Tiyatroya Adanmış Bir Ömür Levent Ulukut

Son yıllarda yönetmenliğini üstlendiği 'Evet İstiyorum' oyunuyla başarılı bir performans sergileyen deneyimli tiyatrocu Levent Ulukut, aşkla bağlı olduğu mesleğinde 30. yılını kutluyor.

1982 yılında İzmir'de 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi yetenek sınavlarına girip kazanan Ulukut, "1981 yılında Ankara'da sınavlara girip kaybetmiştim. Ama içimdeki tiyatro aşkı artarak devam etti ve hayalimi 1 yıl sonra İzmir'de gerçekleştirdim" dedi.

Ankara'daki ilk girişiminde başarısız olunca yine lise yıllarından beri ilgilendiği ve profesyonel olarak musabakalara katıldığı eskrime yönelen Ulukut, "1982 yılında eskrim hocamın da yönlendirmesiyle spor akademisi sınavlarına hazırlandım. 9 Eylül Üniversitesi'nde sahne sanatları sınavı olduğunu duyar duymaz hemen başvurdum. İlk aşamayı kazandıktan sonra spor akademisi sınavlarına gitmedim. Konservatuar sınavlarının tüm aşamalarını geçerek o yıl okula kabul edilen 7 kişiden biri oldum. İnsan istediği eğitimi alır ve sevdiği işi yaparsa başarı geliyor. Ben şu anda spor akademisinde bir hoca, ya da beden eğitimi öğretmeni olabilirdim. Ama şimdiki kadar mutlu olur muydum bilemem" diye konuştu.

TİYATRO KURAN TİYATROCULAR

Dokuz Eylül Üniversitesi'ndeki eğitiminin ardından profesyonel oyunculuk yaşamına Diyarbakır Devlet Tiyatrosu'nu kuran ekibin içinde yer alarak adım atan Ulukut, "O yıllar oldukça zordu. Diyarbakır'da hiç tiyatro yoktu. Diyarbakır Devlet Tiyatrosu'nu kurmak için kente giden 25 kişilik bir ekiptik. O yıllarda kentte sadece birkaç sinema vardı. Halkı tiyatroya çekmek için büyük prodüksiyonlar sahneye koyduk" dedi. Diyarbakır'ın ardından yine aynı ekiple Antalya Devlet Tiyatrosu'nun açılışını yapmaya gittiklerini anlatan Ulukut, "O yıllarda adeta 'tiyatro kuran' bir ekip gibiydik. Önce Diyarbakır ardından Antalya bana çok deneyim kazandırdı" ifadelerini kullandı.

TİYATRO ER MEYDANIDIR

Antalya'nın ardından İzmir'e gelen Ulukut, 12 yıllık İstanbul macerasının ardından tekrar İzmir'e döndü. İstanbul'da TV ve sinema projelerinde de yer aldığını anlatan Ulukut, sözlerini şöyle sürdürdü; "İstanbul'da bazı dizilerde oynadım ama tiyatrodan aldığım keyifi alamadım. Dizi projelerini para kazanmak için kabul ettiğimi söyleyebilirim. Tiyatro er meydanıdır. Özel tiyatrolarda da sahneye çıktım. Metin Serezli ve Gencay Gürün ile çalıştım. Devlet Tiyatroları'nın bende ayrı bir yeri olduğu için tekrar İzmir Devlet Tiyatroları'na döndüm."

TİYATRO SEYİRCİSİNİ KANDIRAMAZSINIZ

Tiyatro seyircisinin kadırılamayacağını dile getiren Ulukut; "Tiyatro sahnesinde oyuncu deyim yerindeyse çıplaktır. 2 saat boyunca performansını sürdürmesi gerekir. Tiyaroya gelen kişi biletini alıp, "ben bu oyunu izleyeceğim" diye gelen seyircidir. Seyirciyi o koltukta tutmak için rolün hakkını vermek hayati derecede önemlidir..." diye konuştu.

ÖZDEMİR NUTKU'NUN İZİNDEYİM

Konservatuvarda hocalarından aldığı bilgiyi yeni nesillere aktarmayı çok önemsediğini dile getiren Ulukut, "Ben, Özdemir Nutku'nun öğrencisiyim. Ondan eğitim aldığım için de çok şanslıyım. Onun bana aşıladığı tiyatro sevgisini, tiyatro etiğini sürdürmeye çalışıyorum. O, Türk tiyatrosu için çok önemli bir isim. Onun kıymetini sadece öğrencileri değil, tüm tiyatro oyuncuları ve yönetmenler biliyorlar" şeklinde konuştu.

KIZIMLA AYNI SAHNEDE OLMAK İSTERİM

Kendisi gibi tiyatro oyunculuğunu seçen kızı Gökçesu Ulukut ile gurur duyduğunu ifade eden Ulukut, şunları aktardı; "Kızım Akdeniz Üniversitesi Konservatuarı'nı bitirdi. Antalya Devlet Tiyatrosu'nda sözleşmeli olarak çalışıyor. Kadro açılırsa o da sınavlara girecek. Onunla aynı sahnede olmayı çok istiyorum. Türkiye'de tiyatro yapmak kolay bir iş değil. Çok güzel ve özel bir mesleğimiz var. Umarım ülkemizde halkın sanata ilgisi artar. Sanat, tiyatro aynı yeme içme gibi yaşamın zaruri bir parçası haline gelir. Çünkü halk olmadan tiyatro olmaz."

Kaynak: Bültenler

28 Mart 2017 Salı 11:17

Diyarbakır, İstanbul, Antalya, İzmir, Güncel