Yükseköğretimde yeni düzenlemeler getiren teklif TBMM Milli Eğitim Komisyonunda

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) Başkanvekili Prof. Dr. Rahmi Er, "Başarısız öğrencilere ilişkin, bunlara sürekli af yolu açılmasının, sistemi sıkıntıya sokacağını düşünüyoruz.

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) Başkanvekili Prof. Dr. Rahmi Er, "Başarısız öğrencilere ilişkin, bunlara sürekli af yolu açılmasının, sistemi sıkıntıya sokacağını düşünüyoruz. YÖK olarak sistemde başarılı hoca, araştırma görevlisi, öğrenci kalsın istiyoruz." dedi.
TBMM Mili Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda görüşülen Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerinde milletvekilleri değerlendirmede bulundu.
CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, toplumun koronavirüs nedeniyle çeşitli sorunları varken böyle bir konunun komisyonda gündeme getirilmesini anlamadığını söyledi.
Teklifi genel olarak olumlu bulduğunu belirten Kaya, teklifte, af bekleyen öğrenciler için de bir düzenlemenin olması gerektiğini söyledi. Kaya, "Af beklentisi içerisinde olan ciddi bir öğrenci potansiyeli var. Buna yanıt vermemiz lazım." dedi.
Barış akademisyenlerinin Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına rağmen henüz göreve dönmediğini söyleyen Kaya, bu konun düzenleme içerisinde de olmasını istediklerini belirtti.
HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, teklifle araştırma görevlisi kadrolarına başvurabilmek için 35 yaş sınırı getirilmesini eleştirdi. Tiryaki, "Bu yaş sınırında neden 35'i belirlediniz? 50 yaşındaki bir insan da akademik çalışmalarda yer almak isteyebilir. Bu düzenlemenin ne kadar yararlı olduğu tartışılır. Bir yaş belirlenecekse, bunun için bir neden belirtilmeliydi. İlla bir yaş belirlenecekse 40 olabilir." dedi.
HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, dünyada "koronavirüsten önce ve sonra" olabilecek değişiklikler konusunda bir tartışmanın bulunduğunu dile getirerek, bu konuda üniversitelerin çalışma yapmasını, teklifin bu doğrultuda düzenleme içermesini söyledi.
Bülbül, "Dünyanın sistemlerinin kilitlendiği bir noktada tam da, üniversal sistemlerden tutalım, üniversitelerdeki eğitim programları, bilim insanlarının üretme biçimi vesaire konusunda derinlemesine bir çalışma yapılması gerekiyor." diye konuştu.
Barış akademisyenlerinin durumunun da ele alınmasını isteyen Bülbül, bu konuda mağdur olan insanlara da moral verilmesi gerektiğini kaydetti.
İYİ Parti Ankara Milletvekili Şenol Sunat, kanun teklifinin bazı aksaklıkları ve eksiklikleri gidereceğini, olması istedikleri konusunda da önerilerinin olacağını ifade etti.
Disiplinle ilgili düzenlemeyi eleştiren Sunat, "Türkiye'de o kadar çok mobbing uygulamalarıyla karşı kaşıyayız ki bu alanların başında üniversiteler geliyor. 'Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak...' Bu nedir? Onun yerine somut olmayan gerekçelerle müracaatta bulunmak daha uygundur." dedi.
Muhtelif şartlar ve nedenlerden dolayı üniversiteleri bırakmış öğrencilerin af beklediğini dile getiren Sunat, "Bu konuda toplumda çok büyük bir talep var. Yüksek lisans ve doktorada tez aşamasına gelmiş, şartlarının iyi olmaması nedeniyle doktora ve yüksek lisansını bırakmış kişilerin mutlaka bir kere daha değerlendirilerek affedilmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz." şeklinde konuştu.
