Şimşek: '16 Nisan'da Güçlü Bir Evet, Inanıyorum Ki Türkiye'deki Belirsizlikleri Azaltır'

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, 16 Nisan'daki referandumdan çıkacak güçlü bir 'evet' sonucunun, Türkiye'deki belirsizlikleri azaltacağına inandığını belirterek, 'Türkiye'de bir fasıl kapanıp yeni bir fasıl açılır. Normalleşme hızlı bir şekilde sağlanır.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, 16 Nisan'daki referandumdan çıkacak güçlü bir "evet" sonucunun, Türkiye'deki belirsizlikleri azaltacağına inandığını belirterek, "Türkiye'de bir fasıl kapanıp yeni bir fasıl açılır. Normalleşme hızlı bir şekilde sağlanır. Geri kalan reformların da önceliklendirilmesiyle Türkiye tekrar yüksek büyüme patikasına girer." dedi.

Şimşek, Uludağ Ekonomi Zirvesinin açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye için 2016'nın zor bir yıl olduğunu, bir taraftan terör örgütleri DEAŞ ve PKK saldırıları, bir taraftan FETÖ'nün darbe girişiminin yaşandığını belirterek, bu zor senede bile birçok alanda ciddi reformları hayata geçirdiklerini söyledi.

Türkiye'nin ciddi bir reform gündemi olduğunu vurgulayan Şimşek, iş ortamını iyileştirecek ve rahatlatacak reformları en kısa sürede çıkaracaklarını, Ar-Ge ve girişimcilik ekosisteminde gelecek vadeden şirketlere uzun vadeli destek verecek yapı üzerinde çalıştıklarını ifade etti.

Şimşek, şu anda dünyada Türkiye'ye yönelik "demokraside resesyona girildiği, hukuk devletinden uzaklaşıldığı" şeklindeki algının kesinlikle doğru olmadığını vurguladı.

Türkiye'nin başına bir sürü felaket geldiğini anımsatan Şimşek, "Türkiye çok ciddi travmalar yaşadı ve bunlar çok karmaşıktı. Bizim bu travmalara ilk tepkimiz ya bu şekilde sunuluyor ya bu şekilde anlaşılmak isteniyor ya da böyle algılanıyor." dedi.

Şimşek, OHAL'in isteyerek getirilmediğini, Türkiye'nin dünyada belki Irak ve Afganistan hariç hiçbir ülkenin karşı karşıya kalmadığı terör örgütlerinin hedefine girdiğini söyledi.

"Darbe girişimi başarılı olsaydı belki bugün yönetimin başında ruhani bir lider olacaktı"

Şimşek, Türkiye'de önlenenler bir kenara yüzlerce terör eylemiyle karşı karşıya kalındığını aktardı.

Türkiye'nin bir darbe girişimine maruz kaldığını ve o nedenle OHAL ilan edildiğini belirten Şimşek, şöyle devam etti:

"Bunu kalıcı bir çözüm olarak görmüyoruz. Sıradan bir darbe girişimi olsaydı ne yapardınız? Bu darbe girişimini yapanları yargılardınız. Silahlı Kuvvetler üzerinde sivil kontrolü artırır, reform yapar ve bu işin içinden çıkardınız. Ama eğer bu darbe girişiminde 40 yıldır Türkiye'nin bütün kurumlarına sirayet eden, hem de dini bir cemaat kisvesi altında 170 ülkede faaliyeti olan, şu anda başının bir ada ya da üçüncü dünya ülkesinde değil ABD'de olduğu bir örgütten bahsediyoruz. Bu karmaşık bir yapı. Bu durum filmlerde karşınıza çıksa belki inandırıcı bulmazsınız. Dan Brown bu hikayeyi yazsaydı 'Bu kadar da abartılmaz' derdiniz. Ama bunların hepsi gerçek.

Türkiye'de olanlar ve yaşayanlar bunları çok iyi biliyor. Biz bununla mücadele ederken diyorlar ki 'Türkiye'de hukuk devleti kalmadı'. Darbe girişimi başarılı olsaydı Türkiye'de hukuk devleti ve demokrasi yok edilecekti. Kim bilir belki bugün yönetimin başında ruhani bir lider olacaktı. Türk milleti ve Cumhurbaşkanımızın cesareti, başbakanımızın duruşu ve bizlerin çabaları, medyanın ve tüm toplum kesimlerinin sayesinde demokrasi ve hukuk devletine karşı en büyük terör saldırısı engellendi."

