve sadece akrebi bulunan saat, yapıdaki değişimlerin başında geliyor. Kilisenin sağ tarafında ise Bremen Mızıkacıları'nın heykeli bulunuyor. 12. yüzyılda ticaret için Bremen'den Riga'ya gelen tüccar ve denizciler, Riga'yı kardeş şehir ilan ederek bu heykeli şehre hediye etmişler.

ÖZGÜRLÜK ANITI Letonya'nın sembollerinden biri olan anıt heykel, 1918 ve 1920 yılları arasındaki bağımsızlık mücadelesi sırasında ölen askerlerin anısına inşa edilmiş. 1929 yılında heykeltıraş Karlis Zale'e tarafından tasarlanıp yapılan anıt, 42 metre yüksekliğinde. Letonya tarihini belirleyen 13 heykel ve rölyefin ortasında 19 metre yüksekliğinde dikilitaş ve dikilitaşın üzerinde 9 metre yüksekliğinde kadın figürü bulunuyor. Kadın figürünün başının üzerinde Letonya'nın üç ayrı bölgesinin simgesi olarak üç yıldız bulunuyor.

RUNDALE SARAYI 18. yy'da Courland Dükleri için inşa edilen Barok yapı, Riga'ya 78 kilometre uzaklıkta bulunuyor ama gerçekten de gitmeye değer. Saraydaki odaların çoğu aslına uygun bir şekilde döşenmiş. Bir zamanlar bir düşese ait olan ve tamamen aslına uygun restore edilen süiti gezdikten sonra Gilt Salonu'na geçip Great Gallery'de dolaşabilirsiniz. Bölgede kesinlikle görülmeye değer yerlerden biri de Rundale Sarayı Müzesi Rundale Sarayı 1736-1740 yılları arasında dönemin Courland Dükü Ernst Johan Biron tarafından yaptırılmış. Rokoko ve Barok stiliyle yapılmış. Kuzey Doğu Avrupa'da bulunan ve hala çok iyi korunmuş bir şekilde ayakta duran en güzel anıtsal yapılardan biri.

NATIVITY KATEDRALİ

1876 ve 1883 yılları arasında Neo-Bizans mimari sitiliyle inşa edilen kilise, ülkenin Rus İmparatorluğu'na bağlandığı dönemlerde hizmet vermeye başlamış. Ortodoks kilisesi olarak kullanılan tarihi katedral, Alman askerlerinin bölgeyi işgali sırasında Lutheran kilisesi olarak faaliyetini sürdürmüş ve Letonya'nın 1991'de bağımsızlığını elde etmesinin ardından restore edilmiş.

VIDZEME GAUJA MİLLİ PARKI Gauja Milli Parkı, Letonya'nın en büyük ve en eski parkı. Eşsiz doğal, kültürel ve tarihi eserleri, biyolojik çeşitliliği, doğal kaynakları, kumtaşı mostraları ve manzaralarıyla ünlü Gauja Milli Parkı, 1973'te kurulmuş. Park, Gayaja Vadisi'nin Valmiera ile Murjani arasındaki Gauja Nehri boyunca en güzel bölümünü koruyarak 90.000 hektardan fazla alana yayılıyor. Parkın başlıca ilgi çekici yerleri arasında kumtaşı mostraları, kayalıklar, uçurumlar ve mağaralar yer alıyor. Kırmızımsı, sarı ve grimsi kumtaşları 350-370 milyon yıl önce oluşmuş.

VIDZEME TURAIDA KALESİ

Gauja Nehri kıyısında Vidzeme bölgesinde 1214 yılında inşa edilmiş tarihi kale, Letonya'nın en önemli Ortaçağ savunma kalelerinden biri olarak biliniyor. 800 yılı aşan tarihi geçmişiyle bölgenin en eski yapılarından. 1776 yılında yangında hasar görmüş fakat aslına uygun olarak tekrar inşa edilmiş.

Letonya'NIN İSVİÇRESİ SİGULDA

Gauja Nehri Vadisi'nde, Riga'ya arabayla yaklaşık bir saat mesafedeki tarihi şehir Sigulda'ya Letonya'nın İsviçre'si deniyor. Güzel manzaraları nedeniyle Letonya'nın İsviçre'si olarak adlandırılan Sigulda'da keşfedilmesi gereken mimari özellikler arasında; 19. yüzyılda inşa edilen, muhteşem araziler ve bahçelerle çevrili Krimulda Kalesi ve Sigulda Ortaçağ Kalesi Harabeleri bulunuyor. Ortaçağ'a ait Sigulda Kalesinin tarihi ise 12. yüzyıla kadar uzanıyor ve hala çok iyi durumda.