"Yaylasına çıkmış çocuğu okula getiremezsiniz"
İYİ Parti Adana Milletvekili İsmail Koncuk, koronavirüs nedeniyle ara verilen eğitimlerin telafisinin nasıl yapılacağını sordu. Kamuoyunda bu yönde değerlendirmelerin olduğunu aktaran Koncuk, şunları kaydetti:
"Temmuz ve ağustos aylarında telafi eğitim mi yapılacak? Bu son derce yanlış olur. Masa başında karar almak çok kolay. Masa başında aldığımız kararlarla problemlere çare bulamayız. Böyle bir eğitimi zorladığınızda öğrenciyi okula getiremezsiniz. Telafi eğitimi nasıl olur? 1 Eylül tarihi esas alınır bu arada yoğunlaştırmış bir sürede eğitim yapılabilir. Türkiye gerçeklerini de bilmek lazım. Yaylasına çıkmış, davarının başındaki çocuğu, denize, yazlığına gitmiş çocuğu okula getiremezsiniz. Bunları bilerek, bu kanun teklifini hazırlamak lazım."
AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, koronavirüsle mücadelenin eğitimde, ekonomide, sağlıkta, tarımda, sanayide toplumun psikolojisinde en az hasarla atlatılmasını istediklerini söyledi.
Hayatı durdurmadan, gerekli tedbirleri alarak sürecin yönetilmesi gerektiğini dile getiren Çilez, bu sebeple TBMM'nin çalışmasının da milletin motivasyonunu yükselttiğini dile getirdi. Çilez, salgın nedeniyle yüz yüze yapılamayan eğitimlerin telafi edilmesinin de önemli olduğunu kaydetti.
AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, milletvekillerinin soruları üzerine yaptığı açıklamada, insanlığın olağanüstü bir dönemden geçtiğini dile getirerek, aciliyet gerektiren bazı konulara da teklifle düzenlemeler getirildiğini kaydetti.
Atalay, "Teklifimizde, akademisyenlerin, özlük haklarıyla, hayatlarıyla ilgili eğer bir karar verilecekse keyfiliğe terk etmeden, subjektif yaklaşımlara kurban etmeden, akademisyenlerimizin daha özgür, endişelere kapılmadan, kendi düşüncesini, bilimsel varlığını, bütün endişelerden azade bir şekilde ortaya koymasını istiyoruz." dedi.
Öğrencilere af konusu
YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Rahmi Er, kurul olarak aldıkları bütün kararların, program ve projelerin arkasında olduklarını, kalite ve kamu yararına özellikle önem verdiklerini vurguladı.
Teklifle araştırma görevlisi kadrolarına atanıp tezli yüksek lisans eğitimini tamamlamış olanların, alanıyla ilgili doktora veya sanatta yeterlilik eğitimlerine başlamaları ve bu süreçte mağdur olmalarının engellenmesi amacıyla kadrolarıyla ilişiklerinin, en fazla altı ay daha devam etmesini öngördüklerini aktaran Er, bu sürenin de yeterli olduğunu belirtti.
Af konusunun kendileri için çok arzu ettikleri bir şey olmadığını söyleyen Er, şöyle devam etti:
"Öğrenciye başarılı olması için pek çok imkanlar sağlanıyor. Başarısız öğrencilere ilişkin, bunlara sürekli af yolu açılmasının, sistemi sıkıntıya sokacağını düşünüyoruz. Daha önceki, 500 bin öğrenciyi kapsayan afla ilgili; bundan yararlananlar içinde başarı oranı nasıl diye baktık, gerçekten sayı çok düşük. YÖK olarak sistemde, başarılı hoca, araştırma görevlisi, öğrenci kalsın istiyoruz."
Araştırma görevlisi kadrolarına başvurabilmek için 35 yaş sınırına ilişkin eleştirileri de değerlendiren Er, bunun 35 yıldır yönetmelikle uygulandığını, şimdi kanunla bunun getirileceğini kaydetti.
Teklifin tümü üzerindeki konuşmaların ardından maddelerine geçildi.

Kaynak: AA
10 Nisan 2020 Cuma 17:26

Son Dakika