Yeni bir hikâye: Charles Leclerc vs Max Verstappen

Çizgi romanlar beyaz perdeye uyarlandıklarında kahraman tanıtımı, villain (ana kötü karakter) seçimi, hikâyenin işlenişi gibi konular tutkulu okurların eleştiri yönünü belirler.

Çizgi romanlar beyaz perdeye uyarlandıklarında kahraman tanıtımı, villain (ana kötü karakter) seçimi, hikâyenin işlenişi gibi konular tutkulu okurların eleştiri yönünü belirler. Eğer kahramanımız ve villain arasındaki hikâye doğru işlenirse film hakkındaki görüşler genelde olumlu yönde olur. Marvel’ın End Game adlı filmi gişe rekorlarını alt üst ederken hikâye işlenişinden oyuncu seçimine kadar birçok unsur izleyicinin ve okurun gönlünü çaldı, böylelikle eleştirilerin yüksek bir kısmı olumlu taraftaydı. Bu yazımızda bahsedeceğimiz rekabette başroller henüz 21’inde olan iki gence ait. Ayrıca hikâyede herhangi bir villain de yok ama End Game’deki hazzı burada da alabiliriz.







Charles Leclerc


Max Verstappen




Yaş

21
21



Sezon

2
5



Yarış

31
91



Galibiyet

2
6



Podyum

5
25



Pole pozisyonu

2
0



Toplam puan

159 (Yarış başına 5,1)
806 (Yarış başına 8,9)



Toplam yarıştığı tur

1608
4759





Gerçek dünyanın en hızlı kahramanlarından bazıları milyon dolarlık arabaların içerisindeki Formula 1 pilotlarıdır. Aracın sorumluluğu ve takımın getirdiği baskı bir yana, sürücülerin hayatları her yarışta hatta her antrenman seansında söz konusudur. Jim Clark, Ayrton Senna, Nigel Mansell, Michael Schumacher, Kimi Raikkonen, Sebastian Vettel ve Lewis Hamilton gibi isimler hem eğlenceyi hem de hayati tehlikeyi barındıran bu evrenin öne çıkan kahramanları arasında yer alır. Formula 1’in geçmişine baktığımızda Jim Clark ve Graham Hill, Niki Lauda ve James Hunt, Ayrton Senna ve Alain Prost, Nigel Mansell ve Nelson Piquet, Michael Schumacher ve Mika Hakkinen gibi rekabetlerin misyonlarını tamamladığını görüyoruz. Günümüzde ise Lewis Hamilton ve Sebastian Vettel rekabetinin biraz erken final yapması muhtemel. Zira henüz 21 yaşında olan Charles Leclerc ve Max Verstappen ikilisi inanılmaz bir rekabetin fitilini ateşlediler.

Verstappen henüz dört yaşında karting yarışlarına başlarken, Leclerc sekiz yaşında karting deneyimini tattı. Verstappen 2010 yılında Güney Garda Kış Kupası’nı kazanıp 2011 yılında Euro Serisi’ni zirvede bitirirken, Leclerc daha küçük çaplı turnuvalarda zaferden zafere koşuyordu. 2012 yılında yolları KF3’te kesişen ikili viraj dönüşü esnasında sert bir temas yaşamıştı. Yarıştıkları klasman ve yaşları gereği olay çok fazla büyümedi ama bu olay adeta bir fragmandı. Zira o olayın ardından Verstappen serzenişte bulunurken, Leclerc yaşananların “yarış olayı” olduğunu söylüyordu. İşte fitil ilk olarak orada ateşlenmişti…

