Yrd. Doç. Dr. Güloğlu: Ev Ortamı Okul Başarısını Etkiliyor

UZMANLARA göre bir çocuğun anaokulundan doktoraya kadar okulda başarılı olabilmesi için çalışma ortamı ve sağlıklı, çevresel faktörlerin sağlanması önemli bir gerçek. Bahçeşehir Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr.

UZMANLARA göre bir çocuğun anaokulundan doktoraya kadar okulda başarılı olabilmesi için çalışma ortamı ve sağlıklı, çevresel faktörlerin sağlanması önemli bir gerçek. Bahçeşehir Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Berna Güloğlu'na göre, okul başarısını etkileyen en kilit faktör ise evdeki aile ortamı.
Her anne baba çocuğunun okulda başarılı olmasını ister. Okul başarısında ise çocuğun bireysel özellikleri ve yetenekleri kadar aile ortamının ve okul ortamıyla ilgili özelliklerin de etkili olduğu söylenir.
"ÇOCUKLARA, OBJELERİ AYRINTILARIYLA TANITIN"
 "Çocukların okul çağındaki döneminde bilişsel gelişimine katkı sağlayacak etkinliklerin oluşturulmasında ebeveynlerin ilgisi ve yaratıcılığı son derece önemlidir" diyen Berna Güloğlu, şöyle konuştu: "Çok ufak yaşlardan itibaren her an, oyuna dönüştürülerek çocuğun bilişsel gelişimine katkı sağlanabilir. Örneğin bir objeyi tanıtırken sadece adını söylemek yerine; rengini, kokusunu, şeklini, kullanım amacını da söyleyerek tanıttığımızda çocuk bir anda birçok kelime duyacaktır. Sadece 'elma' demek yerine 'elma yuvarlak ve kırmızı renkte bir meyvedir. Tatlı bir tadı vardır' şeklinde elmayı anlattığımızda çocuk 'elma' kelimesinin yanı sıra 'yuvarlak, kırmızı, meyve ve tatlı' kelimelerini de duyacaktır. Eline elmayı alarak incelemesine izin vermek de çocukların öğrendiklerinin kalıcı olmasını sağlayacaktır. Benzer şekilde, çocuk arabalarla oynarken büyük-küçük, uzun-kısa, hızlı-yavaş gibi zıt kavramları öğretebilirsiniz. Arabaların farklı renklerinden yola çıkarak renkleri öğretebilirsiniz."
"2 YAŞINDA DUYGUSAL  ZEKASI,  3 YAŞINDA  MATEMATİK  ZEKASI  GELİŞİR"
Yrd. Doç Dr. Berna Güloğlu, ne kadar erken yaşta eğitime başlarsanız bilişsel gelişimin o kadar önde olacağına vurgu yaptı ve  "2-4 yaş aralığındaki çocuklar objeleri tek bir özelliğine göre değerlendirirler. Çevredeki nesneleri renklerine göre (örn. Kırmızı arabalar, yeşil arabalar, mavi arabalar vb.) veya biçimlerine göre (örn: yuvarlak, kare vb) ayırmalarını istemek ardından, hem renk hem de biçimlerine göre objeyi seçmesini istemek (örn: yuvarlak ve kırmızı top) duygusal-motor gelişimlerine büyük katkı sağlayacaktır" dedi.  Bu dönemde çocukların tersine çevirme yapamadıklarına dikkat çeken Güloğlu " 3+5=8 der ama 8-3=5 olduğunu göremez. 'Aslı benim kardeşim' der ama kendisinin de 'Aslı'nın kardeşi olduğunu göremez. Tersine çevirmenin gelişebilmesi için yürüdüğünüz yolda anne ya da baba giderken gördüklerini sıralarken (köpek, çeşme, ağaç, okul) çocuğunda dönüşte gördüklerini sıralaması (okul, ağaç, çeşme, köpek) istenebilir" diye konuştu.
"EVDE BULUNAN NESNELERİ OYUN VE ÖĞRENME AMACI HALİNE GETİRİN"
Son olarak çocuklara evde özgürce oyunlar oynayabileceği bir ortam yaratmanın önemli olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Berna Güloğlu, "Hazır oyuncaklar almak yerine evdeki malzemeler kullanılarak oluşturulan oyunlar ve yapılan oyuncaklar çocuğun yaratıcılığına katkı sağlayacaktır. Çocuk hazır bir malzemeyle oynamak yerine kendi o oyuncağını nasıl yapabileceğini, hangi malzemeleri kullanarak üretebileceğini keşfeder. Abaküs almak yerine nohut, mercimek gibi ürünler kullanılarak sayı saymasını öğrenebilir. Saklambaç oyunu da sayı saymanın yanı sıra dikkatini toplamayı öğretecektir. Hareketli bir oyun olması çocuğun enerjisini boşaltarak sakinleşmesini sağlayacaktır. Çocukların çadırlarda oynamak istedikleri bir dönem vardır. Çadır almak yerine evdeki yastıklardan çadır oluşturabilirsiniz" dedi.
- İstanbul
29 Kasım 2017 Çarşamba 11:17

Bahçeşehir Üniversitesi, Politika, Güncel