Türk Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Barutçu Açıklaması

Barutçu, 'Türkiye'nin En Büyük Meselelerinden Biri, Kendi Kültürüyle Zıtlaşan, Vatan ve Millet Sevgisini, İnançlı Olmayı Küçümseyen, 'Aydın Problemi' ile Karşı Karşıyadır' Dedi.

Türk Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Efendi Barutçu, "Türkiye, bugün uluslararası niteliği de olan Kıbrıs meselesi, Ermeni iddiaları ve bölücü fitne tehdidinin yanı sıra, belki bunlardan daha da önemli bir başka meseleyle, kendi kültürüyle zıtlaşan, vatan ve millet sevgisini, inançlı olmayı küçümseyen, alaya alan, kozmopolit 'aydın problemi' ile karşı karşıyadır" dedi.

Barutçu, Türk Ocakları Edirne Şubesince, Trakya Birlik Konferans Salonu'nda düzenlenen "Sönmeyen Ocak, Türk Ocakları ve Türkiye'nin Geleceği" konulu konferansta yaptığı konuşmada, Türk Ocakları'nın, Cumhuriyet'in kuruluşuna en büyük katkıda bulunan sivil toplum kuruluşu olduğunu söyledi.

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, yeni Türk devletinin kuruluşunda en çok Türk Ocaklarına güvendiğini çeşitli vesilelerle ifade ettiğini vurgulayan Barutçu, "Türk Ocakları, kurulduğu günden bu yana Türk milliyetçiliği ülküsünü yaymaya çalışan, şemsiyesi en geniş gönüllü milliyetçi bir fikir - kültür kuruluşudur. Türk Ocakları'nın dayandığı millet anlayışı, ırkçılığı reddeder. Türk Ocaklarına göre millet, kan veya ırk birliği değil, kültür ve mensubiyet birliği demektir. 'Türküm' diyen herkes Türktür" diye konuştu.

Türkiye'nin sadece Cumhuriyet döneminin değil, son iki yüzyıllık tarihinin en büyük gailelerinden biriyle, çok ciddi bir etnik fitneyle karşı karşı karşıya olduğunu savunan Barutçu, şöyle devam etti:

"Problemin boyutu dış bağlantıların yanı sıra, son derece karmaşık ve kapsamlı iç faktörlerin varlığı sebebiyle son dönemlerde giderek genişledi. Türkiye, bugün uluslararası niteliği de olan Kıbrıs meselesi, Ermeni iddiaları ve bölücü fitne tehdidinin yanı sıra, belki bunlardan daha da önemli bir başka meseleyle, kendi kültürüyle zıtlaşan, vatan ve millet sevgisini, inançlı olmayı küçümseyen, alaya alan, kozmopolit 'aydın problemi' ile karşı karşıyadır.

Kendi değerlerinden kopuk bu kesimler toplum içinde zihniyet karmaşasına sebep olmuşlardır. Zihinlerde oluşan boşluk, o dönemlerde batıda baş tacı edilen

'biyolojik materyalizm' ve 'pozitivizm' fikirleriyle doldurulmuştur. Bu devşirme aydınların esas yıkımı eğitim sistemimizde yaşanmıştır. Mesela bu sözde aydınlar, son iki yüz yılda Balkanlar'da, Kafkaslar'da, Girit'te, Kıbrıs'ta, Ortadoğu'da, Anadolu'da, Türkistan'da, Kırım'da, Kerkük'te Türk milletine yapılan katliam ve sürgünleri hiç hatırlamazlar."

Türkiye'nin bu aydınlardan çok çektiğini vurgulayan Barutçu, bu aydınları esas yıkımının eğitim sisteminde yaşandığını ileri sürdü.

Bu aydınların, dünyadaki bütün nükleer patlayıcıların yapamayacağı hasarı genç insanlarının zihniyet ve psikolojilerinde yapmayı başardığını ileri süren Barutçu, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin en büyük imkanı olan genç ve dinamik insan unsuruna dayanarak tarihi bir sıçrama yapmasının önünü kestiler. Bu sözde aydınlar, PKK'nın bütün katliamlarını mazur göstermek için her türlü çabayı gösterirler. Devlete silahlı kalkışmada bulunan militanların tasfiyesini 'devlet terörü' diye nitelendirirler, hayvan kemikleri veya terörist cesetleri çıkan çukurları, 'faili meçhul' diye takdim ederler. Ama vatan sınırlarımızı beklerken kahpece mayın tuzakları ile şehit edilen Mehmetlerimiz için en ufak bir üzüntü duymazlar.

Dün 'milli demokratik devrim' söylemiyle çökertilmek istenen devlet, günümüzde demokratikleşme, insan hakları ve özgürlükler gibi evrensel değerler adına yahut kültürel haklar ve çok kültürlülük gibi küreselci sloganlarla sürekli hırpalanıyor, olabildiğince esnetilerek, içi boşaltılarak etkisiz hâle getirilmeye çalışılıyor.

Kendi kültürüyle zıtlaşan, medeniyetini eğreti bir elbise gibi üzerinden sıyırıp atarak modern ve çağdaş dünyaya dahil olacağını tahayyül eden kozmopolit aydınlar, ülkemize ve insanımıza büyük kötülük ediyorlar. Özellikle genç nesillerin beyinlerini ve ruhlarını değiştirmeye çalışıyorlar. Vatan ve millet sevgisini, inançlı olmayı küçümsüyorlar, alaya alıyorlar."

- EDİRNE

Kaynak: AA

05 Mart 2011 Cumartesi 09:27

Yerel