"İçeridekileri ve dışarıdakileri şaşırtacağız"

Şimşek, Türkiye terörle mücadele ederken "Türkiye demokrasiden uzaklaşıyor, otoriterleşiyor' algısının oluşturuluğuna değinerek, "Hükümetimizin hedefi her zaman Türkiye'yi daha fazla demokratikleştirmek olmuştur. Bu hedef canlı ve diri bir şekilde duruyor. İçeridekileri ve dışarıdakileri şaşırtacağız. Türkiye asla geriye gitmeyecek, demokratik resesyona girmeyecek, hiçbir zaman dışa kapanmayacak, ne dışarıdan ne Batıdan kopacak." ifadelerini kullandı.

Mehmet Şimşek, bazı Batılı ülkelerin Avrupa değerleriyle bağdaşmayan hareketlerinden dolayı Türkiye'nin bu ülkelere haklı tepkisini gösterdiğini söyledi.

Bu akşam Antalya'da Türk-İngiliz Tatlıdil Forumunu gerçekleştirecekleri bilgisini veren Şimşek, İngiltere'nin de Avrupa'nın bir parçası olduğunu ve Akdeniz ülkeleriyle böyle sıkıntılar yaşanmadığını aktardı.

Şimşek, bazı ülkelerin referandum konusunda Avrupa değerleriyle uyuşmayan tavır içine girdiğini ve bunu da anlamakta zorluk çektiklerini ifade etti.

Bunun o ülkelerin kendi seçim gündemleriyle ilgili olduğunu zannettiklerini belirten Şimşek, Hollanda, Almanya ve Avusturya'da ve Avrupa'da seçimler olduğunu dile getirdi.

"Reformlarda kararlıyız"

Başbakan Yardımcısı Şimşek, şu anda vergi gelirlerinin yüzde 24-25'ini eğitime harcadıklarına vurgulayarak, ancak bunun karşılığının alınmadığını söyledi.

Eğitim alanında fiziki anlamda fazlaca yatırım yaptıklarını, şimdi artık nitelik üzerine yoğunlaşma zamanı olduğunu belirten Şimşek, okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirildiğini, 2019 yılında tam gün eğitime geçileceğini, yabancı dil eğitiminde radikal değişim yapılarak belki 5. sınıfın tamamen hazırlık sınıfına dönüştürüleceğini ifade etti.

Şimşek, özel sektörün eğitimde payını artırmak için çalışmalar yaptıklarını, öğrenci başına devlet ne kadar para harcıyorsa o parayı özel okullara vermeye hazır olduklarını dile getirdi.

Sanayi 4.0 devrimini başında yakalamak istediklerini bildiren Şimşek, şu anda bütün okullarda kodlama eğitiminin verildiğini, yeni dönemin bunu gerektirdiğini vurguladı.

Mehmet Şimşek, şunları kaydetti:

"Türkiye zor dönemlerden geçti. Ekonomi buna büyük bir direnç gösterdi. Çünkü temellerimiz sağlam. Gerçekçi olalım; sıkıntılarımız var. Bu zaten piyasalara yansıyor. Cari açığımız var. İşsizlik artıyor. Ama Türkiye hakkında kötümser olabilmeniz için üç şeyi varsaymanız lazım. Türkiye reform yapma kabiliyetini ve iradesini kaybetti mi? Bu irade son derece güçlü. Tam tersine anayasa reformuyla birlikte bütün alanlarda bu reformları yapacağız ve Türkiye'yi yüksek gelir grubuna koyacağız. Yaptığımız reformlarla Türkiye'nin kişi başına mili geliri satın alma gücü paritesiyle 8 bin dolar civarında iken, şu an da 21 bin doların üzerine çıktı. Cari kurla 3 bin 500 dolar civarından 10 bin dolar civarına ulaştı; kurdaki bütün değer kaybına rağmen. Şimdi ikinci ve üçüncü nesil reformları yapacağız. Reformlarda kararlıyız."

"Orta Doğu'ya doğru bir stratejiyle huzur gelir"

Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın etnik, mezhep, tarih ve inançlar açısından son derece zengin olduğunu belirten Şimşek, daha fazla demokrasi, hak, özgürlük ve kardeşlik içerisinde yapılandırılırsa bu coğrafyanın ihya olacağını söyledi.

Şimşek, ancak bunun için dünyanın "süper gücü" olarak geçinenlerin de futbol takımı tutar gibi etnik ve mezhepleri tutmaması gerektiğini belirterek, etnik ve mezhep ayrımı gibi fay hatları üzerinden oluşturulan Orta Doğu siyasetinin sadece yıkım ve ilanihaye çatışma getireceğine dikkati çekti.

