Ulusal Antalya Sosyal Bilimler Öğrenci Sempozyumu

Cumhurbaşkanlığı üst düzey görevlilerinden Mücahit Küçükyılmaz, Antalya'yı turizm kenti, dünyanın gözde kentlerinden biri yapan hususların deniz, kum, güneş olmadığını belirterek, "Antalya'nın bir tarihi, bir kültürü, bir medeniyeti, herşeyden önemlisi geleneği ve maneviyatı vardır.

Cumhurbaşkanlığı üst düzey görevlilerinden Mücahit Küçükyılmaz, Antalya'yı turizm kenti, dünyanın gözde kentlerinden biri yapan hususların deniz, kum, güneş olmadığını belirterek, "Antalya'nın bir tarihi, bir kültürü, bir medeniyeti, herşeyden önemlisi geleneği ve maneviyatı vardır." dedi.

Antalya Valiliği,

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz Üniversitesi, Antalya Erünal Sosyal

Bilimler Lisesi işbirliğinde düzenlenen Ulusal Antalya Sosyal Bilimler Öğrenci

Sempozyumu, 17 ilden öğrencinin katılımı ile Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde başladı.

Sempozyumda konuşan Küçükyılmaz, Antalya'nın özelliklerini

anlattı. İçinden nehir geçen, su olan,

yüzünü denize dönen, sırtını yüce dağlara yaslayan şehirlerin her zaman güzel

olduğunu ifade eden Küçükyılmaz, Antalya'nın tüm bu özellikleri içinde

barındırdığını kaydetti.

Bu şehre yolu düşenlerin sadece Lokman Hekim ya da Evliya Çelebi olmadığını, Niyazi Mısri'nin, Seyyid Cemaleddin Efendi'nin de yolunun düştüğünü dile getiren Küçükyılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Horasan Erenlerinin izlerini bugün Akseki'ye, Bademli'ye

gittiğinizde görürsünüz. Hem sanat icra etmişlerdir hem zanaat, hem marifet

öğretmişlerdir. Elmalı'ya gittiğiniz zaman Abdal Musa'yı görürsünüz. Yine

Sinan-i Ümmi'yi görürsünüz. Baltası Gedik'i görürsünüz, Vahabi Ümmi'yi

görürsünüz. Biraz daha aşağıya indiğinizde Finike'de Eroğlu Nuri'yi görürsünüz.

Toros Dağlarını gezdiğiniz zaman Atatürk'ün güzel sözünde olduğu gibi 'Eğer

Toros Dağlarında hala bir yörük çadırı duruyorsa ve o çadırdan duman tütüyorsa,

bu milleti kimse yenemez.' diyor. Orada aynı zamanda yatırları, türbeleri

görürsünüz. İşte onlar bizim manevi tapu senetlerimizdir."

Antalya'nın Türkiye'nin turizmin

başkenti, dünyanın da gözde kentlerinden biri olduğunu dile getiren Küçükyılmaz, "Antalya'ya bu niteliğe kavuşturan hususlar, deniz, kum, güneş değildir.

Antalya'nın bir tarihi, bir kültürü, bir medeniyeti, herşeyden önemlisi

geleneği ve maneviyatı vardır. Bütün bunları bünyesinde barındıran bir

şehirdir." diye konuştu.

Küçükyılmaz, sempozyumun lise

öğrencilerinin iştirakı ile daha da değer kazandığını bildirdi.

"Sosyal bilimler olmadan sorunlar çözülmez"

Antalya Valisi Münir Karaloğlu da

ilmin odağında insanın, insanın da insanla, eşyayla, çevreyle ve yaratıcısıyla

ilişkisi bulunduğunu söyledi.. Medeniyetlerin farkını da bu ilişkilerin ortaya

koyduğunu anlatan Karaloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir köklü medeniyetimiz, İslam

medeniyetimiz deriz, bir de batı medeniyeti deriz. Aradaki fark, batı

medeniyetinin özü olan kapitalizm 'insan insanın kurdudur' diyor. Bizim

medeniyetimiz, Peygamberimiz, önderimiz ise 'İnsanın en hayırlısı insanlığa

faydalı olandır' diyor. Aradaki farkı gördük mü? Bir medeniyet, 'Sen diğer

insanı yersen, tüketirsen, yok edersen var olacaksın' diyor. Benim medeniyetim 'Sen

hayırlı olabilmek için diğer insana faydalı olman gerekir' diyor. Cumhurbaşkanımızın

söylediği, 'Medeniyet köklerimizden ilham alarak geleceğin medeniyetini inşa

etmek' sözü işte buradaki farkı anlamak oluyor."

Bilgisayar oyunlarının hepsinin

bir şeyi yok etmek üzerine kurulu olduğuna işaret eden Karaloğlu, bu açıdan milli

ve sokak oyunlarının öneminin daha iyi anlaşılması gerektiğini bildirdi. Çocukların

oyun oynarken şekillendiklerini ifade eden Karaloğlu, "Siz hayatı boyunca bir şeyleri

yok etmek üzere oyun oynamış çocuğa, 'İnsanın en hayırlısı insanlığa faydalı

olandır' ifadesini ne kadar anlatsanız bir şey ifade etmez." diye konuştu.

Sosyal bilimlerin çok önemli olduğunu vurgulayan Karaloğlu, şu değerlendirmede bulundu:

"Sosyal bilimler olmadan, bu

alanda eğitim gören öğrencilerimizi kıymetli hale getirmeden Türkiye'nin de

milletin de ümmetin de problemlerini çözme şansımız yok. Ne olur, sosyal

bilimlerde okuyan çocuklarımız, kendilerine güvensinler. Hepiniz çok önemli

bölümlerde okuduğunuzun farkına vararak toplumda gezin. Türkiye'nin en büyük

problemi sosyal bilimler konusunda yeterli yatırım yapamamız. Bu problemi

mutlaka çözmemiz gerekiyor."

Sempozyum,

27 Ekim'de sona erecek.

Kaynak: AA
25 Ekim 2018 Perşembe 12:26

Son Dakika