Suriye'de Hapisteki Kadın ve Çocuklar İçin Dayanışma Çağrısı

İHH İnsani Yardım Vakfı'nın da aralarında bulunduğu bazı STK'lar, açıkladıkları ortak bildiriyle Suriye'de cezaevlerinde tutulan kadın ve çocukların bir an önce serbest bırakılması için uluslararası kamuoyunun harekete geçmesi çağrısı yaptı.

İHH İnsani Yardım Vakfı'nın da aralarında bulunduğu bazı STK'lar, açıkladıkları ortak bildiriyle Suriye'de cezaevlerinde tutulan kadın ve çocukların bir an önce serbest bırakılması için uluslararası kamuoyunun harekete geçmesi çağrısı yaptı.
Topkapı'daki bir otelde "10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü" dolayısıyla Suriye hapishanelerindeki kadınların ve çocukların kurtarılması için "Son Kadın ve Çocuk Özgür Oluncaya Dek" sloganıyla basın toplantısı düzenlendi.
Burada konuşan İHH Başkanı Bülent Yıldırım, Müslüman coğrafyasında yapılan bir haksızlıkla ilgili toplandıklarını belirterek, bu toplantının bir başlangıç olduğunu, ocak ayından sonra da dünya çapında çok büyük gösteriler ve basın toplantıları ile bunun duyurulması için ellerinden geleni yapacaklarını aktardı.
Suriye cezaevlerindeki kadın ve çocukların durumuyla ilgili utancı hiç kimsenin taşımak istemediğini ifade eden Yıldırım, "Ama ilk planda bu utanç,Müslüman ülkelerin utancıdır. Ümmet olarak dili, dini, ırkı ne olursa olsun kimseye zulmetmememiz gerekiyor. Savaşlarda kadın ve çocukların pazarlık konusu olmaması gerekiyordu." dedi.
Yıldırım, "Vicdan Konvoyu" ile gündeme gelen bu meseleyle ilgili, farklı dinlerden 10 bine yakın kadının, dünyanın her tarafından gelerek bu konuya dikkati çekmek için Hatay'a gittiklerini hatırlattı.
Bu konunun Astana'da da gündeme geldiğine vurgu yapan Yıldırım, şu ana kadar herhangi bir çözümün olmadığını söyledi.
Yıldırım, Türkiye'nin bu konuda elinden geleni yaptığını anlatarak, Esed rejimine, İran'a ve Rusya'ya düşen şeyin, kadın ve çocukları pazarlığın dışında tutarak serbest bırakmaları olduğunu kaydetti.
Bu insan hakları gününde herkese çağrıda bulunduklarını dile getiren Yıldırım, şöyle devam etti:
"Suriye zindanlarında şu anda kadınlar var ve bunlar, her türlü pislikle karşı karşıyalar. Anne, kız hepsi bu sıkıntıyı çekiyor. Bunların bir an önce bırakılması lazım. Bu konuyla ilgili bizler Rusya'yı, İran'ı, Amerika'yı göreve çağırıyoruz. Bunlardan bir kısmıyla diplomatik görüşmeler yaptık. Bu görüşmelerin hepsinde bu konuyu gündeme getirdik. Bu konuda güzel karşılıklar da aldık. Bu konuyu çözecek en büyük güç, şu anda Rusya görünüyor, İran görünüyor. Eğer bunlar karar verirse, bu konu mutlaka çözülecektir."
Rusya, İran, Suriye tarafı, muhalif tarafla, Kuveyt Emiri ve Körfez ülkeleriyle görüştüklerini anlatan Yıldırım, "Şu anda bu konunun, Astana ve Cenevre'de en önemli konu alması gerekiyordu. Eğer buna kulak kapatırsak, bunun yükünü hiçbirimiz taşıyamayacağız. O nedenle medyadan, STK'lardan bir beklentimiz var. Herkesin mutlaka yapabileceği bir şey vardır. Hiçbir devlet, halkların bu kadar duyarlı olduğu konuyu göz ardı edemez. " diye konuştu.
Kadirov'a çağrı
Yıldırım, Suriye'deki bazı hapishanelerin Rusya'ya bağlı Çeçenistan Cumhuriyeti'nin Devlet Başkanı Ramazan Kadirov'un denetimi altında olduğunu belirterek, "Suriye'de ne için bulunduğunu, kendi halkına bile anlatmakta zorluk çekiyor. Türkiye halkıyla da barışmak istiyor, elinde güzel bir fırsat var şu anda Suriye hapishanelerindeki kadınları bıraktırabilirse, onların orada uğradığı işkenceleri önleyebilirse kendisi de kazanacak." ifadelerini kullandı.