Şimşek, Türkiye'nin farklılıklarını zenginlik olarak gördüğünü vurgulayarak, "Hep söylemişimdir; ben 6 yaşına kadar Türkçe bir kelime bilmeyen Kürt bir ailede doğmuş, anne babası okuma yazma bilmeyen birisiyim. Benim hanım da Ankara Çubuklulu. Bizim 3 çocuğumuz var. Bu çocuklar Kürt mü, Türk mü… Böyle bir şeyimiz olamaz. Biz Türk vatandaşıyız. Büyük bir onur ve gurur duyuyoruz." dedi.

İstanbul'un mutlak nüfus açısından muhtemelen dünyanın en büyük Kürt şehri olduğunu aktaran Şimşek, şöyle konuştu:

"Nasıl ayırırsınız? Onun için bütün sorunlarımızın çözümü kardeşlik hukukudur, hak ve özgürlüktür. Ama terör örgütlerinin böyle bir derdi yok. Bölücü terör örgütünün hak, hukuk, eşitlik, adalet, kalkınma gibi bir derdi olsaydı bu terörün bitmiş olması lazımdı. Onun için Orta Doğu coğrafyasında da doğru bir stratejiyle huzur gelir. Belki 3 yıl sonra burada toplanacak ve Orta Doğu'yu Türkiye'nin nasıl yeniden inşa edeceği, bunun finansmanı üzerine paneller yapacaksınız."

"Liberal demokrasi can çekişiyor"

Mehmet Şimşek, liberal demokrasinin bütün dünyada baskı altında bulunduğunu ve can çekiştiğini, çünkü korku, terör, göç, korumacılık olduğunu belirterek, bunların göz ardı edilemeceğini dile getirdi.

Dünyanın aslında ciddi bir tehlikeye girdiğini belirten Şimşek "Avrupa'da uzun yıllar yaşamış ve Avrupa ile Türkiye'nin ilişkilerini çok önemseyen ve her zaman destekleyen biri olarak söylüyorum; Avrupa bugün birçok alandaki açıklamaları, zihniyeti, uygulamaları itibarıyla Birinci Dünya Savaşı ya da Ortaçağ yıllarına dönmüş durumda. Mesela İslamofobi konusunda... Bizim birlikte yaşamamız lazım. Birlikte yaşamak için diyaloğa ihtiyacımız var. Farklılıklarımıza saygı göstermemiz lazım. Başka yolu yok. Bunun için liberal demokrasinin yaşatılması lazım." değerlendirmesinde bulundu.

Liberal demokrasinin Türkiye'de terör tehdidi altında olduğunu belirten Şimşek, "Terörün olduğu yerde eğer bir belediye, bir parti gidip intihar bombacılarını destekliyorsa, hendek kazmanın önünü açıyorsa, buna lojistik destek veriyorsa maalesef demokrasi zorlanıyor." dedi.

- "Tekrar normalleşme yolundayız"

Şimşek, Türkiye ekonomisinin temellerinin sağlam olduğunu, sorunları olsa da bunları çözecek reformları bulunduğunu bildirdi.

Türkiye'nin demokratikleşme noktasında iradesinden vazgeçmediğini belirten Şimşek, "Türkiye bir demokratik resesyona girmiyor, tam aksine demokrasisini, hukuk devletini kurtarmak için inanılmaz şekilde canla başla çalışıyor. Biz tekrar normalleşme yolundayız." diye konuştu.

Şimşek, Türkiye'nin dışa kapanmayacağını, rekabete açık olduğunu ve dünya ile entegrasyona önem verdiğini aktararak, "Biz ticaretin istihdamı yok ettiğine inanmıyoruz. Teknoloji büyük bir tehlike ama bunun cevabı korumacılık değil. Bunun cevabı eğitim sisteminin kökünden gözden geçirilmesi ki o konuda da çabamız var." ifadelerini kullandı.

Mehmet Şimşek, "İyimser olalım. Evet, sıkıntılarımız var ama bunları aşacağız. 16 Nisan'da güçlü bir 'evet' inanıyorum ki Türkiye'deki belirsizlikleri azaltır. Türkiye'de bir fasıl kapanıp yeni bir fasıl açılır. Normalleşme hızlı bir şekilde sağlanır. Geri kalan reformların da önceliklendirilmesiyle Türkiye tekrar yüksek büyüme patikasına girer." dedi.

Kaynak: AA

24 Mart 2017 Cuma 14:19

Mehmet Şimşek, Orta Doğu, Türkiye, Avrupa, Politika, Güncel