Turist Rehberleri Özlük Haklarına Kavuşacak

Hükümet 15 bin Turist Rehberi'ni ilgilendiren 'Turist Rehberleri Meslek Yasası'nı komisyona gönderdi.

Hükümet yasayı çıkarmaya çalışa dursun Antalya Turizm Rehberleri Dayanışma Derneği (TUREDD) çözümü ortaya koydu bile.

Kültür Elçileri Ama Onların Adı Yok

Turist Rehberleri… Bir nevi kültür elçileri… Yerli yabancı turistlere bulundukları şehri ve o şehrin kültürünü ilk ulaştıran kişi. Haftalarca aylarca evlerinden uzak kalan yine onlar. Bacasız sektörün adsız kahramanları onlar… ve arkalarında bıraktıkları onlarca sorunları. Sigortasız adsız kayıtsız çalışıyorlar. Kendisi de Rehber olan TUREDD Yönetim Kurulu Başkanı Halit Bozabalı, Duygu Asena'nın Kadının Adı Yok isimli romanını rehberlere uyarlıyor. "Bizim Adımız Yok"…

Türkiye'de Bir İlk! Meslek Dernek İktisadi İşletme Kuracak

Kurulalı henüz 8 ay olmasına karşın Türkiye'de bir ilki gerçekleştirecek olan TUREDD kendi bünyesinde iktisadi işletme kurarak, kendisine üye Latin dillere hakim Turist Rehberlerine istihdam sağlayarak, sigortadan tutunda emeklilik ikramiyelerine kadar rehberlerin tüm özlük haklarını koruma altına alacak. Hükümetin halihazırda çıkarmaya çalıştığı Meslek Yasası'nı beklemeden hemde. Derneğin amaçlarından kuruluş gerekçelerine ve gündemdeki 'Teğet bile geçmeyecek' olan krize kadar söyleşide bulunduğumuz TUREDD Yönetim Kurulu Başkanı Halit Bozabalı, Turist Rehberleri Meslek Yasası'nı çok önemsediklerini ve yıllardır beklediklerini ama her şeyi hükümetten beklemek yerine kendi çözüm önerilerini geliştirerek katkı sunmaktan kıvanç duyduklarını anlattı.

Bozabalı; Yasayı Önemsiyorum ama Beklentiler Yükselmemeli

Latin dil grubunda (İspanyolca, Fransızca, Portekizce, İtalyanca) rehberlik yapan turist rehberlerini derneğe üye olarak kaydettiklerini belirten Bozabalı, üç yıllık bir çalışmanın sonucunda Turist rehberlerinin çalışma ve sosyal hayatını güvenceye alacak bir iktisadi işletme kuracaklarını bildirdi. Bozabalı şunları kaydetti; " Biliyorsunuz derneklerin ticari aktivite yapmaları kanunen yasaklanmıştır. Biz TUREDD İktisadi İşletmesini vücuda getirerek ve üyelerinin de bu işletmeye ortak olabileceği, tüm üyelerimizin istihdam edileceği ve rehberlik mesleğini ilgilendiren özlük hakları, sosyal sigortalar, iş güvencesi, yaşamla ilgili diğer güvenceler gibi konularda hem mevcut yasaya bir katkı hem de meslektaşlarımızın gelecekleriyle ilgili kendi kendimize bir çözüm olacak. Buda bir ilk olacak. Bildiğim kadarıyla hiçbir turist rehberliği meslek örgütünün iktisadi işletmesi yok. Örnek olacağız. Olumlu olumsuz birçok şey yaşanacak. Umarım Türkiye genelinde de uygulanacak. Çünkü yasayı çok önemsemekle birlikte şöyle bir düşüncem de var. Bildiğiniz gibi iyi yasalar kötü uygulayıcılarının elinde kötü sonuçlar, kötü yasalarda iyi uygulayıcılarının elinde iyi sonuçlar veriyor. Bu nedenle yasayı çok önemsemekle birlikte beklentiyi çok yükseltmemek lazım. Uygulayıcıların nasıl uygulayacağını ve nasıl sonuçlar alınacağını zamanla göreceğiz" dedi.