Suriye rejimine de seslenmek istediğini aktaran Yıldırım, ülkedeki bütün hapishanelere gözlemci olarak giderek cezaevlerindeki durumu yerinde görmek istediklerini söyledi.
"Kadın ve çocukların çığlıklarına ses verin"
İnsan Hakları ve Adalet Hareketi Derneği (İHAK) Başkanı Cihad Gökdemir de STK'lar adına hazırlanan ortak bildiriyi okudu.
Suriye'de 8 senedir devam eden savaşta, resmi rakamlara göre 20 bini çocuk olmak üzere 450 binden fazla insanın öldüğünü aktaran Gökdemir, 150 bin kişiden de haber alınamadığına işaret etti.
Gökdemir, Suriye insan hakları kuruluşlarının son verilerine göre Suriye'de halen cezaevlerinde 6 bin 736 kadının tutuklu bulunduğuna dikkati çekerek, "Tutuklu kadınlardan 6 bin 319'u yetişkin, 417'si ise çocuk. 55 kadın, gördüğü işkencelerin ardından hayatını kaybetti. Bu rakamlar da sadece tespit edilebilen kişileri ifade etmektedir. Bazı kaynaklar halen Suriye'de farklı istihbarat merkezleri ve cezaevlerinde 16 bin kadın ve çocuğun tutulduğun rapor etmektedir." ifadelerini kullandı.
Suriye İnsan Hakları Ağı'nın (SNHR) derlediği bilgiye göre de çatışan taraflara ait gözaltı merkezlerinde en az 8 bin 633 kadının tutulduğunu belirten Gökdemir, bu 8 bin kadının en az 7 bininin ise Esed rejimine ait cezaevlerinde alıkonulduğunu söyledi.
Gökdemir, 2011 yılından bu yana rejim hapishanelerinde tutuklu bulunmuş ve halen tutuklu bulunan yaklaşık 14 bin kadının yaşadığı mağduriyetlerin başında cinsel içerikli şiddet ve tecavüz vakalarının geldiğini ifade etti.
Rejim güçlerinin kadın tutuklulara tecavüzü bir savaş ve sorgu silahı olarak kullandığına vurgu yapan Gökdemir, rejim güçlerinin bu uygulamalarla, elindeki muhalif kadınları sindirmek veya eşleri üzerinden çatışmaya yön vermek amacıyla askeri ve siyasi stratejinin bir parçası haline getirdiğini dile getirdi.
Gökdemir, şunları kaydetti:
"Bizler Suriye hapishanelerinde 8 yıldır işkence gören, taciz edilen ve tecavüze uğrayan kadın ve çocukların bir an önce kurtarılması için vicdan sahibi herkese çağrı yapıyoruz. Kadınların ve çocukların acılarının bitmesi, özgürlüklerine kavuşmaları ve yeniden hayata kazandırılmaları için tüm Türkiye ve dünya kamuoyuna çağrıda bulunuyoruz. Kadınlar ve çocuklar savaşların malzemesi olamaz, pazarlık konusu yapılamaz ve silah olarak kullanılamaz. Bu kadınların ve çocukların çığlıklarına ses verin."
"Her gün şiddete maruz kaldık"
Basın toplantısında, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) Genel Başkanı Ramazan Beyhan da konuşma yaptı.
Suriye'deki cezaevlerinde bir süre kaldıktan sonra serbest bırakılan Suriyeli bir kadın ise yaşadığı acıyı "cehennem" olarak tarif ederek, cezaevinde tutuldukları her gün psikolojik ve fiziki işkencelere maruz kaldıklarını söyledi.
Toplantıya katılan oyuncu Gamze Özçelik de 10 Aralık Dünya İnsan Hakları gününde bu önemli konuyla ilgili buluşmuş olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, "Bahsedilen şeyler çok acı, çok gerçek. Elimizden geleni yapmamız çok önemli. Sadece Suriye'de değil onun dışında Bosna'da, Filistin'de, Arakan'da yaşanan zulümlerin anlatılması çok güç. Burada bulunarak bir tek canın bile bu zulümden kurtulmasına vesile olabilirsek çok mutlu olurum. Elimden geleni yapmaya çalışacağıma söz veriyorum." dedi.
Basın toplantısına katılan Uluslararası Mülteci Hakları Derneği (UMHD), Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (Özgür-Der), Yeryüzü Çocukları Derneği, Uluslararası Hukukçular Birliği (UHUB), Yeryüzü Adalet ve İnsan Hakları Derneği (Yaider) ve Hukukçular Derneği yetkilileri de çağrıya destek verdi.

Kaynak: AA

10 Aralık 2018 Pazartesi 15:03

İHH, Suriye, Güncel