Ters Köşe: Fulham-Manchester City

Stadyum mimarisi !!window.__es_gtm_helper.inject_ad('outstream','1969530721outstream', !!0, !!0, !!0) --> Tünel yok. Stadyumun mimarisi, sanki futbolcular sahaya sokaktan geliyormuş gibi bir his veriyor.

Stadyum mimarisi

!!window.__es_gtm_helper.inject_ad('outstream','1969530721outstream', !!0, !!0, !!0)
-->
Tünel yok. Stadyumun mimarisi, sanki futbolcular sahaya sokaktan geliyormuş gibi bir his veriyor. Takımların arkasından baş gösteren evler, maç başlamadan sokak futbolunu anımsatıyor. Oyuncular yeşile basınca bozuluyor büyü. Amatörden futbolun en üst seviyesine, Premier Lig’e saniyeler içerisinde geçiyoruz. Bu tarzın en nadide eserini de anmadan geçmeyelim tabii, yazıya başlamadan önce sizleri Highbury için bir dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum.






Maç seremonisi


Seremonide ilginç bir detay vardı. Hafta içi Karadağ-İngiltere maçında yaşanan ırkçılık hadisesi hepimizin malumu. Federasyon bu olay sebebiyle üzerinde “No room for racism” yazan bir pankart yaptırmış. Futbolcular maç öncesi birleşerek bu pankartla poz verdiler. Buraya kadar her şey güzel. Fakat pankartın temasının siyah, fontunun ise beyaz olması; aynı zamanda pankartı tutan çocuklarının tümünün beyaz derili olması farklı bir ironiye hapsetti beni. Aklıma hemen Zokora’ya destek vermek için kafalarına siyah poşet geçirip “Hepimiz Zokora’yız” pankartı açan Trabzonsporlu taraftarlar geldi. Onların niyetinden şüphem yok ama İngiltere Futbol Federasyonu’na kefil olamıyorum.


Maçın istatistiği


Maçı televizyondan takip edenler, Manchester City kalecisi Ederson’un formasının rengini maçın 19. dakikasında öğrenebildiler. İşte City’de de bu var, göstermiyor.


Maçın sorusu



Sergio Agüero yine muhteşem bir gol attı. Golün ardından uzun uzun düşündüm, eğer bu kadar sık sakatlanmasaydı Ronaldo ve Messi’nin ardından en iyi üçüncü oyuncu poziyonuna konuşlanır mıydı? Suya yazı yazmaktan öteye geçmeyecek belki ama benim bronz madalyamın sahibi Agüero.


Taraftarlar


Deplasmana gelen City taraftarlarının birçoğu kırmızı-siyah atkı takmıştı. Hatta Guardiola’nın yardımcılarından birinde de aynı atkı vardı. Acaba bu “Manchester is red”in kabulü müydü?

Yoksa yakın zamanda oynanacak Manchester United maçı öncesi bir çeşit anlaşma teklifi miydi? “Tamam abi, Manchester kırmızı olsun. Yeter ki derbide çok sıkmayın, ağzımızın tadı bozulmasın.”


Oyuncu imajı



Babel saçlarını bu maç öncesi kırmızıya boyamış olsa, İngiliz medyası “hatır şikesi” iddialarıyla çalkalanabilirdi. Spot da şöyle olurdu muhtemelen “Şampiyonluk yolunda eski takımına yardım etmek isteyen Babel, niyetini saçlarıyla açığa vurdu.” Neyse ki Babel saçlarını Türk berberlere emanet ettiği için, gönül rahatlığıyla izledik maçımızı.

Ama bir dakika! Türkiye’de neden boyamıştı? Galatasaray için mi? Mümkün değil. Malatya? Yok canım! Kayseri? Bak o olur. Çocukluk arkadaşı Chery’ye destek olmak için boyamış olması ihtimallerin en makulü.


Misafir



Antonio Conte maçı yerinden takip edenler arasındaydı. Conte zu Fulham? Yok ya olur mu öyle şey, Yılmaz Vural mı bu adam?


Hazırlayan: Enes KOCA

Kaynak: EuroSport.com

31 Mart 2019 Pazar 02:23

Manchester City, Manchester, Fulham, Spor
YORUMLAR