Toplumları ve Devletleri Manipüle Etmenin Yolu Din ve Ordu

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Osmancık Şubesi 2016-2017 Eğitim Öğretim yılındaki etkinliklerine 'Kuşatma' adlı film okumasıyla başladı.

Film Okuma Programının yöneticiliğini Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Osmancık Şubesi Başkanı Kazım Sekili yaptı.

Amerika'nın haçlı seferlerinin ruhuna sadık kalarak 'terörizmle savaş' algısına yaslanmak suretiyle sahada bir dizi operasyonlar yaptığı gibi, aynı şekilde sinemayı da bu operasyonların mütemmim cüzü olarak kullanmaktan geri durmuyor, diyerek konuşmasına başladı. Devamında filmde gördüklerini 15 Temmuz ile de birleştiren Sekili: Shakespeare'in eserinde ünlenen "sen de mi Brütüs?" ünlemi, bir ihanet metaforu olarak iki bin yıl önceki vakayı karşılar. Tiranlıkla (diktatörlük) suçlanan jul Sezar bir ihanetle öldürülür. Generallerin darbesiyle ölen Sezar'ın Cumhuriyet'i bir imparatorluğa dönüşür. 15 Temmuz gecesini yapmak isteyen ve yanakları okşanan generaller, Cumhuriyet'ten sonra acaba kimin imparatorluğunu kurmak istediler? İkiz güçlerin her ikisi de devreye sokularak, yüreğimize hançer sokulmak istenmiştir. Bu ikiz gücü temsil eden ABD yapımı The Siege / Kuşatma (1998), böylesi bir ihanette olayların nasıl gelişeceğini pek çok açıdan bize ifade eder. Hem de yıllar öncesinden. Kuşatma'da film iki gücün kadraja girmesi ile başlar. Yaşanan mağduriyetlerin sonucuna göre ortaya çıkan liderler, mağduriyetin mahiyetine göre toplumu peşinden sürükleyecektir. Devleti temsil eden General Wiilliem (Bruce Willis) ve dini lider Şeyh Ahmet Bin Talal, film boyunca insanların mağduriyetlerinden kaynaklanan güç kazanan iki gücün temsil ederler. Yaşanan mağduriyetlerin sonucuna göre ortaya çıkan liderlerin birisinin elinde "silah" diğerin elinde "din" vardır. diye konuştu.

Daha sonra Osmancık İlçe Milli Eğitim Müdürü Mahmut Tökel film hakkında şunları söyledi. Şey Bin Ahmet Tala, CIA 'in 2 yıl önce eğitip Orta Doğu'da Saddam'ın devrilmesi konusunda kullanmak istediği işbirlikçi dini liderdir. Zamir Nazhde (Filistinli genç) şeyhin özel yetiştirilen ekibin başıdır. CIA temsilcisi (SharonBridger), bu yapılandırmanın baş aktörüdür. Beyaz Saray toplantısında bu örgütlenmeyi şöyle açıklıyor; "Geleneksel terör ağı modeli bir hücre, bütün diğer hücreleri kontrol altına alır. Başı keserseniz gövde ölür, bu geleneksel örgütlenmedir. Bu yeni örgütte ise her hücre diğerlerinden bağımsız çalışır, bir başı kestiğinizde hemen diğeri yerini alır. Birinci hücre başarısız olursa ikincisi devreye girmekte, ikincisi işlevsiz kalırsa, sırasıyla diğer hücreler sırasına göre devreye girmektedir." Bu ifadeler, aklımıza Türkiye'ye 15 Temmuz'u yaşatan işbirlikçi hain örgütün yapılanmasını getirmektedir. Türkiye üzerinde mühendisliğe soyunanlar, kurdukları ağı bu ifadeler çerçevesinde şekillendirmiştir. Hücreler yatay ve dikey ilişkilerle ve kopuk noktalarla tesis edilmiş, birbirinden bağımsız ve haberi olmaksızın faaliyetlerine devam etmiştir. Polis imamı, asker imamı, eğitim imamı aslında birer hücre yapılanmasıdır. Filmde de, 3. hücre (Tarık Hüseyin) yakalanır, sorgulanır ve asla diğer hücrelerle ilgisi olmadığı için bilgi aktarımı yapamaz. FETÖ örgütlenmesi, 15 Temmuz darbe gecesinde başarılı olsaydı, hücrelerin birbirlerini harcamamaları için şifreli 1 Dolarlar kullanılacaktı. Filmde Zamir'in kendi davasının yüceliği uğruna CIA ajanı SharonBridger'le yasak ilişkiye bile girebilmesi de kurduğumuz benzerliğe manidar bir destek mahiyetindedir.

Karşılıklı fikirlerin konuşulduğu program algı yönetime dikkat edilmesi gerektiği hatırlatıldı.

Kaynak: Bültenler

27 Eylül 2016 Salı 08:04

Sekili, Amerika, Osmancık, Türkiye, Güncel