TUREDD'in Doğuşu

2000 li yıllarda Antalya ve bölgesine Latin kökenli turistlerin gelmesiyle birlikte eksikliklerini gördüklerini söyleyen Bozabalı, şöyle konuştu; "bölgemizde başka bir meslek örgütü yani oda var ama odalara üye olabilmek için orada ikamet etmek gerekiyor. Bizse vatanımızda biraz gurbetçi gibiyiz. Çünkü Fransızca dilinde rehberlik yapan meslektaşlarımın eğitim gördüğü kaynaklar belli. Frankofon okullardır bunlarda başta Galatasaray Lisesi, Saint Joseph, Saint Benoit Liseleri gibi. Bunlarında merkezleri hepsi İstanbul'da. 2001 den sonra özelllikle yılın 6 ayı burada iş var. Oralardaki meslektaşlarımız buraya geliyorlar tıpkı mevsimlik işçiler gibi. Gelip çalışmaya ve geri dönmeye başladılar. Zaman içerisinde bu arkadaşların ailevi sorunları, yaşadıkları hukuksal sorunlar, sağlık sorunları ve içinde bulundukları çevreyle ilgili yaşadıkları bütün olaylar bizim örgütlü bir yapı oluşturmamızı gerekli kıldı. Bugün sayıları 300leri bulan Latin dilde rehberlik eden meslektaşlarımızı bu çatı altında toplayarak sorunlara militanca değil ama kararlı, akılcı, çözüm önerilerinde bulunucu, makul, dayatmacı değil ama haklı olduğunda da geri adım atmayıcı bir yöntem belirliyoruz. Örneğin geçtiğimiz aylarda Almanca Rehberleri bir grev organize etti. Biz onu meslektaş örgüt olarak sorunlarımız birebir aynı olmasa da destekledik. Ama biz tura çıkmadık değil. Buna karşılık bizim sorunlarımız Almanca meslektaşlara göre büyük farklılıklar içermekte. Örneğin özlük hakları. Rehber bir tura çıktığında nedir onun statüsü? Acentenin çalışanı mıdır? Serbest Meslek Erbabı mıdır? Fatura kesilecek midir? İşler iyi giderken bunlar sorun olmuyor biliyorsunuz. Ama bir kaza oldu ve bir meslektaşımız çok feci bir şekilde hayatını kaybetti maalesef. O insanın geriye kalan ailesi iki çocuğu okuyacak onlar ne olacak bilemiyoruz. Böyle bakılınca da aslında geride çok da gündeme gelmemiş bir insanlık dramı da yaşanabiliyor. Biz bütün bu sorunları önceden öngörüp, hayat risklerle doludur, bu meslekteki insanlar daha çok risk almaktadır diyerek derneğimizi kurduk."

Bozabalı; Teğet Geçerse Tercihtir ama Bana Bir şey Olmaz Anlayışı Yanlıştır

Söyleşi sırasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Bu kez teğet bile geçmeyecek' diyerek özetlediği ekonomik kriz ile ilgili görüşünü de sorduk. Teğet geçerse kendisinin de tercih edeceğini ifade eden Bozabalı, ihtiyatlı bir iyimserlik için de olmayı tercih ettiğini, dünya da bu kadar hızlı ekonomik hareketlenmeler varken bize bir şey olmaz mantığının sergilenmesini yanlış bulduğunu söyledi. Bozabalı; "Klasik bir değimimiz vardır hani bana bir şey olmaz. Öylede bakmamamız gerek. Yetkililerin bu konuda çok daha ciddi çalışmaları ve de diğer ülkelerin yaşamış oldukları tecrübeleri daha dikkatle incelemek gerekir. Risk alırken çok daha dikkatli davranmaları gerekiyor diye düşünüyorum" diye ifade etti. Turizmin iyi bir gelir kaynağı olmakla birlikte riskli bir girdi kaynağı olduğunu kuş gribi, savaş, patlama, salgın gibi örneklerle açıklayan Bozabalı, turizmi diğer sektörlere oranla çok daha farklı bir şekilde kırılgan ve toparlanması çok zor bir sektör olarak tanımladı. Bozabalı, üyelerine birden fazla yabancı dil öğreterek, bilinen dildeki turist gruplarının gelmemesi karşısında diğer dildeki turistlere hizmet vererek aç kalma riskini azalttıklarını kaydetti ve " biz kendi önlemimizi alıyoruz, kendi evimizin önünü süpürüyoruz" diye konuştu.
24 Ağustos 2011 Çarşamba 14:15

Güncel