GÖRÜLMESİ GEREKEN YERLER

Riga Körfezi'nin hemen üzerinde yer alan Jurmala, şirin bir sahil beldesi. Baltık'daki en büyük belde sayılıyor. Ayrıca kumlu sahil şeridi Kuzey Avrupa'nın en uzunlarından. Jurmala mükemmel ahşap mimarisi ile de tanınıyor.

Letonya'nın Venedik'i olarak anılan Kuldiga kasabası ise içinden geçen nehrin evlerin ve sokakların arasından dolaştığı için bu ismi almış. Ama turist çeken en büyük özelliği Avrupa'nın en geniş şelalesininin bu kasabada olması. Venta olarak bilinen şelale, gerçekten de 240 metrelik şaşırtıcı bir genişliğe sahip, ama yüksekliği için aynı şey geçerli değil ne yazık ki. Şelale boyunca uzanan tuğla köprü 2. Dünya Savaşı'nda hasar görmesine rağmen büyük çoğunluğu hala bozulmamış.

TRUDIA GÜL'Ü MAİ'NİN HİKAYESİ

m Mayıs 1601'de Turaida Kalesi eteklerindeki savaş sonrasında kale yazarlığı yapan Greif, hayatta kalanları bulmak için çevrede dolaşırken ölü annesinin kollarında yatan yeni doğmuş bir kız çocuğu bulur ve onu evlatlık edinerek kendi kızı gibi yetiştirir. Bebeği mayıs ayında bulduğu için ona Mai (Mayıs) adını verir (Letonca Maija). Kız çocuğu büyüdükçe güzelliğiyle bütün bölgede nam saçar ve bu yüzden de Rosa veya Rose (Latvian Roze) yani Gül takma adını alır... Mayıs, genç kızlık çağına geldiğinde Almanya'dan gelen göçmen bir bahçıvan olan Viktor Heil ile dillere destan bir aşk yaşar. Ailelerin de onayıyla 1620 sonbaharında evlenmek üzere nişanlanırlar. Evlenmelerine kısa bir süre kala, sözde Viktor'un adına gelen bir haberci, Mai Greif'a nişanlısının onu her zamanki buluşma yerleri olan Gutmannshöhle'de (Guttmanns mağarasında) beklediğini söyler. Mai buluşma noktası mağaraya, evlatlık olduğu babasının öz kızı olan Leutha eşliğinde gider fakat mağarada onu daha önce evlenme teklifini reddettiği Polonyalı paralı asker Jakubovski beklemektedir.

AMACI TECAVÜZ ETMEKTİR

Jakubovsky'nin niyeti evlenme teklifini reddettiği için kızdan intikam almak ve tecavüz etmektir. Mai askerin niyetini anlamıştır, ona boynunda sarılı duran atkısını vermeyi teklif eder ve eğer onu serbest bırakırsa bu atkının onu yenilmez ve ölümsüz kılacağını söyler... Askere atkının etkisini görmesi için kendi üzerinde denemesini söyler. Bir an tereddüt eden Jakubovsky, ölümcül kılıcını Mai'ın boynuna saplar ve kızcağızı öldürür... Mai, aynen kendisine nişanlısının hediyesi olan atkıya işlenmiş slogan gibi ölür: "Kader çubuğunu kırarsa, cesaretin uçmasına izin ver, hayatını kaybet ama şerefini asla!"

YENİ EVLİLERİN HAC YERİ

Akşam mağaraya gelen Viktor sevdiği Mayıs'ın cesedini bulur. İlk başta cinayet şüphesiyle tutuklanır, fakat Peter Skudritz adlı tanık mahkemeye gelerek Mai'yi Jakubovski'nin emriyle mağaraya kendisinin götürdüğünü ve suça tanık olduğunu söyler. Katil asker ise kendisini asarak intihar eder. Olaydan bir kaç gün sonra derbeder bir halde bulunan kızkardeş Leutha da olaya şahitlik eder.

Nişanlısının kaledeki cenazesinden sonra, Victor Heil anavatanı Almanya'ya döner. Efsaneye göre onun tarafından Mai'nin mezarı üzerine dikilen ıhlamur ağacı hala yemyeşil ve canlıdır. Mezarlık ve mağara yüzyıllardır yeni evliler için popüler bir hac yeri konumunda. Çiftler buraya gelerek birbirlerine bağlılık yemini ederler.

Kaynak: Hürriyet

22 Haziran 2019 Cumartesi 14:23

Fabian Ernst, Aziz Peter, Dikilitaş, Letonya, İsviçre, Almanya, Venedik, turist, Avrupa, Kumlu, Greif, Saray, Kale, Anne, Riga, Hac, Son Dakika

Son Dakika

Son Dakika Haberleri