Sırp Hükümeti'nin Tehlikeli Ortaklık Girişimi

Sırp hükümeti ile Alman enerji firması RWE Innogy arasında, imzalanan 'stratejik ortaklık' anlaşması, Sırp Meclisi'nde hükümet ve muhalefet arasında sert tartışmalara yol açtı.

Bosna-Hersek'i oluşturan iki entiteden biri
olan Sırp Cumhuriyeti hükümeti ile Alman enerji firması RWE Innogy arasında,
bölgedeki hidroelektrik potansiyelin araştırılması, ilgili yapıların inşası ve
potansiyelin geliştirilmesi konusunda 25 Ekim 2012'de imzalanan "stratejik
ortaklık" anlaşması, Sırp Cumhuriyeti Meclisi'nde hükümet ve muhalefet arasında
sert tartışmalara yol açtı.

Devleti oluşturan iki yapıdan biri olan Bosna Sırp Cumhuriyeti'nin bağımsız
bir devlet gibi hareket ederek anlaşma imzalamasına, başta Boşnaklar olmak üzere
ülke yetkilileri sert tepki göstermişti.

Tartışmalara neden olan anlaşmanın konuşulduğu meclis oturumunda da Sırp
Demokratik Partisi (SDS) Milletvekili Vukota Govedarica, Bosna Sırp
Cumhuriyeti'nin Sırbistan ile 2009 yılında, Drina Nehri üzerinde hidroelektrik
santrali inşasını da amaçlayan anlaşma imzalandığını hatırlatarak, Alman firması
ile anlaşma imzalama kararından vazgeçilmesini istedi.

Bosna Sırp Cumhuriyeti Başbakanı Aleksandar Combiç ise söz konusu anlaşmanın
hala geçerli olduğunu ifade ederek, "Konu ile ilgili Sırbistan Başbakanı İvitsa
Daçiç'i de bilgilendirdim. Drina Nehri üzerinde yapılması planlanan hidroelektrik
santralı konusundaki anlaşmayı telafi etmek için istekli olduğunu ifade ettim"
dedi.

-"Devletin yetkisi elinden alınmaya çalışılıyor"-

Bosna-Hersek Doğal Kaynaklar Bakanlığı'na bağlı İmtiyaz Komisyonu Başkanı
Hamed Meşanoviç de Sırp Cumhuriyeti ile REW firması arasında anlaşma imzalaması
üzerine, "Burada farklı sebeplerle devletin yetkisi elinden alınmaya çalışılıyor.
Drina Nehri, bir sınır nehridir. Nehrin hangi kesimine yapılırsa yapılsın bu
devletin yetkisi çerçevesindedir. Ülke sınırları içerisinde yapacağınız herşey
devlet kurumlarının yetkisindedir. Bu husustaki yetkili kurumlar, Bosna-Hersek
Bakanlar Konseyidir" açıklamasını yapmıştı.

Meşanoviç'in açıklamasına da değinen Bosna Sırp Cumhuriyeti Başbakanı
Aleksandar Combiç, bu hususta Bosna-Hersek Bakanlar Kurulu Konseyi'nin onayına
gerek olmadığını, enerji sektörünün entitenin yetkisinde olduğunu savundu.

Karadağ'nın "Green Home Çevre Derneği" koordinatörü Nataşa Kovaçeviç de
anlaşma yapılırken, gerek UNESCO'nun koruması altındaki alanların gerekse
Karadağ'ın Tara Nehri'nin korunmasına dair bildirisinin dikkate alınmamasının
endişe verici olduğunu ifade etti. Karadağ'ın konu ile ilgili tepkisini de
değerlendiren Combiç, bu sorununun da yakın zamanda çözülmesini beklediğini
söyledi.

Sınıraşan Boyutta Çevresel Etki Değerlendirmesi Sözleşmesi'ni (ESPOO)
imzalayan devletlerden bir olan Bosna-Hersek'in sözleşme gereği, projenin çevreye
vereceği etkiler hususunda Karadağ da dahil komşu devletlerin bilgilendirmesi
gerektiği belirtildi.

Muhabir: Gordana Katana - Kemal Zorlak

Yayıncı: Serkan Fidan - BANJA LUKA
07 Kasım 2012 Çarşamba 11:54

Sırbistan Karadağ, Saraybosna, Politika, Güncel