Suriye'de Hapse Girenden Umut Kesilir'

Suriye'de kendisine herhangi bir suç isnat edilmeksizin 7,5 yıl hapiste kalan ve birçok işkence ile ölüme şahit olan Bayırbucak Türkmeni Hamza Acuz, hapishanede yaşadığı zulmü, aradan geçen yıllara rağmen unutamıyor.

ERDAL TÜRKOĞLU - Suriye'de kendisine herhangi bir suç isnat edilmeksizin 7,5 yıl hapiste kalan ve birçok işkence ile ölüme şahit olan Bayırbucak Türkmeni Hamza Acuz, hapishanede yaşadığı zulmü, aradan geçen yıllara rağmen unutamıyor.
Ülkesindeki iç savaş sonrası Türkiye'ye gelen ve Hatay'da hayatını sürdüren duvar ustası Acuz (70), yaşadığı zorlu yılları ve başından geçenleri AA muhabirine anlattı.
Acuz, Hafız Esed dönemine rastlayan 90'lı yılların başında Türkmendağı bölgesine PKK'lıların geldiğini belirterek, bu teröristlerin birkaç yıl köylerine yakın dağlarda kaldığını söyledi. Bu sırada kendisiyle beraber 10 Türkmen'in PKK tarafından alıkonulduğunu kaydeden Acuz, sorgusuz sualsiz onlara ait bir yerde 25 gün tutulduklarını ifade etti.
Alıkonuldukları süre içinde sürekli şiddet gördüklerine dikkati çeken Acuz, daha sonra serbest bırakıldıklarını ancak aynı gün Suriye rejimi tarafından yakalandıklarını anlattı. Buradaki bir karakolda da 1 ay kalan ve sorgusuz bir şekilde sürekli "dayak ve işkencelere" maruz kalan Acuz, daha sonra Şam'daki Sednaya Hapishanesi'ne götürüldüğünü belirtti.
Sednaya'da yerin birkaç kat altındaki odaya 20 kişiyle atıldığını anlatan Acuz, ilk birkaç ay "sopalarla dayak yediklerini " hiçbir sorguya tabi tutulmadıklarını söyledi.
- "Nerede olduğunuzu, saati, günü bile bilmezseniz"
Hapishanede düzensiz olarak az miktarda yemek verildiğini belirten Acuz, şunları anlattı:
"Esed'in hapishanelerinde neden suçlandığınızı bilmeden yıllarca bir parça ekmekle yaşarsınız. Siz dış dünyayı, güneşi bile göremezsiniz. Aileniz sizin sağ mı ölü mü olduğunuzdan bile habersizdir. Size kimse ulaşamaz. Siz kimseden haber alamazsınız. Suriye'de hapse girenden umut kesilir. Avukatmış, savunmaymış hiçbiri olmaz. Bazen nerede olduğunuzu, saati, günü bile bilmezseniz."
Acuz, hapishanede sürekli dayak ve çeşitli işkencelerin olduğunu, hemen her gün yan odalardan yükselen bağırma ve çığlık seslerini duyduklarını anlattı.
Hapiste kaldığı sürede namaz kılmanın da yasak olduğunu söyleyen Acuz, "Orada sabah akşam dayak, işkence vardı. 10 kişi girdiğimiz hapisten 5 kişi sağ çıkabildik. Kolu bacağı kırılanlar, kafası çatlayanlar vardı. ve bunlara hiçbir tedavi de yapılmazdı. Kendiliğinden iyileşirse iyileşir. Yoksa ölürdü. Benim de bu şekilde 5 arkadaşım hayatını kaybetti. Eşim ve 2 çocuğum benden hiç haber alamadı. Ben de onlardan bir kelime bir haber duymadım. O günler çok kötü günlerdi." ifadelerini kullandı.
Acuz, hapisten çok yıpranmış halde 7,5 yıl sonra çıktığını ifade ederek ailesine kavuştuğu andaki mutluluğunu da unutamadığını belirtti.
Devrim süresinde de hapse binlerce kişinin girdiğini hatırlatan Acuz, sözlerini "Hapisteki işkencelerle ilgili onlarca belge, fotoğraf yayınlandı. Açlık ve işkenceden ölenlerin sayısı çok fazla. Şu an rejim hapishanelerinde sağ olanların Allah yardımcıları olsun. Durumlarını düşünmek bile acı veriyor." diyerek tamamladı.

Kaynak: AA

06 Temmuz 2017 Perşembe 11:50

Hafız Esad, Hatay, Türkiye, Suriye, Politika, Güncel