Nicolas Todt’un rehberliğinde F1 dünyasına yavaş yavaş adımlar atan ve en sonunda kırmızı tulumu giyen Charles Leclerc’e karşın agresif sürüşü, sert karakteri, saf yeteneği, uzlaşmazlığı ve aracın ön arka dengesini ayarlamakta olgun hareketleriyle Max Verstappen, F1 dünyasına erken bir giriş yaptı. Genç Hollandalı, Formula 1’de adeta bir kasırga etkisi yarattı. Başarıları bir yana Ferrari ve Mercedes pilotlarıyla girdiği agresif mücadele Hollandalı sürücüyü hem eleştirilere maruz bırakmış hem de övgülere layık hâle getirmişti. Leclerc ise F2 sezonunun ortasında akıl hocası ve vaftiz babası Jules Bianchi’yi kaybetmişti. Belki onun da sürüşü çok daha agresif olacaktı ama yaşadığı bu acı, Bianchi’den aldığı son ders oldu.

Leclerc’ın kırmızı tulumu giymesi ve Verstappen’in Red Bull’da birinci pilotluğa yükselmesiyle ilginç bir rekabetin oluşabileceğinden bahsediliyordu. Sebastian Vettel’in yaşadığı sorunlara karşın İtalyan takımının gözbebeği haline gelen Leclerc, her yarışta biraz daha agresif sürüşe tarzına geçiyordu. Verstappen’se kariyerinde ilk kez bu kadar sakin ve mantıklı bir sürüş stili seçmişti. Temmuz ayının başlarına kadar 2019 sezonu genel olarak Mercedes pilotları Hamilton ve Bottas çekişmesiyle geçiyordu ama Verstappen ile Leclerc arasında ilk olarak Avusturya GP’sinde, ardından Britanya GP’sinde, Silverstone’da yaşanan rekabet bütün ilgiyi oraya kaydırdı.

İlk olarak Avusturya’da yaşananlara kısaca göz atalım. Leclerc lastik avantajı olan rakibine 68. turda içeriyi bırakıp dışarıdan harika bir savunma yaptı. Sonraki turda aynı olay tekrarlanacakken Verstappen ufak bir direksiyon hareketiyle temasa sebep oldu ve rakibini pist dışına çıkardı. Bu olaydan sonra herhangi bir ceza çıkmadı ama Leclerc’ın sert demeçleri ve Verstappen’in ondan aşağı kalmaması tansiyonu iyice yükseltmişti.

Silverstone’da ise güvenlik aracının ardından sahne yine bu ikililindi. Aslında Leclerc ile Verstappen güvenlik aracının öncesinde de her virajda sıra değiştiren ataklar yaptı. Ancak daha sonra Verstappen, Vettel ile rekabete girmeye başladı. Alman sürücüyü altı tur boyunca takip eden Verstappen, podyum için atak yapacağı sırada Vettel frenlemede bir hata yaptı. Bu hatadan dolayı Vettel, Verstappen’e çarparken kendisine 10 saniye ceza geldi. Hollandalının podyum hayali gerçeğe dönüşmedi. Bu karmaşa arasında sakinliğini koruyan Leclerc, podyumun üçüncü basamağını almayı başardı.

Bu rekabette herhangi bir villain var mı? Taraftarı olduğunuz takıma göre bu sorunun cevabı netleşecektir ama genel geçer yargıya bakacak olursak olmadığı söylenebilir. Yeteneklerini sayarak bitiremeyeceğimiz bu ikilinin Hamilton - Vettel rekabetinin sona yaklaşmasıyla zirveye çıkmaları muhtemel. Tabi George Russell, Estaban Ocon, Lando Norris ve Alexander Albon gibi inanılmaz yetenekli gençlerin de olduğunu unutulmamalı. Sonuç olarak başrolleri genç ve yetenekli, hikâyenin işlenişi keyifli ve yardımcı oyuncuların başrol olma ihtimali olan bir rekabet izliyoruz. Peki sizce kazanan kim olacak?


Hazırlayan: Kuzey KILIÇ

Kaynak: EuroSport.com

23 Temmuz 2019 Salı 02:23

Sebastian Vettel, Max Verstappen, Spor
YORUMLAR